AKP’NİN AMERİKANCILIĞININ KAYNAKLARI

AKP’nin Amerikancılığı elbette köklerinden geliyor. Sonradan olmuş bir şey değil, köklerinde vardı ve zamanla ortaya çıkıyor. Köklerinde olduğunu da kendi açıklamalarından biliyoruz. Durup durup boş yere Amerikan finosu Özal’a atıf yapmıyorlar… Özal, Türk devlet tarihindeki Amerikan işbirlikçilerinin başını çeker.

Özal’la ilgili olarak, Nevzat Bölügiray’ın Doğan Güreş’ten aktardığı bir hatıratı paylaşalım… Bölügiray, emekli olduktan sonra, Birinci Körfez Savaşı sırasında Genelkurmay Başkanı olan Doğan Güreş ile de 1995 yılında görüşmüştü. Bu görüşmede Doğan Güreş, Bölügiray’a aynen şu sözleri söylemişti:

“Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Yıldırım Akbulut ve ben bir toplantıdaydık. Bir ara telefon çaldı. Arayan, ABD Başkanı Bush muydu yoksa ona yakın biri miydi bilmiyorum. Turgut Özal, arayan kişiye, ‘Bir dakika, Genelkurmay Başkanı burada, bir fikrini alayım’ dedi ve bana dönerek, ‘Paşam, Amerikalılar B-52 bombardıman uçaklarını Türkiye üzerinden geçirerek Irak’a saldırmak için izin istiyor. Suudi Arabistan çok uzakmış. Ben uygun görüyorum, siz ne dersiniz?’ diye sordu. Ben, ‘Bu, Türkiye’nin Irak’a saldırısı demek olur ve savaş kararını da ancak TBMM verir. Yoksa ben şimdi Hava Kuvvetleri Komutanı’na emir vereceğim ve B-52’ler Türkiye’ye girecek olursa düşürmelerini söyleyeceğim’ diye cevap verince, Özal’ın yüzü kıpkırmızı oldu. Telefondaki kişiye ‘İnceleyip size bildireceğim’ deyip telefonu kapattı.

Toplantıdan çıkınca, Başbakan Yıldırım Akbulut’a döndüm ve ‘Sen nasıl Başbakansın? Asıl senin konuşman ve itiraz etmen gerekirken susuyorsun’ dedim. Yıldırım Akbulut, ‘Özal, bize kızıyor, size bir şey diyemez. Sizin konuşmanız daha iyi olur’ diye cevap verdi.

Özal, gece telefonla beni aradı ve ‘Size yalvarıyorum paşam, ne olur, şu B-52’lere izin verelim’ dedi ama ben kabul etmedim. Turgut Özal, son derece Amerikan bağımlısı ve ABD’nin sözünden çıkmayan biriydi. Bir gece de bana telefon ederek, ‘Musul’u almak istiyorum’ deyince çok şaşırdım ve ‘Siz ne diyorsunuz? Böyle şey olur mu?’ deyip telefonu kapattım.”

*

İşte Özal… Doğan Güreş gibi lâik-Batıcı görünümlü birinin bile midesinin kaldıramayacağı derecede Batı-ABD işbirlikçisi idi ve AKP her fırsatta bu Özal’ın geleneğinden geldiğini iftiharla ifade etmiyor mu?

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin