7 EKİM – SİLÂHLARA VE ÖZRGÜRLEŞMEYE ÇAĞRI
Oğuz BEKDEŞ
Herkes Batı’nın gelip Filistin’den Lübnan’a, Suriye’den Irak’a ve İran’a kadar kendi topraklarında bombalar yağdırmasını bekliyor. Bu bekle ve gör tavrı bugün Doğu’da en yaygın politikadır.
Sonra herkes uluslararası hukuka uymak için ve “kısıtlama” ve “yasal” karşılıklar için yalvarıyor. Sonra uykuya dalıyor. Ertesi sabah, bir başka katliam turunda, Batılılar yüzlerce kişiyi daha öldürüyor, cesetler paramparça oluyor, gömülecek tanınabilir bir yüz bile yok…
Bu Asya kan banyosu, son bir yıldır, her gün, her gün devam ediyor ve insanlar açlıktan ölüyor, kan kaybından ölüyor, kimseye yalvarmıyor, köpekler cesetleri yiyor, elitler Mercedes Benz ve Boeing’lerle ortalıkta dolaşıyor. BM’de klişeleri haykırmak ve barış çağrısı yapmak için toplanıyorlar, yıllardır söylenen ve duyulan aynı sözler.
Asya, mücadelede güçlerini birleştirdikçe, bir İttifak ortaya çıkacak. Aksi gibi davranmayı bırakalım: Asya, Avrupa’yı veya Amerika’yı işgâl etmedi. Tam tersi 500 yıldır işgâle uğradı. Batı Emperyalizması ölümcül düşmandır ve öldürülüp kovulmalıdırlar. Batı dünyayı bölen ve tehdit eden tek şeydir. Dolayısıyla, 7 Ekim’in anlamı: Silâhlara çağrı, ayağa kalkma ve özgürleşme çağrısıdır.










