ATLANTİKYA APTALLIĞI
Abdullah Kayacan
Avrasya ve Atlantikya arasında devam eden bin yılın hesaplaşması bir yönüyle aptallığa ve aptallaştırmaya karşı VERİLEN savaşı da kapsamaktadır.
Semaya veya yeryüzüne, ilahi veya insani hiçbir inanış ve görüşe inanmayan, kitlelerin de inanmasını engellemek için onları aptallaştırmak gayesiyle yoğun bir propaganda faaliyeti yürüten Anglosaksonlar ve onların BOP taşeronları bu sürecin sonunda kendileri aptallaştılar. Hem de ne aptallaşma; artık, onların konuşmalarına beş yaşındaki çocukların bile tahammülü kalmadı. Rastgele seçtiğim iki misali dikkatinize sunuyorum:
“Ben Allah’a inanıyorum, Allah bizimle!” diyen ve bunu bütün dünyaya deklere eden Başkan Putin aktarıyor: “Biden, bana, ‘Ukrayna’nın NATO’ya katılımını 10 veya 15 yıl ertelemeyi’ önerdi. Çünkü ‘Ukrayna hazır değil’miş. Onun bu teklifine şu makul karşılığı verdim. ‘Doğru. Hazır değil. Hazırlayacaksınız ve NATO’ya dahil edeceksiniz. Ha bugün, ha yarın, ha 10 yıl sonra, bizim için fark eden ne olacak?’…”
“Makul karşılığı verdim” sözüyle muhatabının ne kadar akılsız ve aptal olduğunu ironik bir şekilde ifade ediyor sayın Başkan.
Atlantik kafasının, “Ukrayna’nın NATO’ya katılması, benim varoluşuma ölümcül tehdittir, ne pahasına olursa olsun, buna müsaade etmeyeceğim” diyen Avrasya liderini nasıl utanmazca salak yerine koyduğuna dikkat edin. Biden’ın böyle bir teklifte bulunması, aynı zamanda bir o kadar da trajikomik bir şey, zira insanlığı sahte tarihleştirmelerle aptallaştıralım derken, Hollywood ve medya aracılığıyla yaydıkları, “Tarih bitti, liberalizm kazandı!.. Gelmiş geçmiş en büyük millet, Amerikan milleti… Avrupa’yı, dünyayı kurtaran ABD…” gibi hurafelere kendileri de inanıp, aptallaşan bu kafa, NATO’nun doğuya genişlemesini kendi varoluşuna yöneltilmiş bir tehdit olarak gördüğünü ilan etmiş Rusya’ya, “Ukrayna’yı şimdi değil, 10 yıl sonra alalım” teklifini yaparken, samimidir de!.. Çünkü artık, aptallıkta hangi seviyeye geldiğini kendisi de fark edememekte.
“Niye reddetti ki? Şimdi değil, 10 yıl sonra, hatta 15 yıl sonra almayı önermiştim halbuki. Niye tasalandı acaba boşu boşuna?”
Biden’ın, teklifi reddeden Başkan Putin’in yüzüne, bu hislerle şaşkın şaşkın bakakalmış olması, büyük ihtimaldir.
Başkan Putin’in, “Ha bugün, ha yarın, ha 10 yıl sonra, bizim için fark eden ne olacak?” sorusunu sorduğu anda kalınmış bir bakakalma!
Meseleyi anladığınızı umarak kısa kesiyor ve diğer misale geçiyorum.
“Batı’nın daha fazla yardım etmesi nasıl sağlanır? Batı’nın, Rusya’nın nükleer silahlarından korkmasını ne durdurabilir? Ki bu silahlar gerçek olmayabilir. Rus nükleer füzelerinin gerçek silahlar olup olmadıklarını bilmiyorum. Ama güvenilir bir şekilde çalışan bir nükleer propagandaya sahip olduklarını biliyorum. Füzeden daha fazla işe yarıyor.”
Zihni yeteneklerini, okulu kırıp diskoteğe kaçmayı alışkanlık haline getirmiş “liseli kız” seviyesinde kullanabilen bir Ukraynalı propagandistin analiziydi.
Bu kafa yapısı ve ruh hali dünyada hegemonya mücadelesi veriyor, inanılır gibi değil. Biden’in şahsında kendini gösteren beyni sulanmış Atlantikya bunaklığı bir daha dönmemek üzere tarihin çöp tenekesine atılacak.
Ukrayna’da kaybettikleri gibi Suriye’de ve İsrail’de de kaybedecekler. BOP Taşeronu bütün suç şebekeleri işgal ettikleri iktidarlardan silahla sökülüp atılacak.
En az onlar kadar merhametsizce.










