YOBAZLIK NUMÛNELERİ

Selim GÜRSELGİL

Dün baktım, ateistler Müslümanlarla dalga geçmeye çalışıyor. Ben araya girdim, onlarla dalga geçtim. Ama bu yaptığımla ateistleri mi daha çok rahatsız ettim, Müslümanları mı emin değilim. İki taraftan da tepki geldi.

Ateistlerin rahatsız olmaları kurgularının çökmesindendi: “Müslüman dediğin cahil ve aptal olur, çağın hiçbir meselesinden haberi yoktur, birtakım eski masallara inanır.”

Çok tuhaf ama Müslümanları rahatsız eden de aynı şey oldu. Biraz ağır konuşacağım, kusura bakmayın: Bazıları Müslümanların cahil ve aptal olmadıkları düşününce kendilerini dinden çıkmış sanıyorlar.

Şimdi bakın, ne karbon diye bir temel maddenin yaratıldığından haberleri var, ne onun dünyanın yaratılışındaki yeri ve öneminden, ne karbon döngüsünden, ne karbon-14 izotopundan, ne yarılanma ömründen, ne azottan, ne potasyumdan, ne de hiçbir şeyden. Kazıların, toprak tabakalarının, okyanus derinliklerinden çıkarılan birtakım mikroskobik maddelerin tarihlemelerinin nasıl yapıldığına dair hiçbir fikirleri yok. Ben bunları Yaratılmışların Tekâmülü kitabında anlattım, ama tabiÎ ki onu da okumamış ve okumaya ihtiyaç duymuyor. Ama nasıl oluyorsa hem benden, hem de çağın bütün fen alimlerinden daha doğrusunu biliyor. Ve yapıştırıyor hükmü:

– Yalandır o yea. Yaş iş o iş. Sakat mevzu.

Lan nereden anladın yalan olduğunu? Doğrusunu biliyorsundur, yalanlarsın, anlarım. Söylenen şey ilme, akla veya vicdana aykırıdır, yalanlamak istersin, anlarım. Oğlum, sen bunların hiçbirinde yoksun. Oturduğun yerden diyorsun ki:

– Tarihlemede hata olabilir.

Bakın bu çok tipik bir söz olduğu, onlarca defa gördüğüm için altını çiziyorum. Müslüman gençlere bu cümleyi ezberletiyorlar. Artık karşısında ne tür bir ilmî çalışma olursa olsun, Müslüman gencin söyleyebileceği tek şey şu:

– Tarihlemede hata olabilir.

Olabilir demesi de hile aslında; hata olduğuna o kadar inanıyor ki, ne deseler kabul etmeyecek. Bunun dışında söyleyebileceği ikinci bir cümle, verebileceği ikinci bir tepki de yok. Bekliyor ki İsrailiyatın 3-5 bin yıllık insanlık tarihi doğrulansın. İsrail bile İsrailiyat için bunun kadar endişe etmiyor.

Bakın arkadaşlar, itikadî konularla ilmî konuları birbirine karıştırmayın. Biri çıkıp dünyanın yaratılmamış ve zamanın ezelî olduğunu iddia ederse ona inanmayın. Ama biri de çıkıp dünyanın yuvarlak olduğu ve güneşin etrafında döndüğünü iddia ederse, dine dayanarak onu reddedemezsiniz; zira bu itikadî bir konu değil ilmî bir konudur.

Bir şey ki müteşabihtir, onunla amel edilmez, onun sırrı araştırılır. Bir şey ki, belli bir vaktin icabıdır; o vakit geçtikten sonra ona uymak icap etmez. Aslolan itikattır; geçici olmayan odur. O bilindikten sonra ilimle inatlaşmak değil, ilmin hakikatini aramak, onu hakikat mihrakına yöneltmek gerekir.

26 Mayıs 2024

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin