OKULDA CAN GÜVENLİĞİ YOK DERKEN

Levent AKINCI

Asıl yarayı ört bas etmemeli. Asıl sorun “ZORUNLU” EĞİTİM(?)dir. Bu gün okullarda yaşanan öğrenci şiddeti bu zorunlu eğitimin bir sonucudur. Okumam diyen ergeni sırf bir kısım ideolojik politik sebeplerle zorla zorbalıkla ortaokulda lisede tutuyorsun, sonra başlıyor her tür taşkınlık ve itliğe, ne kendi okuyor ne bırakıyor ki okuyacak olan öğrenciler ve öğretmenler ders işleyebilsin. Sonuç ortada. Şiddet. Ceza yok, okuldan atmak yok, okul zorunlu. Kolay kolay sınıfta kalmak yok, serseri olanlar kalsa daha da belâ oluyor, okuldaki süresi uzuyor. Öğretmenler üzerinde bir sürü baskı var, öğrenci merkezli eğitim diye diye öğretmenler bakıcı dadı konumuna getirildi. Eskiden öğretmen hesaba çekerdi şimdi veliler ve öğrenciler hesap soruyor hep. Kimi zaman yasal yollarla kimi zaman da yasa dışı şekilde. Tarihin hiçbir devrinde öğretmenlik bu kadar düşmemişti.

Ayrıca, her yıl dört beş milyon öğrenci üniversite sınavına giriyor, ne elde ediyor? Nerdeyse ta anasının koynundan emzikten kapıp genç yaşa kadar okulda tuttuğun milyonlarca çocuğun ömründen ilk yirmi yılı yani ömrünün en güzel yıllarını, hem ahlâk ve huy edinmek için hem meslek edinmede lâzım olan en ideâl en kritik yıllarını, sabahın köründen akşama dek yıllarca okul esaretiyle mahvediyorsun, o milyonlarca gencin sonunda üç dört yüz bin kadarını diplomalı köle, geri üç buçuk milyonunu da doğrudan vasıfsız köle olarak, posası çıkmış olarak salıyorsun hayata, yaşasınlar şimdi insanca yaşayabilirse! Çözüm nedir peki?

1) Zorunlu eğitim öğretim kalkmalı. Okullarda eğitim diye bir şey zaten yoktu da. Var olan o yarım yamalak öğretim de zorunlu olmamalı. İlkokul hariç hiçbir kademede! Ne ortaokulda ne lisede!

2) Resmî ideoloji başta olmak üzere her türlü ideoloji dayatması son bulmalı. Okullarda sadece ilim bilim öğretilmeli. Böylece resmî ideolojiden kaçınan bir kısım dindar kesim merdiven altı yurtlara kurslara vs de gerek duymak zorunda kalmaz ve bazılarında yaşanan o meş’um hadiselerin de önü kapanmış olur.

Bu yaranın başka da ilacı yoktur! Her okula karakol da kursan sonuç değişmez. Bir de şöyle bir kavram var, çarpıtılıyor; ‘çocuk işçi’. Kardeşim, okumayan çocuğu verin işe, veya Mesem gibi bir uygulama iyileştirilerek lisede ortaokulda her kademede uygulansın. Ha, takibi de yapılsın, her tür sömürü ve zulüm de engellensin. İş güvenliği sağlansın. Mesela küçükler için iş saati 8 olmasın da 4 veya 5 saat olsun, kazandığı ücretin çocuğa harcandığı veya onun için biriktirildigi vs tesbit ve takip edilsin. Gerçekçi bir çözüm arayana çözüm çok yani.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin