İRAN ABD’Yİ FELÇ ETTİ – İŞBİRLİKÇİLER PRANGALARINDAN MEMNUN
Bizzat batılı kaynaklar ve Batılı akademisyen ve siyaset bilimcilerden derlediğimiz aşağıdaki haberlerden ortaya çıkan tablo şudur ki, bugün İran Deccaliyet rejimine karşı koyarken aynı zamanda Deccaliyetin ne kadar zayıf olduğunu da ispat etmiş durumda. Dolayısıyla bugün bağımsızlığımızın önündeki engel, Deccaliyetin güçlü prangaları değil, İran’ın ne kadar zayıf olduğunu gösterdiği prangaları sökmek istemeyen, koltuklarında ancak işbirlikçilikle kalabileceklerini bilen satılmış yöneticilerdir…
🔴
İran’a karşı ABD-İsrail’in başı çektiği deccaliyet saldırısı üzerinden zaman geçtikçe ABD ve İsrail’in gerçek kayıpları da birer birer ortaya çıkmaya başlıyor.
Bu konuda son olarak CNN tarafından yapılan araştırmada, İran’ın ABD’nin Batı Asya’daki askerî üslerinin çoğunu felç ettiği, onarım maliyetinin 50 milyar doları aştığı ortaya çıkarıldı. Oysa ABD savaş maliyetini 25 milyar dolar olarak açıklamaktaydı. (Gerçek maliyetin 50 milyar dolar olduğu ortaya çıkarken, CNN’in raporundaki onarım maliyeti buna dahil değil.)
CNN raporuna göre:
“İran misillemelerinde 8 ülkedeki en az 16 ABD askerî tesisi, yani bölgedeki ABD mevzilerinin büyük çoğunluğu, yüksek değerli askerî varlıklar dahil olmak üzere eşi benzeri görülmemiş hasar gördü.”
“Kuveyt’teki bir zamanlar dolup taşan, çok hareketli olan Camp Buehring’in de bulunduğu pek çok tesis kullanılamaz hâle geldi.”
“Onarım maliyetleri, 25-50 milyar dolar arasında tahmin ediliyor.”
“İran’ın misillemeleri özellikle ABD’nin Batı Asya’daki askerî varlığının Aşil topuğunu hedef aldı: Gelişmiş radar sistemleri, kritik iletişim merkezleri ve milyonlarca dolarlık uçaklar.”
“Doğrulanan kayıplar arasında, yaklaşık 500 milyon dolar değerinde en az bir Boeing E-3 Sentry (AWACS) gözetleme uçağı bulunuyor.”
“Bunlar onarılması veya yerine yenisi konulması zor olan yüksek değerli askerî varlıklar.”
CNN’e İran misillemelerinin “hızlı ve hedefli” olduğunu, konvansiyonel savunmaları aşan “gelişmiş teknolojiyle desteklendiğini” kabûl eden ABD Kongresi kaynaklarına göre “stratejik olarak hayatî öneme sahip askerî varlıklar ya onarılabilir durumda ya da tamamen yok edildi.”
🔴
The Intercept sitesi de, Pentagon’un İran ile olan savaştaki gerçek Amerikan kayıplarını gizlediğini ve rakamların şok edici olduğunu ortaya çıkardı.
Site, ABD Savunma Bakanlığı’nın İran’a karşı tırmanan gerilim sonucu ortaya çıkan insanî ve maddî kayıpların boyutunu kasten örtbas ettiğini vurguluyor.
Pentagon, Batı Asya’daki ölü ve yaralı asker sayılarını örtbas ediyor’
İran misillemeleri bölgedeki ABD üslerinde ağır yıkıma yol açtı. Washington, askerlerini otellere ve ofislere taşımak zorunda kaldı.
The Intercept’in yayımladığı araştırmaya göre, Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 750 ABD askeri yaralandı ya da öldü. Haberde görüşüne başvurulan bir savunma yetkilisi, Washington’un “kayıpları örtbas ettiğini” söyledi.
İki yetkilinin verdiği bilgiye göre, ABD’nin İran’a savaş açmasından bu yana bölgede yüzlerce Amerikan askerinin öldü ya da yaralandı.
Haberde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) yayımladığı verilerin güncel olmadığı da vurgulandı.
Ölü sayısı paylaşılmıyor
ABD ordusunun ayrıca, İran’a karşı savaşın başlamasından bu yana yaşanan ölü sayısını da paylaşmayı reddettiği belirtildi.
İsmi açıklanmayan savunma yetkilisi, “Bu, açıkça görülüyor ki, [Savaş Bakanı Pete] Hegseth ile Beyaz Saray’ın sıkı biçimde gizli tutmak istediği bir konu” dedi.
Haberde ABD ordusu açık biçimde “kayıpları gizlemekle” suçlandı.
Sözleşmeli personel kayıpları da yüksek
ABD’nin gizlediği resmî kayıplarına, bölgede görev yapan özel şirket çalışanları dahil değil. Habere göre yalnızca 2024 yılında CENTCOM’un operasyon sahasında çalışan bu personel arasında yaklaşık 12 bin 900 yaralanma kayda geçti. Bunların 3 bin 700’den fazlasını, travmatik beyin hasarı da dahil olmak üzere ağır ancak ölümcül olmayan yaralanmalar oluşturdu. Bu vakalarda çalışanların en az yedi gün iş göremez hale geldiği belirtildi.
The Intercept’e göre ayrıca Irak’ta 18 özel şirket çalışanı da öldü.
Haberde, açıklanan verilerin gerçek tabloyu tam yansıtmadığı belirtilerek, özel şirket çalışanları arasındaki yaralanmaların da hesaba katılması halinde, Amerikalılar ve ABD üslerinde bulunanlar açısından toplam ölü ve yaralı sayısının 13 bin 600’ü aşabileceği ifade edildi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin açıkladığı rakamların ise “ayrıntıdan ve açıklıktan yoksun” olduğu belirtildi.
Eski CENTCOM Komutanı emekli General Joseph Votel de Washington’un, İran’dan beklenen misillemeye karşı askerleri korumak için yeterli önlem almadığını söyledi.
Votel, “İran’ın saldırıya uğraması halinde üslerimize, tesislerimize ve kuvvetlerimize karşılık vereceği zaten bilinen bir beklentiydi. Bu kaçınılmaz gelişmeyi öngörmemiz ve buna hazırlanmış olmamız gerekirdi” dedi.
Üslerde ağır hasar, askerler sivil alanlara taşındı
ABD-İsrail savaşının başlamasından bu yana İran, Batı Asya’daki ABD askerî üslerini İHA ve füzelerle yoğun biçimde vurdu.
Batı medyasında yer alan haberler de, ABD üslerinin ağır hasar gördüğünü ve ordunun bu nedenle askerleri sivil otellere ve ofis alanlarına taşımak zorunda kaldığını doğruladı. Bunun üzerine Tahran, Washington’u “canlı kalkan kullanmakla” suçladı.
🔴
Amerika kayıp, zayiat ve aldığı darbeleri gizlerken en dikkat çekici unsur da uçak gemilerinin durumu oldu. ABD İran’ın vurduğu uçak gemilerini yangın çıktı vs gibi bahanelerle savaş meydanından çekmek zorunda kaldı.
Diğer yandan İran’ın hava gücü yok denirken, Kuveyt’teki Arifjan Kampı’nda 6 Amerikalı öldüren İran saldırısının, drone’lar değil İran Su-24 bombardıman uçaklarıyla gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Enkâzın yakınında bulunan ve ancak uçaklardan atılabilen FAB-500 Sovyet dönemi güdümsüz bomba, Kuveyt üssünün İran hava kuvvetlerince vurulduğunu ispat etti.
İRAN DÜNYANIN 4. SÜPER GÜCÜDÜR
İngiliz gazeteci Owen Jones, ABD’nin İran karşısındaki durumunu şöyle açıklıyor: “Bu, ABD’nin büyük güç olarak yükselişinden beri yaşadığı en büyük stratejik yenilgi.”
ABD’li Siyaset Bilimci Robert Pape ise İran’ın dünyanın 4. süper gücü olduğunun altını çiziyor:
“33 gün öncesine kadar dünyanın üç ana gücü vardı: AMERİKA, RUSYA ve ÇİN. İRAN, dünyanın en yeni ve dördüncü süper gücüdür… Dünya petrol ve doğalgaz rezervlerinin %20’sine sahip bir ülkenin askerî gücünü uyandırmak Amerika’nın en büyük hatasıydı. İran uyanan gücünü kaybetmeyecek.”










