MİLLETİ İNSANLIKTAN ÇIKARMANIN YOLU
Ahmet ÖLÇÜLÜ
AK Partili Elitaş’a göre asgarî ücrete yapılacak zam uzun vadede mutsuz edebilirmiş…
AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, asgari ücrete yapılacak zammın enflasyona baskı oluşturacağını savunan Elitaş, “10 bin lira zam yapıldığında kimse 3 bin lirasını harcayayım, 7 bin lirasıyla tasarruf edeyim demez; eksik gördüğü ihtiyaçlarını bir an önce gidermenin yoluna gider. Dolayısıyla ilk anda mutluluk yaşatır ama gelecek süreçlerde mutsuzluk yaşatır” dedi.
Asgari ücret son yapılan yüzde 30’luk zamla 22 bin 104 lira olmuştu. Asgari ücret için ara zam beklentisi artarken, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kanal 7’de katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamalarla tepki çekti.
Asgari ücrete yapılacak zammın kısa vadede refah seviyesi artışı sağlayabileceğini ancak uzun vadede ekonomik dengesizliklere yol açarak mutsuzluğa neden olabileceğini savunan Elitaş, “Diyelim ki 22 bin 100 lira veya 30 bin lira maaş alan bir kişiye 10 bin lira zam yaptığınızda; bunun 3 bin lirasını harcayayım, 7 bin lirasıyla tasarruf edeyim demez. 10 bin lira veya daha fazla olsa 15 bin lira da yapılsa eskiden kalmış eksik gördüğü ihtiyaçlarını bir an önce gidermenin yoluna gider.
Dolayısıyla mal ve fiyat dengesini altüst ederek enflasyona baskı unsuru ve refah seviyesini ilk anda mutluluk yaşatır ama gelecek süreçlerde mutsuzluk yaşatır. Enflasyonun düşmesiyle birlikte normal şartlarda iyileşmenin dağıtılması gerekir. İyileşmeyi o şekilde dağıtmadığınız halde dengeyi bozmuş olursunuz.”
Biz sadece bu çürük yumurtayı buraya kaydetmekle yetiniyoruz, zira bunun hak ettiği cevap kanun sınırları taşar.
Uzun vadede mutsuzluğa yol açarmış…Ev ahalisi aç, karnını kuru ekmekle doyuruyor, çocuklar beslenme problemi kaynaklı hastalıklarla boğuşuyor, ülkenin yüzde yirmisinden fazlası yardıma muhtaç, beyefendi “zam verirsek harcanır” diyor.
Harcamayın lan, sizin para harcamak neyinize?
Zam yaparsak, ekmeğin yanına peynir de yer, hatta gider zeytin de alırlar. Hatta hatta reçel bile alır bunlar… Pazardan portakal alırlar, limon alırlar, elma alırlar. Soğuktan üşümemek için kazak alır bunlar, evde kombinin derecesini bir tık daha artırırlar, peteğini açmadıkları odalarda da petekleri açarlar alimallah… Çocuklarına harçlık verirler, okulda karnını doyursun diye… Su geçiren ayakkabılar yerine biraz daha kalitelisini alırlar ki o çocukların minnacık ayakları üşümesin… Donmasınlar kara kışta, yağmurda, karda… Bunlar var ya bunlar, bunlar cebinde üç kuruş fazla para görse, ya işte görüyorsunuz neler neler yapacaklar… Allah’tan AKP var, reis var, İngiliz Mehmet var. Bunlara verirsek, kapıda bekleşen beşlilere ne vereceğiz değil mi? Yer bitirir bunlar… Yesinler mi?
Yemesinler tabi…
Sabah çorba, akşam çorba; meyve sebze bilmesinler, vitamin protein almasınlar… Ağızlarındaki dişleri dökülsün, yaptıramasınlar, açlıktan çocukları gelişim bozuklukları yaşasın, cüce kalsın, cılız olsun, hastalıklı olsun. Okuyamasınlar parasızlıktan… Oğlanlar mafyaya katılsın, hırsız, ayyaş, keş, torbacı, pavyon fedaisi olsunlar… Kızlar ony fansçı olmaya, sugar daddy bulmaya çabalasın… Bu millete ne gerek insan onuruna yakışır şekilde kazanmak, harcamak, çoluğuna çocuğuna sahip çıkmak… İnsan gibi yaşamak ne gerek bu millete? Evladıyla markete gittiğinde, çocuk anne-babasına, “bana çikolata al!” dediğinde, “tabi evladım!” diyemesinler… Boyunları bükülsün, gırtlakları düğümlensin, gözleri yaşarsın o anne babanın… Çocuklarını ellerinden çekiştirip uzaklaştırsınlar çikolata raflarının önünden. Hatta azarlasınlar; hâlden anlamaz çocuk ağlarsa, iki de tokat atsınlar hatta… İnsanlıktan çıkarmak gerek bu milleti böyle böyle… İnsanlıkta, dinden, imândan, ahlâktan, namustan, haysiyetten, şereften, gururdan uzaklaştırmak gerek. Kula kulluğa alıştırmak gerek. Özgür değil, köle olsunlar. Üç kuruşa çalıştırana minnet etsinler. Üç kuruşa namuslarını, ahlâklarını satabilecek hâle gelsinler…
Hani kürsülerde nutuk atarken, “biz bu millete aşığız be aşık” diyorlar ya… Bu millete nasıl âşıklar, aşklarının mahiyeti nedir, anlaşıldı mı?










