1071’DEN ÖNCE ANADOLU’DA TÜRKLER

Selim Gürselgil

Kemâlist fikirler arasında hiç anlamadığım biri de şu:

“Kim demiş Türkler Anadolu’ya 1071’de girdi diye? Çok daha önce gelmiştik.”

Bu nedir yani? Nereye varmak istiyor? Anadolu’nun fethi, Alparslan, Süleyman Şah ve diğer ölümsüz kahramanlar lüzûmsuz mu oluyor böylece?

Türkler Anadolu’ya 1071’den önce hiç girmemiş olabilirler mi zaten? Keçi çobanı olarak gelenlere vize mi soruluyordu? Ilgarcı bir grup girdiyse, sağı solu yağmaladıysa, bir kısmı öldürülüp geri kalanı kovulduysa, Türkler Anadolu’ya 1071’de girmemiş mi oluyor yani? Bizans ordusunda paralı asker olarak görev yapan binlerce Türk vardı. Bizans literatüründe bunlara “Türkopol” diye meşhur bir isim bile takmışlardı. Peçenekler, Kıpçaklar, Uzlar Balkanlardaydı, ‘Bizans’a hizmet etmeye kim daha lâyık’ diye birbirlerinin çoluk çocuğunu katlediyorlardı. Anadolu’da, İstanbul’da, sağda solda çeşitli izler bırakmış olabilirler. Hazarlar yüzyıllarca Bizans’la iyi geçindiler, kız alıp verdiler, birbirlerine tüccar yolladılar. Bütün bunlar Malazgirt şehitlerini değersizleştirmiş mi oluyor yani? Batı Göktürklerinin, Hunların Bizans’la ilişkileri vardı. Anadolu’yu bırak, Roma’dan Paris’e kadar her yere gitmiş olabilir Türkler; her yerde mezarlar, çanak çömlekler bırakmış olabilir. 1071 ile aynı şey mi bunlar?

Bunların amacı Müslüman Türkleri aşağılamak, onların yerine, onlardan daha eski ve yerseniz daha büyük bir kâfir Türkler kategorisi var etmek. Buradan da salakça bir yere varacaklar: “Anadolu ezelden beri Türk yurduydu. Burayı Müslüman Türkler değil, ezelde, daha zaman yaratılmadan önce kâfir Türkler zaptetti. Onuncu yıl marşında da denildiği gibi, tarihten önce vardık, tarihten sonra olacağız!”

Eşeğin şeyi yani. Tarihten önce varmış, ezelden ebede gidiyormuş, bilmem ne… Böyle salakça bir düşünceyi dünyanın hiçbir milletinde göremezsiniz. Hiçbir Fransız, Fransa’nın ezelden beri Frankların yurdu olduğunu düşünmez. Amerika kıtasının yerlileri Kızılderililer bile bir tarihleri olduğunu, bu kıtaya belli bir vakitte belli bir yerden geldiklerini bilirler. Bizdeki ruh hastalığının insanlık arasında eşi benzeri yoktur.

İnsan böyle şeylere gülsün mu ağlasın mi bilemiyor. İnternet zıpçıktısı gençler yapsa bir şey değil; kelli felli adamlar, proflar, doçlar yapıyor. Bir yerden sonra, çocukluk eğitiminden aldığı ruh hastalığı yüzeye çıkıyor ve onun bütün diğer eğitimini hiç ediyor. Sonra Romalıların, Bizanslıların, Yunanlıların, Mısırlıların, Hintlilerin, kısacası herkesin “aslında Türk” olduğunu ama bunu bilmediğini iddia edecek kadar sapıtıyorlar.

Neyse ki biz Müslüman Türkler, biz 1071 fatihlerinin, 1453 fatihlerinin torunları hâlâ varız da Türk milletinin içinde sağlıklı bir unsur henüz bulunuyor. Yoksa çöp edecek bunlar milleti.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin