OSMANLI’NIN KAYI BOYUNDAN OLMASI

Selim GÜRSELGİL

Osmanlılar Oğuz Han’ın Kayı boyundan olmakla övünür ve kendilerini Kayı devleti sayarlardı. Bunun çevresinde son zamanlarda bazı lâik hurafeler teşekkül etti. Diyorlar ki, Osmanlı’nın Kayı boyundan olması sonradan, II. Murad döneminde uydurmuştur. Biri söyleyince hepsi papağan gibi tekrar ediyor. Doğru mu yanlış mı olduğuna bakmıyorlar. Çünkü onlar için önemli olan hakikat değil, sevmedikleri Osmanlı hakkında kafa karışıklığı meydana getirmek. Bu psikolojiye dikkat edin, çağımızda çok yaygın. Bir şeye hakikat oluşuna göre değil, kafa karıştırıcı oluşuna göre değer veriyorlar. Bu da tam onların aradıkları bir laf. “Osmanlı Kayı değilmiş düşünsene, demek ki yaşasın Cumhuriyet!”

Dam üstünde saksağan!

Oysa Osmanlıların, özellikle de II. Murad döneminde soy uydurmaya ihtiyacı yoktu. Uyduracak olsa Yıldırım döneminde uydururdu. Çünkü bütün Anadolu Türkleri Timur’un peşine takılmış üstüne geliyordu. Çünkü hepsinin Osmanlı’ya kaptırdığı ve geri almak istediği bir şeyler ve Timur korkuları vardı. Herhalde uyduracak olsa, Kayı boyundanım demezdi. Bu diğer Türkler için bir şey ifade etmiyordu ki. Hiçbir beylik, ‘aa Osmanlı Kayı boyundanmış, o vakit teslim olalım’ demedi. O dönemde büyük meşrû bir devlet kurmak isteyen ya kendini Cengiz’e veya Selçuk Bey’e dayandırıyordu. Nitekim Timur kendini Cengiz’in, Karamanlılar Selçuk Bey’in torunu saydıkları için Osmanlı’ya karşıydı.

Osmanlılar Kayı oldukları için yükselmedi. Kılıçlarına ve getirdikleri üstün adalet anlayışına dayanarak yükseldi. Beyleri kılıçlarıyla, esnafı adaletiyle dize getirdi. Diğer Türk beyliklerinden farklı olarak, kaba cihangirlik davası güdüp yakınlardaki sürülere saldırmadı. En baştan itibaren cihad ahlâkını ve fetih ideâlini ortaya koydu. Bu da şeyhlerin ve dervişlerin, diğer beylerdense Osmanlılara teveccüh etmelerini sağladı.

Yani Osmanlılar Kayı boyundan oldukları veya bunu iddia edip herkesi de inandırdıkları için değil, diğer Türk beylerinden farklı olarak İslâm ahlâkı ve adaletini başa aldıkları için yükseldi. Yani Kayı olmasa Dodurga olsa da, bu gittiği yoldan gittiği takdirde yine yükselecekti. Karesiler, Germiyanlılar, Osmanlı Kayı da olsa Dodurga da onlara katılacaktı; çünkü Balkanlara çıkıp Haçlılar arasında fethe kılıç sallayan bir tek o vardı.

II. Murad döneminde niye uydursun ki Kayı olmayı? Şahruh’un korkusuyla mı? Şahruh için Kayılar dokunulmaz mıydı yani?

Bunlar boş lâflardır, lâik hurafelerdir. Yalan uydurur, kendi uydurdukları yalana inanırlar. Kayı olsa ne olur, dayı olsa ne olur? Osmanlı Osmanlıdır. Gelmiş geçmiş en büyük Türk devletidir. Dünya tarihine damga vurmuş, Dört Halife devrinden sonraki en önemi İslâm devletidir. Konuşulacak ve tartışılacak olan budur. Boş lâflarla işimiz yok. Övmek ve yermek gayretini bırakıp mesele konuşalım.

@Miracgundu: Abi o Hakan Yılmaz’ın bulduğu Osmanlı’nın kuruluşuyla alâkalı belge ile hepsi çöktü.

@gurselgil: Zaten bir safsata ana önemli olan bu safsatanın zinde olması. Safsatalar çökmüyor kolay kolay

@Miracgundu: Daha yeni bulundu bu belge abi. Taze. Yunanistanda bir manastırda. Ordan Fransa müzeye.

One thought on “OSMANLI’NIN KAYI BOYUNDAN OLMASI

  1. Ve en önemlisi, Osmanlılar varsayalım Kayı boyundan değil, peki hangi boydan idiler? Ses yok! O devirde kimse kendisini başka bir kavme ve boya nispet edemezdi, hem düşüklük idi hem nispet ettiği halklar kıçıyla gülerdi, atasözlerine deyimlere fıkralara hikayelere ve kitaplara konu olurdu zaten..

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin