DEVLET TELEGRAM HAKKINDA NE YAPTI?
Ahmet ÖLÇÜLÜ
Gülistan Doku cinayeti vesilesiyle öğrendik ki, zamanın İçişleri Bakanı Doku cinayetindan haberdarmış ve konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı’na bile sunum yapmış…
Adalet bakanı tüm faili meçhûllerin üzerine gidileceğini söylüyor.
Peki, üzerine gidilecelk faili meçhûller arasında Kumandan Salih Mirzabeyoğlu’na yapılan Telegram suikasti var mı?
Geçmiş dönemde bir İçişleri Bakanı, ülkede yaşanan bir cinayetle ilgili Cumhurbaşkanı’na brifing verme gereği duyuyor. Çok güzel, ne güzel ilgilenmişler (!) diyelim…
Peki, Kumandan Mirzabeyoğlu cinayetinden ilgili bakanların haberi var mı?
Adaletten, İçişlerinden, teknolojiden ve hatta Millî Güvenlik’ten sorumlu bakanlar…
Cumhurbaşkanı’na brifing verdiler mi?
Vermedilerse, haberleri mi yoktu yoksa önemsiz mi gördüler?
Cumhurbaşkanı’na brifing verildiyse, o bu konuda nasıl bir emir ve tensipte bulundu?
Veya herhangi bir emir ve tensibi olmadı, sadece dinleyip geçti mi?
Cinayet devlet içinde gayrı meşrû bir çetenin işi ise, bu çetenin üzerine, Doku cinayetinde olduğu gibi, açık ve şeffaf bir biçimde gitmenin bir sakıncası olabilir mi?
Suç ve suçluların ortaya çıkarılmasından kim korkar?










