KROKUS SALDIRISI VE HİBRİT TERÖRİZM

Ayhan SÖNMEZ

Krokus saldırılarının gerçekleşmesinden bu yana Batı, Ukrayna’yı her türlü sorumluluktan muaf tutarken suçu IŞİD’e yükleme konusunda aşırı bir çaba içinde. Bunu yaparken çok ileri gittikleri çaresizlik, oyunu ortaya çıkarıyor ve bize saldırıların doğası hakkında bilmemiz gereken her şeyi anlatıyor.

ABD/AB’nin genel tavrı, Putin’in IŞİD’i Ukrayna ile irtibatlandırma gayretini boşa çıkarma üzerine. Burada bir hatırlatma: Ukrayna tarafından inkâr edilen neredeyse her terör saldırısının daha sonra sessizce kabul edildi.

Aynı şey Nord Stream, Kerç Köprüsü ve diğerleri için de geçerli. Peki nedir, Batılı yorumcuların Ukrayna’nın asla sivilleri öldürmeye teşebbüs etmeyeceğine dair bu yavesi?

Ukrayna’nın Kerç Köprüsü’nü kasteden terör saldırısında farkında olmadan sivil bir “intihar bombacısı” kullanmasını kim hatırlıyor? Bu arada, Ukrayna’nın SBU başkanı Vasyl Malyuk, Kerç Köprüsü’nün artık askerî amaçlarla bile kullanılmadığını da itiraf etmişti.

Bu itiraf bile, Ukrayna ve onun köprüyü yıkarak Rusya’yı “köşeye sıkıştırarak” savaşı bir şekilde kazanmaya dair sapkın stratejisi hakkında çok fazla şeyi açığa çıkarıyor. Artık köprünün Rus kuvvetleri için askerî bir rol oynamadığını kabul ediyorlar; öyleyse neden, köprünün yıkılması Rusya’nın Kırım’ı elinde tutma kabiliyeti üzerinde herhangi bir etki oluştursun ki? Kutsal hedef görülen köprünün gerçek bir zafer için değil, yalnızca halkın manipüle edilmesi tipik gayesiyle, psikolojik tesire matuf olarak sansasyonel sözde başarılar için hedef alındığı açıktır.

Makale konusuna geri dönelim: ABD ve dostları, Moskova saldırılarını yapanın Ukrayna değil, “IŞİD” olduğunu gerçekten ama gerçekten bilmenizi istiyor. Dünyanın nasıl işlediğine dair fonksiyonel olarak yetişkin bir anlayışa sahip olan herkes, saldırının arkasında Ukrayna’nın olduğunu doğuştan anlayacaktır. Tabiî ki, sponsorlarından birinin, CIA yahut da MI6 olması mümkün; fakat CIA’nın Rusya’yı yaklaşmakta olan bir terör eylemi konusunda uyardığını iddia etmesi, bana Ukrayna’nın haydut bir devlet olduğunu ve hatta ABD’nin bile ikâzının yalan olduğunu ima ediyor gibi görünüyor. Çünkü aşırıya kaçan kumarlarıyla ayakta duruyorlar.

ABD’nin Ukrayna’yı enerji tesislerini vurarak Rusya’yı kışkırtmayı bırakması konusunda da “uyardığı” biliniyor. Biden yönetimi, Nükleer Ayıyı dürtmenin artan risklerine karşı isteksiz bir tavır sergilerken, ABD küçük ‘pitbull’uyla nasıl daha fazla ilerleyeceği konusunda açıkça ihtilafa düştü.

Dolayısıyla, CIA’nın, son ânda plânı bozmanın dolaylı bir yolu olarak Rusya’yı uyarmaya kalkışması oldukça makûl. Ancak çaresiz, kana susamış Zelensky, daha müessir “ABD” aygıtının görünmeyen kıvrımları üzerinden faaliyet yürüten okült efendilerini yatıştırmak için hiçbir şeyden vazgeçmeyecektir.

Bu saldırıda, aslında, hibrit terörizmin, yani marka franchisinginin gelişimini görüyoruz; bir taraf diğerine saldırmayı hedefliyor, bunun için üçüncünün yardımına başvuruyor. Bir iş için devşirilenin, üçüncü bayrak altında işe alındığı durumlar da dahil olmak üzere, yani gerçekte arkasında başka bir irade varken kendi hür iradesinin isteğini yerine getirdiğini düşünüyor.

Modern hibrit savaş bu şekilde işliyor. Her saldırı farklıdır: Ukrayna, ayak izini veya sorumluluğunu -Rusya’ya doğrudan bir mesaj olarak- kamuoyuna açıklayıp kendi hedef kitlesinin moralini yükseltmek isteyebilir, bazı saldırılar böyledir. Ancak Ukrayna’nın mevzubahis eylemdeki parmak izlerini kabul etmeksizin, Rusya’yı içeriden istikrarsızlaştırma amacı taşıyan başka bir saldırı sınıfı daha vardır.

Aslında Ukrayna’nın bunu yaptığının bilinmesi asıl meseleyi boşa çıkarmak olacaktır. Bu saldırının tüm amacı, ‘Putin Rusyası’nın kendi halkına karşı bumerang etkisi başlatacak kadar küresel bir hoşnutsuzluk olduğuna dair bir anlatı. Gayesi Kremlin’e karşı toplumdaki huzursuzluğu harekete geçirmekti. Eğer insanlar bunun arkasında Ukrayna’nın olduğunu bilse, böyle bir etki tamamen tersine çevrilir, Ukrayna’yı yıkıcı terör saldırısı için paratoner haline getirir ve Rusları, düşmanlarına karşı daha da motive edici olur.

Bu durumda, Ukrayna’nın üçüncü bir tarafın hizmetlerinden istifade etmek zorunda kalması kesinlikle çok önemliydi; dolayısıyla uygun bir ‘IŞİD’ bağlantısı olan bir aracı vasıtasıyla bazı kurbanları kiraladılar. Ancak zamanlaması inanılmayacak kadar gülünç; bu, CIA’nın ‘en iyi vuruşlarına’ benziyor, tıpkı Esad’ın tam da düşmanın belini kırıp savaşı kazandığı sırada gerçekleştirdiği kimyasal gaz saldırısı gibi. Tam Rusya’nın Ukrayna’ya devasa bir felce uğratan hava saldırısı da dahil olmak üzere benzeri görülmemiş darbeler indirmesi ve Batılı yayın kuruluşlarının Ukrayna’nın yaklaşmakta olan çöküşüyle ilgili bir sürü yıkıcı manşet atması gibi, IŞİD’in de tamamen alışılmadık bir saldırı yapmaya karar vermesi son derece inanılmaz. Moskova’da? Böylesine ihtimal dışı tesadüflere inanmak için çocukça saf olmak gerekir.

Birkaç basit gerçek var:

1. İlki ve en önemlisi, bu çeteler eylem sırasında hiçbir şekilde IŞİD’in amaçlarını ve ideolojisini beyan etmemişlerdir. Herhangi bir talepte bulunmadılar. Herhangi bir açıklama yapmadılar.

2. Özel Kuvvetler gelmeden önce suç mahallini terk etmelerine imkân verecek şekilde iyi planlanmış bir zamanlamayı takip ettiler. Daha sonra Ukrayna’ya kaçmaya çalıştılar. Herhangi bir ideolojik fedakârlık söz konusu bile olmadı.

3. Saldırı için para aldılar. Bu miktarın yarısı terör saldırısından önce kendilerine verilmişti, diğer yarısı ise tahliyeden sonra alınacaktı.

4. Yakalanma ihtimali olduğunda intihar etmediler. Sadece kaçmaya çalışıyorlardı. Savaşmaya bile çalışmadılar. Hepsi canlı yakalandı.

Ve başka bir şey, saldırganların açıkça Ukrayna’ya giderken yakalandıkları gerçeği kesin. Harita üzerinden takip ederseniz, Bryansk’ta birkaç yoldan gidebileceğiniz bir yol ayrımı olduğunu fark edeceksiniz. Saldırganlar, özellikle güney rotasını, Ukrayna’nın Sumy bölgesine doğru giden yolu seçtiler.

Ve önemli bir husus daha, Lukashenko’nun, teröristlerin ilk önce Belarus’a girmeye çalıştıklarını, ancak Belarus güçlerinin girişi engelleyerek onları ikinci seçenek olarak Ukrayna’yı seçmeye zorladığını belirterek, “Kremlin söylemini çürüttüğüne” dair Ukrayna propagandası ortalıkta dolaşıyor.

Bu tamamen bir yalan. Lukaşenko’nun açıklaması incelendiğinde, onun aslında bir muhabirin “Belarus’a gitmiş olmaları mümkün mü?” sorusunu cevapladığı anlaşılır. “Mümkün değil” diyor ve devam ediyor, şayet girmeye kalkışırlarsa biz engel koyar ve her halükarda onlar başka bir yere gitmeye zorlarız.” Kısacası, Belarus’a gelmek isteseler bile bunu başaramayacakları şeklindeki bir faraziyeye cevap veriyor.

Özetlemek gerekirse, Ukraynalılar izlerini şimdilik iyi bir şekilde gizlese de, bir beyni olan herkes için bundan istifade edenin Ukrayna olduğu açıktır. Elbette saldırının, Yahudi halkının baş düşmanlarını yok etmesini kutlayan bir tatil olan Purim’in başlamasından sadece birkaç saat önce gerçekleşmiş olması da ilginç. Bunu, Likud partisinin liderlerinden Amir Weitmann’ın Rusya’nın Filistin’e verdiği desteğin ağır bedelini ödeyeceği yönündeki rezil tehditlerine nazaran söylüyorum.

Büyük ihtimalle sembolik bir tesadüf. Bununla birlikte, Ukrayna ve Batı’daki pek çok kişi, saldırıları kutladı.

Bütün bunlar, savaşın bir parçası. Çatışma yeni bir aşamaya giriyor; bazıları bunun ani çığır açıcı değişimlere yol açacağını söylüyor. Her ne olursa olsun, Ukrayna, Rusya’nın birliğini bozmak için giderek daha umutsuz ve tehlikeli manevralara başvurmak zorunda ve Rusya, konu savaşın oyun sonu hedeflerine gelince, giderek tek bir ideolojik dayanışma şekli altında güçleniyor. Artık Rusya, millî güvenliğini yalnızca maksimalist hedeflerle sağlayabilir.

Peskov, çatışmayı bir “savaşa” dönüştürmekle kalmadı, aynı zamanda Rusya’nın güvenlik servislerinin, Ukrayna’nın terörist bir devlet olarak tanımlanmasından, liderliğinin ortadan kaldırılmasından da bahsetti. Ve son saldırılar, bu tırmandırıcı söylemin en azından bir kısmının sadece sahte olmadığını ispat ediyor. Rusya, Kiev’de hipersonik füzelerle, Krakos Saldırısına liderlik ettiği iddiasında bulunduğu bazı merkezleri vurmakla kalmadı, aynı zamanda elektrik şebekesine de yıkıcı darbeler indirdi; hem de bu kez tamiri mümkün olmayacak surette… Rusya Ukrayna’nın liderlik pozisyonlarına giderek daha fazla vurgu yapıyor; daha yakınlarda, Rusya, Chasov Yar’daki bir paralı asker kalesini yerle bir etti ve hemen akabinde Polonyalı bir generalin gizemli bir şekilde ani ve beklenmedik “doğal sebeplerden” öldüğü açıklandı. Tesadüf?

Bütün bu olup bitenlere, NATO ve AB’nin kendi gerilimleri de eşlik ediyor; yeni bir rapor, NATO’nun, Lvov bölgesine yapılan son saldırılarda kısa süreliğine Polonya hava sahasına saptığı iddia edilen Rus füzelerini, Polonya sınırında vurmayı “düşündüğü” iddia ediliyor.

Batı, Ukrayna savaşının tamamen Avrupa’nın çıkarlarıyla ilgili olduğunu ve Ukrayna halkını önemsemekle hiçbir ilgisi olmadığını mahcubiyetle ifade zahmetine bile girmeden alenen itiraf ediyor.

Zaten bu açık olan dilini çözmenin sırrı, Avrupa teknokrat mafyasının geri kalanı gibi, gerçek vatandaşlar tarafından seçilmediğini, bunun yerine kimliği belirsiz (Şeytanî) bir yüksek komisyon tarafından atandığını anlamaktır.

Dolayısıyla, Batı, “çıkarlarımıza zarar vereceği için Rusya’nın bu savaşı kazanmasını göze alamayız” demekle ne kastediyor? Göze alamayış ne için? Elbette, dünya hükümeti aygıtının üst katmanını, yani finansörleri ve bankacılık elitini kontrol edenler, komprador elitleri. Batılı iktidarsız muktedirler onlar adına konuşuyor.

Bu nedenle, dünya bankacılığı çetesinin Rusya’nın savaşı kazanmasını göze alamayacağını, çünkü bunun, tüm dünyayı dokunaçlı bir şekilde içine sardıkları parasal hegemonik ağ için anlatılmamış bir dizi sonucu başlatacağını söylüyorlar.

Bu birinci kademe Şeytanilerin altındaki ikinci kademe kompradorlar, şimdi, Macron’u, Rusya için bir tür son dakika “çevreleme” stratejisi oluşturması için kukla ettiler.

Soğuk Savaş dönemi çevreleme fikirleri daha çok aynı şey etrafında dönüyor. Rusya’nın kanını dökmek için, silâhlanmaya rekor miktarda harcama yaparak toplumu militarize etmenin yanı sıra, Rusya’nın Baltık ülkeleri ve Moldova gibi diğer “sıradaki” komşularını bir sonraki savaş alanı olarak hazırlamak için desteklemek.

Moskova terör saldırıları da öngörülen aynı konseptin etrafında dönüyor: Putin’i halktan uzaklaştırmak; Rus toplumunun kalbine getirdiği korku ve tehlike nedeniyle ondan nefret etmelerini sağlamak.

Kavga ve koşuşturma hengamesinde herkes daha fazla güç kazanma fırsatı görüyor; sonuçta kriz, kendini sürüden ayırmak ve aşırı avantaj elde etmek için kesinlikle en ideal zamandır. Ancak bu saldırıların gerçekleşmesinin nedeni, Ukrayna silâhlı kuvvetlerinin süregelen bozulmasını maskelemekti. Hileler, terör saptırmaları ve Kırım’a yönelik yanlış yönlendirilmiş ama anlamsız füze saldırılarının altında, Rusya hızla ilerliyor ve AFU’nun hatlarını aşarak Ukrayna’yı geri çekilmeye zorluyor.

Crocus Belediye Binası’ndaki korkunç trajedinin çok derin kökleri ve geniş kapsamlı sonuçları var. Onları daha etraflıca ortaya koymak gerek. Ama saldırının nereden geldiğini tesbitle yetinelim. Ve onun oluşumunu en azından yaklaşık olarak izlemeye çalışalım ve ana düşmanın bize karşı ne plânladığını anlayalım, son âna kadar elinde tuttuğu kartları bilelim.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin