TOPLUM VE “SAĞ”DAN “SOL”A VAZİYET

Nihan ÖZTÜRK

Magazin de yapmak gerekiyor arada, hep ciddî takılıp bunalmamak gerek… Fazla uzatmadan bodoslama mevzuya girelim ve bir haber başlığı ile başlayalım! Şöyle; “Aleyna Tilki, gaza getirilince, inadına donunu göstermiş!”

Konunun kocaman bir resmi, bizatihi haber resmi olarak verilmiş.

Yani normal şartlarda “hop aile var!” tepkisinin yerini “yau sosyal medya zaten bunlar ile dolu!”, “bize ne?”, “bir bu eksikti!” gibi, ağızda gevelenen bir sürü lâf almış başını gidiyor.

Hani, dini bütün veya muhafazakâr kesimlerin tepkisini bir kenara bırakalım. Çünkü asıl gazı onlar mı veriyor, yoksa bu cürreti şöhretlerinden mi buluyorlar diye sorgulamaya başlıyor insan. Bir de sarıklı, cübbeli birilerin kalkıp bunu tekbir getirerek protesto etmesi iğrenç bir görüntü olmaz mı? Aman düşünmek bile istemiyorum, ama neylersin, her şey olacağına varır…

Bir de bunun “İyi de, her gaza gelen orasını burasını açacaksa, ohoo işimiz var!” diye bir ayağı var.

Şimdi bu toplum veya cemiyet denilen şeyin bu kadar saçma bir mesele yüzünden gerilmesi kadar saçmalığın daniskası olamaz.

Nereye geldik?

Dingonun ahırı mı burası?

İşin trajikomik yanını da bir kenara bırakalım ve yeri gelmişken ciddi ciddi şunu da belirtmiş olalım: Emek, hak, işçi sınıfının hiçbir ahlâkî değerlerine uymayarak Aleyna Tilki ile düet yapan Selda Bağcan hanımı alenen kınıyorum! Belki de düet yapayım derken kızcağızın özgüvenini kaldırmış olabilir!

Yani halktan her ilgi duyan “ben her bir haltı yiyebilirim!” zihniyetinde olmamalı bence! Halktan ilgi duyan politikacısı, hocası, popcusu, futbolcusu falanı filânı..

Bunların hepsini de bir kenara çektikten sonra galiba ve maalesef, bir kaç kişi dışında sol adına büyük bir boşluğun dönemini yaşıyoruz sanırım.

Mahir Çayan gibi bir remz şahsiyetlerin ardından bugün hangisine tam olarak “aha sağlam bir solcu abimiz!” diyebiliyoruz ki? Birbirlerine küsmüşler resmen! Müslüman arkadaşlara kızarken bu taraftan görülenler şahsında hazin bir duygu içerisindeyim. Anadolu çocukları neticede! Mazlumsa benden, zalimse zaten beter olsun, bana ne?

Ama bu yüzden, sırf bu yüzden, bugünün solcu arkadaşlarına da kızmak geliyor içimden. Niye mi? Demin Mahir dedik ya, hadi o bazılarına harbi ağır gelebilir, işte ne bileyim, bir Cüneyt Arkın, Tarık Akan, Tuncel Kurtiz gibi, halkın müthiş ilgisini duymuş insanların, o kenar mahalleli, emekçi, namuslu ve iffetli kahramanını oynadıkları hiç mi bir filmini seyretmediler? Hiç mi sorgulamıyorlar kendi kendilerini, “ulan solcu dediğin, inadına minadına don muhabbeti yapmaz!” diye? Kusura bakmasınlar, davalar böylelerinin elinde harcanıyor… İnsan muhatabında seviye bekliyor.

Bir ibdacı kardeşiniz olarak, nasıl ülkücü geçinen, İslâmcı geçinen veya neyse ney geçinen kesimlere tavır gösteriyorsak, sizin içinizden de böyle yanlış yapanlara karşı başka bir tavır sergileyecek değiliz. Ama solu da bunların şahsında değerlendirmeyeceğiz de. Fikir haysiyeti icabı.

Böyle her seferinde gaza gelip ortalığı saçma sapan bir karışıklığa sürükleyecek, güya çağdaş değerler falan filân adına sahte kutuplaşmalara yol açacaksanız işimiz var…

Bizim beklediğimiz düzende bunlar konu bile olamayacakken, bugün böyle durumlarda sizden ve her kesimden beklediğimiz efendi bir tepki! Batı emperyalizminin kültürel devşirmelerinin ortaya koyduğu dejenere hayatı, İslâmcı camiadan gelen tepkilere karşı ilerici bir tavır diye savunmaya kalkmak nedir? Adam gibi Solculuk, adam gibi Ülkücülük, adam gibi Müslümanlık yapılmalıdır.

Çünkü ancak adamlar ile konuşulur, adamlar ile tartışılır, adamlar ile yeri geldi mi emperyalizmin kalelerine omuz omuza dayanılır! Adam deyince hemen demagojiye yol alıp cinsiyetçilik yaptığım ithamında bulunmayın.

Bahsettiğimiz mevzuyla alâkalı olarak aslında ne böyle devrim mevrim ne de böyle uyduruk mücadele anlayışlardan haz etmiyoruz ve tamamen beriyiz.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: