FİLİSTİNCİLİK OYNAYANLAR

Selim Gürselgil

Filistin savaştaysa tüm İslâm âlemi savaştadır. Bunun lamı cimi yok. Filistin İslâm âleminin kalbidir. Eğer bu hakikate göre tavır alınmazsa elbette eleştireceğiz. Biz sağcıyı överiz solcuyu yereriz diye bir taahhütte bulunmadık kimseye. Kendimiz de her türlü eleştiriye açık olarak bu davada geri kalan kimi görürsek eleştiririz. Kaldı ki ortada yüksek sesle eleştirilmesi gereken çok fazla şey vardır. Kürecik’in kabûlünden tutun da ülkenin bir çok limanının, işletmesinin İsraillilere satılmasına varıncaya kadar. Asıl siz niye bunları eleştirmiyor, görmezden geliyorsunuz da biz eleştirince bize dayılanıyorsunuz? Biz de sizin gibi mi olalım yani? Sizin gibi olmak çocuk oyuncağı. Siz asıl bizler gibi olun da görelim yüreğinizi? Hayatınızdan bir şeyler verin bu dava için. Davanın sırtından ihale kovalamayın.

İsrail tüm insanlığın nefretini kazanmaktan hiç çekinmeden hunharlık yapıyor. Pek çok ülke ona gıkını çıkaramıyor. Çünkü beynelmilel yahudi sermayesinin elinde oyuncak vaziyetindeler. Bugün Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerden Yahudi sermayesi çekilecek olursa 2 günde Afrika ülkesi olurlar. Çekilmesi de şart değil, öyle cezalar kesebilirler ki, ülkeleri felç olur. Pek çoğu istemeden ve inanmadan bu hunharlığa destek oluyor. Spor kulüplerini, şirketlerini, medyasını, her şeyini baskı altında tutup insanları konuşturmamaya, hareket ettirmemeye çalışıyorlar.

Bir gün Türkiye de bu hâle gelirse -umarız gelmemiştir- siz bundan sadece mutlu olursunuz. Şurayı da özellestirdik, oh ne güzel para geldi dersiniz. Bugün sözde protesto ettiğiniz siyonist şirketleri Türkiye’ye getirenlerin bedeviler olduğunu bile düşünmezsiniz. Kürecik’in Ermenistan’a değil de Türkiye’ye gelmesiyle kimbilir ne kadar iftihar etmişsinizdir. Abd ve İsrail’in yaşanmaz hâle getirdiği Müslüman ülkelerin halkının mülteci olarak ve Batılıların buyurgan tavırlarıyla ülkemize getirilmesiyle kimbilir ne kadar övünmüşsünüzdür. Bunu eleştirenleri hain olarak görmüşsünüzdür. İsrail’in hunharlığı karşısında en küçük adım atılmayıp birkaç kuru sıkı laf edilince başınız göğe ermiştir.

Sizin gibi olmak çok kolay. Çok eğlenceli. Tweet atıyorsun beğeni alıyorsun, sohbetlerinde bundan iftiharla söz ediyorsun. Çok kârlı. Tam da siyonistlerin olmasından mutlu olacağı gibi. “Tepkileriniz ölçülü olmalı?” Kimin ölçüsüne göre? Çocukların kafasına bombalar yağdırılıyor orada. Ve bu sırıtarak savunuluyor. Buna tepki göstermenin ölçüsü neymiş? Bu bir savaştır ve bu savaşta insanım diyen özellikle müslümanım diyen herkes, kendi gücü ve imkânı nisbetinde siyonist hunharlığa karşı tavrını takınmalıdır.

Allah’ın ona verdiği gücü ve imkânı kullanmalıdır. Bu ülke hangi iyi niyetle siyonizmin çöplüğü yapılmak istenirse buna elbirliğiyle karşı gelinmelidir.

*Filistin’deki soykırım, artık İslâmcı kesimin boş laflarla kandırılamayacağını ortaya çıkarması bakımından bir milat olmuştur. Şimdiye kadar “vaay ne laf etti, adamları mors etti” gibi tepkilerle koyun gibi güdüldük. Yeter artık, çeyrek asır oldu. Yapılabilecek en küçük şeyleri yapmadan bağırıp çağırarak İslâmcıların gazını alma devrine paydos!

Sandığa da yansır, sokağa da yansır, kimsenin kuşkusu olmasın. Filistin tüm İslâm âleminin kırmızı çizgisidir. Filistin mevzuunda kim ne yaparsa muhakkak karşılığını görür. Şükür ki, mağara uykusundan uyandık!

(Not: Aksa Tufanı’nın üzerinden üç sene geçti ve gönüldaşımızın üç sene önce yazdığı yukarıdaki satırlar, dünden bu güne ışık tutmaya devam etmiyor mu?)

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin