BAKAN FİDAN NE DEDİĞİNİN FARKINDA MI?

İsrail’in son günlerde giriştiği operasyon müslümanların kan ve canına mal olsa da İsrail açısından başarısızlık ve fiyaskoyla sonuçlandı. Mücadelede zafer, zayiatsız olmaz ne de olsa…

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de Bağlantısızlar Hareketi Koordinasyon Bürosu Bakanlar Toplantısı’ndaki konuşmasında, İsrail saldırılarına da değinerek, “Herkesin 1967 sınırlarına uygun şekilde başkenti Doğu Kudüs olan, İsrail’le yan yana varlığını sürdüren egemen ve bağımsız Filistin devletini desteklemesi gerekiyor. Ortadoğu’da barışın tek geçerli formülü budur.” ifadelerini kullandı.

Bizce Fidan yanılıyor. Ortadoğu’da barış ancak ve ancak İsrail devletinin ortadan kaldırılması ile sağlanabilir. İsrail ve barış yan yana gelecek kelimeler değildir. “Gerçek bir Büyük Doğu projesinde, Ortadoğu’da İsrail diye bir devlete yer yoktur!” der Kumandan Mirzabeyoğlu. Sayın Fidan kullandığı kelimelerle Ortadoğu’da İsrail’in varlığını meşrulaştırmaktadır. Büyük Doğu’nun kurulması, İsrail’in Ortadoğu’dan temizlenmesine bağlıdır bir yerde. Dolayısıyla, İsrail’i meşrulaştırıcı ve varlığını kabullenici hiçbir eylem, açıklama, söz ve hatta mimik gerçek Büyük Doğu projesinin bağlılarınca kabul edilemez.

Fidan ayrıca, “İsrail tarafında, Harem-i Şerif’in statüsü ve kutsallığına yönelik radikal provokasyonlar kabul edilemez düzeydedir” dedi.

Sayın Fidan, İsrail’in provokasyonlarını kabul edilemez bulurken bunu “düzey”le irtibatlandırmanız zaten çok yanlış da, yani ırza tasallut eden sapığın şeni fiili şu düzeyde kalırsa kabul ederim de şu düzeye gelirse kabul etmem gibi bir netice çıkıyor olsa da, hadi bunu da geçtik, kabul edemiyorsanız, yani şahsınız ve adına icrada bulunduğunuz hükümetiniz ne yapacak, çok merak etmekteyiz. Kabul edemediğiniz bu fiili karşısında İsrail’e ne gibi bir yaptırım uygulayacaksınız?

Fidan açıklamasında İsveç’te yaşanan Kur’ân yakma eylemine de değindi.

“(Kur’an-ı Kerim’in yakılması) Milyarlarca kişiye açık bir hakarettir”

Bunun ifade özgürlüğü bahanesiyle gerçekleşmesine izin vermek, milyarlarca kişiye açık bir hakarettir. Ancak bu nahoş görüntüler bizi yıldırmamalı. Hepimiz Azerbaycan’ın milli şairi Nizami Gencevi’nin çağrısına kulak vermeliyiz: Zorluk zamanlarında ümitsiz olma. Kara bulutlar, ak yağmur yağdırır.”

Ortaya karışık yuvarlak lâflar. Gencevi’nin sözlerini kullanması ise tamamen acziyet ifadesi. Yani İsveç’e karşı bir yaptırım yapma gücümüz, bir aksiyonumuz mümkğün olmadığı açıpa çıkıyor. Peki pasif savunamda bir şey yapabilir miyiz? Yani, NATO’ya alınmalarına karşı çıkabilir miyiz? Bu konuda da bir şey yok. Oysa bir zamanlar “Bu şekilde NATO’ya asla giremezsiniz!” diye hiç değilse lâfını ediyorlardı, şimdi onu bile duymaz olduk.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: