KAPİTALİZM VE SEVGİ
Ahmet ÖLÇÜLÜ
“Biz bu milleti seviyoruz, aşığız be âşık!”
Hayır olamazsın!
Çünkü sen liberal kapitalist bir ekonomi uygulamaktasın. Böyle bir ekonomik model, milleti sevmek değil, milleti sevmemek, zenginleri sevmek üzerine kuruludur. Bu modelde millet sevilendir de mecazi olarak… Bu sevgi, esasında, hani şu milletin şeyine koyacağız sevgisidir…
Milletini seven, hele ki milleti Allah için seven, yaratılanı yaratandan ötürü seven, milleti için hakkı ister, adaleti ister, o hak ve adaletin de ancak Batının kapitalist liberalist sisteminde olmadığını bildiğinden, bunlardan şeytandan kaçarcasına kaçar. Milletin menfaati, bunlardan şeytandan kaçar gibi kaçmayı gerektirir. Biz o sebeple lafa değil, yapılana, sisteme bakarız. Sistemi işletenin kimliğine değil, sistemin ne olduğu önemlidir.
Siyaseti sistem belirler. Sistemi değiştirmeye talip olmayan siyaset, sistem içinde, sistemin zararlarını bir miktar azaltma yoluna gidebilir en fazla; o kadar. Sistem devam ettiği müddetçe, milleti, millete düşman olan bu sisteme karşı gelmemesi için, sistemin başına milletten görünen birilerinin getirilmesi de sistemin gerçek sahiplerinin oyunlarından biridir. Liberal kapitalist sistemi devam ettirdikleri müddetçe bunlara sonsuz kredi. Hatta sisteme, sistemin gerçek sahiplerine karşı koyuyor gibi yapmaları bile gerekebilir. Eğer millet bu numarayı yiyerek, sistemi, yani liberal kapitalizmi işletmeye devam edecek olana destek olacaksa, o şahıs üzerinden de yine sisteme entegre olacaksa, kuklaların efendilerine karşı geliyormuş gibi yapmalarında sakınca değil gereklilik bile vardır.
Ne söylendiğine, atarlanmalara, sözde kavgalara değil, sisteme bakın.
Sistem nedir, kim adına işlemektedir?
Sistemin adı liberal kapitalizm olduktan sonra, o ona onu demiş, bu ona atarlanmış, yok böyle olmuş…
Netice?
Millet, liberal kapitalizm adlı düşman sistemde sözde bizden gözükenler vasıtasıyla soyulmaya devam ediyor.
Sistem anlaşılmadan, düşman anlaşılmaz.
Düşman anlaşılmadan da hakkın yoluna giriliş olunmaz.
“Biz sisteme de karşıyız ama bugünkü şartlarda buna mecburuz!”
Peki, o zaman bu şartlar değişince nasıl bir alternatif sistem teklif ediyorsun? Var mı? Yok! Hadi var diyelim, bu sistemi nasıl gerçekleştireceksin? Bu sistemi gerçekleştirecek olanın, bu sistemi gerçekleştirecek kadroyu yetiştirmeye dair bir de plânı olur, gençlikte bir çalışması olur. İdeoloji, mücadelenin gayesi olduğu kadar vasıtasıdır ki, gençlik bu geçilecek olan alternatif sisteme, ideolojiye göre eğitime tabi tutulur. Bu var mı? O da yok! Olmayan ideolojinin olmayan ideolojik eğitimiyle bu mevcut ideolojik sisteme, millete düşman olan bu sisteme nasıl karşı olunuyormuş?
Bir kasap, “milleti seviyorum!” diyerek doktorluğa özenerek önüne gelen hastaların ölümüne sebep olacak sözde tedavi uyguluyorsa, bu sevgi midir?
Sevgi, hak ve adaletin sistemini bilenler elinde tecelli edecektir. Onlar, hak ve adaletli olanın sistemi ile gelenlerdir.










