YENİ 5816: CUMHURBAŞKANI’NA HAKARET
Bu ülkede yıllarca 5816’nın arkasına sığınılarak gösterilen sopalar karşısında gerçeklerin konuşulamaması gündem oldu. İfade özgürlüğü adına yapılan mücadelenin önemli bir oranı 5816’ya karşıydı. 5816 nolu Atatürk’ü Koruma Kanunu olarak bilinen kanun hâlâ gündem de ama artık eskisi gibi aktüel değil. Aktüel değil zira onun yerini Cumhurbaşkanına hakaret suçu aldı.
Erdoğan, 5816 ile korunan Atatürk gibi yeni bir Atatürk oldu.
Hele geçen günlerde, sırf, “Erdoğan ülkeyi ahır gibi yönetiyor!” dediği için Cumhurbaşkanı’na hakaretten tutuklanan birinin haberini duyunca, “tamam!” dedim! Fazlası var, eksiği yok..
Biri de züppe dedi diye kıyamet koparıldı.
Oysa Erdoğan’ın ağzından, “ananı da al git!”ten, “alçak, zalim, kapkaranlık, cahil, tiksinti verici, vatan haini, lümpen, terör örgütünün maşası, ahlaksız, mandacı artığı, ruhu kirlenmiş”e kadar neler neler duymadık ki?
Erdoğan’ın bu hakaretleri karşısında ya dava açılamadı veya açılan bir davada verilen şu karar demokrasiye (!) yaraşır cinstendi:
“Düşünce özgürlüğü, demokrasinin temel ilkesidir. AİHM’e göre ifade özgürlüğü, devletin veya nüfusun bir bölümü için saldırgan, şok edici veya rahatsız edici bilgi ve düşünceler için de uygulanır. Bunlar çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gerekleridir. Bunlar olmaksızın demokratik toplum olmaz.”
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren döneminde Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla 340 dava açılmış…
Ardından gelen Turgut Özal döneminde açılan dava sayısı 207 imiş…
Süleyman Demirel döneminde açılan dava sayısı158.
Ahmet Necdet Sezer döneminde 163 dava.
Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde sayı 848 olmuş.
Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk Cumhurbaşkanlığı döneminde 20 bin 539 soruşturma açılmış, bunların 6033’ü davaya dönüşmüş…
2022 itibarıyla açılan davalardaki sanık sayısı 16 bin 753’e ulaşmış.
2001 yılında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla açılan davalarda mahkûmiyet sayısı sadece 4 iken, Erdoğan’ın ilk döneminde bu sayı 2099 mahkûmiyete çıkmış.
Acaba 5816’dan dolayı bu ülkede kaç soruşturma, kaç dava ve kaç mahkûmiyet gerçekleşti; keşke biri araştırsa da karşılaştırabilsek. İnternette kısa bir tur yapıldığında karşımıza çıkan belli dönemlere ait 5816 rakamları ile Cumhurbaşkanı’na hakaret rakamları karşılaştırıldığında, 5816’nın yukarıdaki rakamlar karşısında nal topladığı anlaşılıyor.
Şöyle bir şey söylenebilir: 5816 kişiye özel ama Cumhurbaşkanı’na hakaret değil. Karşılaştırma yapılacaksa, o zamanki Cumhurbaşkanı’na hakaret davaları da dahil edilmeli. Başka metodlar da ileri sürülebilir elbette.
Bizce bunların bir mahsuru yok ama bu mevcut durumda Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasının Erdoğan’ın şahsına özel bir keyfiyete büründüğü ve önceki dönemlerdeki hakaret davalarına nisbetle patlama yaşandığı gerçeğini değiştirmez.










