KADIN İSTİHDAMI ÜZERİNE
Ahmet ÖLÇÜLÜ
Erdoğan, “İş gücüne katılım düzeyi yüzde 27’lerde olan kadınlarımız, yüzde 37.4 ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Kadınların iş gücüne katılım oranını 2028 yılına kadar yüzde 40,1 seviyesine çıkaracağız.” diyor…
Evet, Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılıyor…
Hem de nüfus gerilemesi mi, kadının çalışması mı şeklinde bir tercihle karşı karşıya kalacak kadarken…
Diğer yandan nüfus gerilemesinden, doğurganlık oranının düşmesinden yakınan da Erdoğan.
Hangi Erdoğan’a bakacağız, inanacağız?
Erdoğan’ın 2028 senesi kadın istihdamı hedefine bakarsak, kadınların doğurganlığını artırmaktan bahsetmek boş laf.
Kadının çalışması…
Çalışsın elbette ama, bugün kadının çalışması demek, erkek emeğini ucuzlatmak adına kadının erkeğe karşı piyasaya sürülmesinden başka bir şey değil. Ve o kadar ağır işlerde çalıştıktan sonra da elbette evde çocuk doğurması, çocuk bakmasını beklemek olmaz.
Erkek iş bulamazken kadınları çalıştırıyoruz demenin başka izâhı yok.
Son altı ayda bir milyon kişi işsiz kalmış hem de…
Kadın önce ana olacak. Ana olmasının önündeki engeller kaldırılacak. Bunda da en başta, erkeğin maaşının aile geçindirmeye yetmemesi gelmekte. Zaten kadını mevcut iş piyasasına sürmenin mantığı 3000 aile düzenine ucuz işgücü demek. Erkek emeğinin değerinin düşürülmesi için işgücü arzını artırmak. Kadınları öne sürmek. Tamam kadın çalışsın, ama maaşlar herkes için insanca geçinme şartlarında olsun. Buna yanaşırlar mı?
Yazarlar
Şimdi, dünya şartları, rekabet falan diyecekler.
Mesele zaten burada, ekonominin temelini kendimizin belirlemediği bir zeminde atmaya kalkmakta.
Emperyalizmanın bizden istediği de bu.
Kendisi için ucuz iş gücü oluşturacak zeminde ekonomimizi kurmaya çalışmamız.
Bu zeminden hayır gelmez, gelmiyor.
Bu zemin iddia ettiklerinin aksine yerli ve millî de değil çünkü.
O zemin, emperyalizmanın bizi, ailemizi, kadınımızı, çocuğumuzu, erkeğimizi, ailemizi yutmak üzere bizi çektiği bataklıktan başka bir şey değil.
Biz, herşeyden önce kadının ana ve evinin sultanı olduğu bir düzen teklif ediyoruz.
Bununla birlikte kadının çalışması için de her yol açık olacak.
Ama emperyalizmanın istihdam politikalarına köle edilmemek şartıyla.
En ileri bilim adamları, yönetciler, iş insanları arasında kadınlar da olacak. Sanatçılar olacak, eğitimciler olacak… Olacak da olacak…
Bar, pavyon çalışanı olmayacak. Fuhuş olmayacak. Kadına gerçek değeri verilecek.










