COLANİ, ‘HERKESE EŞİT MESAFEDEYİM’ DERKEN NE DEMEK İSTEDİ?

Alâaddin Bâkî AYTEMİZ

Suriye’de malûm devrim olduktan sonra haklarındaki kanaatimiz malûm olsa da, “biraz bekleyelim, zaman verelim” dedik ve öyle pek söz etmedik. Ama yaşananlar, haklarındaki kanaatimizi doğrulamaya devam ediyor ki, bizim haklılığımız onlar açısından maalesef hiç de iyiye alâmet değil; ve biz de o günden bu güne yenilen haltları unutmadığımızı göstermek için söylenmedikleri de söylemek gereği hissediyoruz.

Adam ne de olsa Enver Sedat olmak istiyormuş; artık bu saatten sonra susmak, Enver Sedat’ı geberten ve bundan dolayı da idam edilen Şehid İslâmbûlî’nin şahsında tüm şehidlere ihanet olur… Şehid kanını satmak olur. “Enver Sedat olmak istiyorum!” diye haksızlığa koşan adam karşısında susmak, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmak olur…

Yani, bu güne kadar söyledikleri tüm ifadeler, öyle rastgele, durumu kurtarmak için söylenmiş sözler değilmiş, “Enver Sedat gibi yapardım, bunu çok düşündüm” sözü çerçevesinde gayet plânlı olarak ifade edilmiş ve -Enver Sedat gibi yapardım, yani İsrail’le anlaşır, İslâm’a ihanet ederdim- itirafı ile birlikte ele alınmalıymış; şimdiden sonra onu yapacağız… Allah bize zahire göre hükmetmemizi emretti; adamın zahirde söylediği apaçıkken, buna rağmen adama farklı şeyler atfederek apaçık olanı görmezden gelmek, örtmeye çalışmak, zahire göre hükmedin emrine karşı gelerek asilerden ve zalimlerden olmaya sebep… Küfür de hakikati örtmek demek değil mi? Adamı küfre götürür yani… Hz. Ebubekir, boş yere, “cehennemin yolu iyi niyet taşlarıyla döşelidir!” buyurmamış… Müslüman ahmak olmaz…

İktidara geldiklerinden hemen sonra ilk ziyaretlerine gelen Amerikan heyeti olmuştu.

Güya zalimi devirenler, hemen zalimlerin en zalimi, zalimlikte kimselerin ellerine su dökemeyeceği zalim, Allah’ın yeryüzündeki düşmanlarının en şerlisi ile oturup anlaşmaya koyuldular.

Sizin davanıza zalimlerleyse, ABD’den daha zalimi mi var?

Ama dertleri davaları Enver Sedat gibi olmak olunca…

Yani anlaşıp koltukta kalmaya devam etmek…

Nitekim, ABD heyeti ile yaptıkları görüşme 21 Aralık tarihinde basına şöyle aksetti:

“Yeni” Suriye yönetimi tüm bölgesel taraflara “aynı mesafede” durduğunu vurguladı
Şam’daki yeni yetkililer dün yaptıkları açıklamada, Suriye’nin tüm bölgesel taraflara “aynı mesafede” durduğunu ve her türlü “kutuplaşmayı” reddettiğini duyurdu.
Suriye’deki yeni yönetimin lideri Ahmad el-Şera’nın ABD’li diplomatik bir heyetle yaptığı ilk resmi görüşmenin ardından Suriye’deki yeni yetkililer tarafından yapılan açıklamada, “Suriye halkının, Suriye’yi bir kutuplaşma durumuna sokmadan bölgedeki tüm ülke ve taraflara aynı mesafede durduğu” belirtildi.

Kısacası Amerika’ya teminat veriyorlar, diyorlar ki, “biz İsrail’e de direnişçilere de eşit mesafedeyiz!”…

Nitekim ilk işlerinden biri Esad’ın izin verdiği Suriye’deki direniş kamplarının kapatılması oldu.

Ya hani sen zalimlere, zulme karşıydın, şimdi işgâlci terörist İsrail’le, direnişçileri bir tutup, hepsine eşit mesafedeyim diyorsun? Bunun adı eşit mesafe değil, düpedüz İsrail’den yana olmak demektir.

El cevap: Çok düşündüm, Enver Sedat gibi olmaya karar verdim…

İyi de Enver Sedat gibi olmaya devrimden önce mi yoksa sonra mı karar verdin?

Hele onu da bir deyiversene…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin