SÖMÜRGE SİSTEMİNE KARŞI MÜCADELE EDİYORMUŞ

‘Türkiye, Batılı sömürge sistemine karşı ayan beyan mücadele eden ve bu mücadeleyi de kurumsallaştıran bir ülke konumunda’

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Üsküdar Belediyesince tarihi hamamdan kütüphane ve kafeye dönüştürülen Kuzguncuk Nevmekan’ın açılışına katıldı.

Burada konuşan Altun, Türkiye’nin etkili bir ‘bölgesel güç ve küresel bir oyuncu’ olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Artık karşımızda içe kapanan, kendi iç çelişkilerine boğulmuş, krizleriyle uğraşan bir Türkiye yok. İddialı, dışa açık bir Türkiye var. Bu güçlü ve iddialı Türkiye esas itibarıyla dünyada hem istikrarın hem de barışın teminatı olma noktasında çok önemli bir performans ortaya koyuyor. Günümüz Türkiye’sini bu anlamda istikrarlaştırıcı bir güç olarak tarif ediyorum. Türkiye bugün istikrarlaştırıcı bir küresel ve bölgesel aktördür. Zor bir çağda, çetin bir coğrafyada yaşıyoruz. Hem küresel anlamda ortaya çıkan krizler hem bölgemizde yaşanan gerilimler bizi ciddi meydan okumalarla karşı karşıya bırakıyor. Biz bu meydan okumalarla karşı karşıya kalsak da son 20 yıldır ülkemiz gerçek anlamda bir istikrar adasıdır. Bölgesine istikrar ihraç eden, küresel alana barış ihraç eden bir güçtür.”

Türkiye’nin bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde daha öz güvenli, daha iddialı bir şekilde varlık gösterebilmesinin tarihine, tarihsel derinliğine sahip çıkmasıyla ilgili olduğunu söyleyen Altun, Türkiye’nin Ortadoğu’nun farklı bölgelerinde, Kafkasya’da, Balkanlar’da ‘kurucu bir aktör olarak’ varlık göstermesinin, ‘oyun bozup oyun kurabilmesinin’ tarihsel derinlikle ilgili olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür. Daha adil bir dünya mümkündür” çağrısının esas itibarıyla mevcut küresel adaletsizliğe karşı bir direniş çağrısı olduğunu ifade eden Altun, şunları söyledi:

“Bugün bir küresel adaletsizlik ortamı içindeyiz ve bu ortamın merkezinde Batılı sömürge sistemi vardır. Türkiye, bu Batılı sömürge sistemine karşı ayan beyan mücadele eden ve bu mücadeleyi de kurumsallaştıran bir ülke konumundadır. Bu yönüyle de dünya mazlumlarının umududur. Ne yazık ki bu küresel adaletsizlik bir yandan da bu Batılı sömürge sistemiyle işbirliğini kabul etmiş Batıcı elitlerin gayretleriyle de ayakta durmaktadır. Cumhurbaşkanımız, siyasi mücadelesinde hem bu Batılı sömürge sistemiyle hem de o sistemle işbirliği halindeki Batıcı elitlerle mücadele etmiştir. Bu mücadelede milletin desteğiyle, milletin dirayetiyle başarı elde etmiştir. ‘Erdoğan siyaseti nedir?’ diye soracak olursanız, ben açık ve net bir şekilde ‘Batıcı, Batılı bağımlılık sistemine, düzenine karşı direniştir’ derim.”

Bir sürü hamaset ama bu iddiları detekleyecek tek bir maddî delil yok ortada.

Bunun yerine size bir fıkra anlatabilirim:

Genç delikanlıya ailesi kız istemeye gitmiş. Kızı bir övüyorlar, yerlere göklere sığmıyor. Şöyle yemek yapar, böyle temizlikten anlar… Anlat anlat bitiremiyorlar meziyetlerini. Oğlanın ailesinden biri utanarak sormuş:

-Kızınızı öyle methettiniz ki insanın hayran kalmaması elde değil. Lâkin her insanın illâ kusuru olur, kızımızın küçücükte olsa hiç kusuru yok mu?

-Var, olmaz olur mu, küçücük bir kusuru var.

-Nedir?

-Kızımız azıcık hamile!

Fahrettin’e bakarsan Batı’lı sömürge sistemine meydan okuyan AKP sayesinde her şey mükemmel.

Ama NATO’nun üyesi ve AB’ne girmek için de çırpınıyor; kız birazcık hamile.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: