USAID, ABD’NİN HİBRİT SAVAŞININ BAŞLICA SİLÂHIDIR


Andrew Korybko (*)


Sputnik Brasil’e USAID hakkında verdiğim ve alıntıları “‘Arma principal da guerra híbrida’: o que muda na política externa dos EUA com o fim da USAID?” başlıklı raporlarında yayınlanan röportajın tamamı:

1. USAID yıllar boyunca Amerika Birleşik Devletleri hükümeti tarafından başta Brezilya ve Lâtin Amerika’daki diğer ülkeler olmak üzere başka devletlere müdahale etmek için nasıl kullanılmıştır?

USAID, insan hakları ve demokrasi kılıfı altında, ilgili ülkenin iç işlerine karışmak için siyasî programlara fon sağlamasıyla ünlüdür. Bu yaygın olarak Lâtin Amerika ülkelerindeki yolsuzluk iddialarını ifşa etmek için medya projeleri de dahil olmak üzere belli faaliyetleri finanse etmek şeklinde gerçekleşmektedir. Amaç, siyasî değişim yaratmak için sokak protestoları ve/veya sürpriz seçim gösterileriyle kendini gösteren, görevdeki hükümetlere karşı tabandan gelen bir muhalefeti yapay olarak yaratmaktır.

Bu yabancı finansmanlı siyasî projelerle işbirliği yapan yerel unsurlardan bazıları, bazen hedef alınan hükümetlerin yerine gelen daha Amerikan yanlısı hükümetlerin danışmanları ve hatta figürleri hâline gelirler. Dolayısıyla USAID sadece Lâtin Amerika hükümetlerini devirmek için çalışmıyor, aynı zamanda bazen bir sonraki hükümetler için eğitimli danışmanlar ve personel de sağlıyor. Bu da USAID’i ABD’nin yarımküredeki hibrid savaşının önde gelen silâhlarından biri hâline getirmektedir.

2. USAID’in sonu ABD’nin diğer ülkelerin içişlerine müdahalesinin sonu anlamına mı geliyor? Bunun yerine sadece yöntemlerini mi değiştirecekler?

Yeni Dışişleri Bakanı Marco Rubio, köklü reformlardan geçmekte olan USAID’in vekaleten yöneticisi olduğunu açıkladı. Trump’ın acil insanî yardımlar haricindeki dış yardımları 90 gün süreyle askıya alan kararnamesi uyarınca, bu yardımların etkinliği ve politikalarla tutarlılığını belirlemek üzere bir değerlendirme yapılıyor. Buna göre, LGBT gibi sosyo-kültürel konularla ilgilenen birçok program muhtemelen kesilecek, ancak yabancı medya fonları ve yabancı siyasî kadroların eğitimi muhtemelen devam edecektir.

3. Trump’ın USAID’i sonlandırma kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

USAID ilk kurulduğunda eski Amerikan çıkarları açısından anlamlıydı, ancak liberal-küreselci ideologlar tarafından ABD’nin ulusal çıkarlarıyla nesnel olarak örtüşmeyen radikal sosyo-kültürel politikaları yaymak için ele geçirildi. En saçma programların örnekleri şu anda X’in her köşesinde paylaşılıyor. Birçok Amerikalı neyi finanse ettiklerini öğrenince öfkelendi ve paranın çoğunun bu projeleri uygulamak için yerel “STK’lara” gitmesine şaşırdı.

USAID’in sona erdirilmesi gerekliydi çünkü Trump yönetiminin öngördüğü radikal reformları uygulamanın tek yolu buydu: Elon Musk liderliğindeki “Hükümetin Verimliliği Departmanı” (DOGE) aracılığıyla hükümet harcamalarını hemen azaltmak ve ardından kalanları politikalarla yeniden düzenlemek. Birçok çalışan aynı zamanda Trump’a ve temsil ettiği her şeye karşı ideolojik olarak sert muhalifler, dolayısıyla onları etrafta tutmak, ilk dönemini sabote ettikleri gibi ikinci dönemini de sabote etme riskini taşıyor.

Esasen Trump 2.0, ABD’nin “derin devletinin” düşman unsurlarını tasfiye etmek için ayrıntılı bir plânla iktidara geldi; bu bağlamda daimî askerî, istihbarat ve diplomatik bürokrasiyi kastediyor, bazıları idarî ve diğerlerini de içeriyor. USAID, Trump’ın ikinci döneminden önceki on yıllar boyunca ABD’nin güç yapısının önemli bir bileşeniydi, bu nedenle onu tasfiye etmek ekibinin dış politikasının başarısı için çok önemli görülüyor.

4. Bazı ABD’li siyasetçiler Trump yönetiminin federal kurumlarda yaptığı reformları eleştirerek gizli bilgilerin dışarı sızmasından korkuyor ve hatta olup bitenleri “ulusal güvenliğe yönelik ciddi bir tehdit” olarak nitelendiriyor. Neden korkuyorlar? Bu, Musk’ın yakın zamanda bahsettiği gibi USAID’in CIA ile bağlantısının bir işareti mi?

Her USAID çalışanı ve projesi CIA ile bağlantılı değildir, ancak CIA, demokrasi ve insan hakları kapsamlarının ABD casuslarının yabancı ülkelere sızmasını ve/veya istikrarı bozmasını nispeten kolaylaştırması nedeniyle bazen yukarıda bahsedilenleri hedefleri doğrultusunda kullanmaktadır. Trump’ın reformlarını eleştirenler, onun ve Musk’ın sorumsuz hükümet harcamalarını ve yurtdışındaki siyasî müdahaleleri ifşa etme kampanyasından kaybetmeyi bekleyen ABD’nin güç yapısının unsurlarıdır.

Bazıları, masum USAID çalışanlarının casus olduklarından şüphelenilebileceği ve bunun onlara karşı inandırıcı tehditlere yol açabileceği konusunda haklılar, ancak Trump Yönetimi iddialı reform kampanyası için bu sonuçları riske atmaya istekli. USAID, Dışişleri Bakanlığı ve daha geniş anlamda “derin devlet”in tasfiye edilmesi, Trump’ın ABD’nin dünya ile ilişkilerinde devrim yaratmayı öngördüğü dış politikasını ikinci kez sabote etmelerini engellemenin tek yoludur.

Not: Bu röportajdan alıntılar Sputnik Brasil’in “‘Hibrit savaşın ana silahı’: USAID’in sona ermesiyle ABD dış politikasında neler değişiyor?” başlıklı haberinde yayımlanmıştır.

Kaynak: Andrew Korybko

(*) Rusya’da yaşayan Amerikalı bir analist olan misafir yazarımız Korybko’nun değerlendirmeleri Amerikalı kimliğinden bağımsız olarak değerlendirilmemeli…


Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin