İSRAİL PROPAGANDA SAVAŞINI DA KAYBETTİ – İSRAİLLİ ESİRİN DİRENİŞE YAZDIĞI MEKTUP
İsrail’in yalana dayalı propaganda savaşındaki üstünlüğü, Filistin direnişinin gerçekleri karşısında ömrü kısa sürdü.
İsrail, direnişi şeytanlaştırarak yaptığı katliamları haklı çıkarmaya çalışmak istese de başarılı olamadı.
İnsanlar esas cani ve katilin, insanlıktan çıkmış yaratığın İsrail, direnişin ise hakkını aramak için harekete geçen özgürlük savaşçıları olduğu gerçeğini bir kez daha gördü.
En çok propagandası yapılan başı kesilen bebekler, festival alanında yaşanan katliamları yalan olduğu ortaya çıkarken, hatta festival alanındaki katliamı, Hamas’a ateş ediyoruz d,yerek gelişigüzel insanlara ateş eden İsrail ordusunun gerçekleştirdiği ortaya çıktı.
İsrail’in propaganda ettiği bir yalan da direnişin elindeki esirlere yapılan kötü muamele…
Kendi elindeki Filistinli esirlere yapmadığı ahlâksızlık ve işkence bırakmayan İsrail, direnişin elindeki esirlere öcü masalları yaşattığını propaganda etmekteydi.
Bu propaganda da ters tepti ve yalan olduğu ortay açıktı.
Direnişin serbst bıraktığı esirlerin, muhafızlarına el sallayıp vedalaşarak ayrıldığı görüntüler tüm dünyayı İsrail’in yalancılığı konusunda bir kez daha ikna etti. İsrail, gerçeklerin daha fazla gün yüzüne çıkmasını engelleyebilmek için serbest bırakılan 40 İsrailli esiri, hastanelerde “basından uzakta” karantinaya aldı.
Esirler, yakınları da sevdikleriyle sadece hastanelerde görüşebildi. Gazze’den çıkan hiçbir esir, ne İsrail ne de uluslararası basına konuşabildi.
İsrail, Gazze Şeridi’nden serbest bırakılan esirlerin hastaneye nakledilmesi ve aileleriyle buluşmasına ilişkin görüntüleri sadece resmî kanallarından paylaşırken buna karşın İsrail’in esir takası kapsamında hapishanelerden serbest bıraktığı Filistinli kadın ve çocuklar, demir parmaklıklar arkasında gördükleri “baskı, sözlü, fiziksel, psikolojik şiddet ve aşağılanmayı” uzatılan mikrofonlardan dünyaya duyurmaya çalıştı.
– Gazze’den çıkan esirin açıklamaları
İsrail’in esirleri basın ve kamuoyundan uzak tutma konusunda aldığı önlemin, daha önce serbest bırakılan Yochaved Lifshitz’in Gazze’den ayrıldıktan sonra İsrail’in yansıttığı resmi bozması ve Hamas tarafından gördüğü iyi muameleyi anlatmasından kaynaklandığı değerlendiriliyor.
Kassam Tugayları, 23 Ekim’de Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda, elindeki İsrailli esirlerden 2 yaşlı kadın Yochaved Lifshitz ve Nurit Yitzhak’ı “insani ve sağlık gerekçeleriyle” ve “tek taraflı” serbest bırakmıştı.
Lifschitz’in Kassam Tugayları mensuplarından ayrılırken dönüp el sıkıştığı ve İbranice “Şalom” (Barış) dediği ifadeler, kameralara yansımıştı.
Gazze’den ayrıldıktan bir gün sonra canlı yayınlanan basın toplantısında Lifshitz, “(Kassam Tugayları) Kur’an’a inanan insanlar olduklarını ve bize zarar vermeyeceklerini söylediler. Tünellerdeki kendi koşullarının aynısını bize de sağladılar.” ifadelerini kullanmıştı.
Lifshitz, Gazze’de yaşadığı esarete ilişkin,”Önce 25 kişinin toplandığı büyük bir salona vardık ve birkaç saat sonra insanları ayırıp ayrı bir odaya koydular. Bize bağlı bir doktor vardı ve birkaç günde bir neler olup bittiğini görmeye geliyordu. Doktor mutlaka ilaç getiriyordu. Toplamda 5 kişiydik ve her birimizin başında bir koruma vardı. Davranışları iyiydi, bizimle tüm ayrıntılarıyla ilgilendiler.” demişti.
– Lifshitz’in açıklamaları sonrasında, hastane sözcüsü görevden alındı
İsrail devlet televizyonu KAN, konuyla ilgili haberinde “Lifshitz’in canlı yayında açıklama yapmasına izin vermenin hata olduğu” yorumuna yer verdi.
Ülkenin basketbol takımının medya sorumlusu Roy Cohen de sosyal medya hesabında, “Bu basın açıklamasının yapılmasına izin verilmesi eleştirilmeli.” paylaşımında bulundu.
Öte yandan, Haaretz’in diplomasi muhabiri Amir Tibon, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu destekçilerinin Lifshitz’e “öfkeyle saldırdığını” belirtti.
Ancak tepkiler sadece açıklamalarla sınırlı kalmadı, yaşlı kadının basın toplantısı düzenlediği hastanenin medya yetkilisi de yaşananlardan nasibini aldı.
Ichilov Hastanesinin Sözcüsü Avi Shoshan, söz konusu basın toplantısı nedeniyle 13 yıldır sürdürdüğü sözcülük görevinden alındı.
– Esirleri ziyaret eden yakınların anlattıkları
İsrailli haber platformu Walla’nın haberine göre, cuma gecesi Gazze Şeridi’nden büyükanne, anne ve bir erkek çocuğun serbest bırakıldığı Munder ailesinin yakını, aileyi ziyaret ettikten sonra esirlerin anlattıklarını paylaştı.
Munder ailesinin üyesi, “(İsrailli esirler) Olumsuz bir durum yaşamadılar. İnsanca muamele gördüler. Düşündüğümüz gibi dehşet hikayeleri yoktu.” ifadesini kullandı.
İsrailli esirlerin Gazze Şeridi’ne götürülmek üzere motosiklete bindirildikten sonra şiddet görmediklerini belirten aile üyesi, İsrailli esirlerin kendilerine verilen radyo ve televizyondan haberleri takip ettiklerini söylediklerini aktardı.
Aynı şekilde, İsrail’in Kanal 13 televizyonunda konuşan bir yorumcu, İsrailli esirlerin bir arada tutulduğunu, bu sayede birbirlerine destek olduğunu, Hamas’ın kendilerine gerekli sağlık bakımı ve ilaçlarını sağladığını, radyodan İsrail’deki haberleri dinlediklerini, özetle “koşullarının iyi olduğunu, şiddet veya aşağılanmayla muamele görmediklerini” anlattıklarını paylaştı.
– İsrailli esirlerin Gazze’den ayrılırken Kassam savaşçılarıyla görüntüleri
Kassam Tugayları, üç gündür İsrailli esirleri Uluslararası Kızılhaç Örgütü yetkililerine teslim ederken görüntüleri yayınlıyor. Görüntülerde bazı esirlerin gülümseyerek, Kassam Tugayı savaşçılarına el salladığı görülüyor.
Son olarak 26 Ekim gece yarısı serbest bırakılan bacağından yaralanmış 21 yaşındaki Maya Regev’in Kassam Tugayı mensuplarından ayrılırken gülümseyerek el sallaması ve Arapça “şükran” diyerek, teşekkür etmesi de İsrail’de tepkiyle karşılandı.
Haaretz’de yayınlanan görüş yazısında Yael Freidson ve İdo Efrati, söz konusu görüntülerdeki sıcak anları ve buna gelen olumlu tepkileri, “Hamas’ı insanlığından dolayı alkışlamayın” şeklinde eleştirdi.
EL KASSAM TUGAYLARI, GEÇTİĞİMİZ GÜN TESLİM EDİLEN İSRALLİ ESİRİN, TÜNELDEYKEN MÜCAHİTLERE YAZDIĞI NOTLARI YAYINLADI:
“Son birkaç haftadır bana eşlik eden generallere… yarın yollarımız ayrılacak gibi görünüyor ama size tüm kalbimle teşekkür ediyorum.
Kızım Emilia’ya gösterdiğiniz olağanüstü insaniyet için minnettarım. Siz onun ebeveyni gibiydiniz, onu istediği zaman odanıza davet ediyordunuz. Hepinizin sadece arkadaş değil, aynı zamanda gerçek, iyi kalpli sevilen kişiler olduğunuzu hissetti.
Teşekkür ederim, teşekkür ederim.. Onunla geçirdiğiniz saatler için teşekkür ederim. Ona karşı sabırlı olduğunuz ve onu tatlılarla, meyvelerle şımarttığınız için teşekkür ederiz.
Çocuklar savaş bölgelerinde olmamalı ama sizin sayenizde ve yol boyunca tanıştığımız diğer nazik insanlar sayesinde kızım kendini Gazze’de kraliçe olarak gördü.
Bize nezaket, özen ve sevgiyle davranmayan tek bir kişiye bile rastlamadık.
Sonsuza dek size karşı minnettarlığın esiri olacağım çünkü kızım buradan kalıcı bir psikolojik travmayla ayrılmadı. İçinde bulunduğunuz zor duruma ve Gazze’de uğradığınız ağır kayıplara rağmen gösterdiğiniz nazik davranışı hatırlayacağım.
Hepinize ve ailelerinize sağlık ve sevgi diliyorum. Çok teşekkür ederim.”
Danielle ve Emilia










