TİCARET SAVAŞI, GERÇEK SAVAŞIN AYAK SESİ
Trump iktidara geldikten sonra tam da vadettiği gibi gümrük vergilerini yükseltmeye başladı. İlk etapta tüm dünyaya karşı bir cephe açarken, sonradan sadece Çin’e karşı olmak için diğer ülkelere getirilen gümrüklerden geri adım attı.
Nihayetinde taraflar karşılıklı olarak gümrükleri artırarak birbirine karşı restleşmeye devam etmekte.
Böyle giderse gümrük savaşının gerçek savaşa dönüşmesi kaçınılmaz.
Diğer yandan reel temeli olmayan, liberal düzene, Batı’ya, finans kapitale bağlı olan ekonomiler de çökmeye yüz tutmuş durumda. Tabi Türkiye de bu tür ekonomilerin başında geliyor. Borsa tepetaklak düşüşte. Doları dizginlemek için 40 milyar dolardan fazla rezervin yakıldığı biliniyor. Altının gramı ise 4000 lirayı geçti… Bu şartlar altında ekonomiyi devam ettirebilmek, liberal ekonomi çarklarının işlemeye devam etmesine bağlı ama zaten çöken liberal ekonomik sistem olduğuna göre? Türkiye, adeta dünya liberal ekonomi transatlantiğine bağlı bir filika ve o transatlantikle olan ip kesilmezse, netice malûm…
Ekonomisinin bel kemiği Batı’ya ucuz iş gücü olmaktan ibaret bizim gibi reel olmayan ekonomiler, Batı düzeni çöktüğünde o düzenin altında kalmaya mahkûm… Yıllardır söylüyoruz, reel olan ekonomiye destek vermek gerek. Tarım ve ziraatı öncelemek, tarıma dayalı yeni bir kalkınma modeline geçmek gerek. Bunu da liberal ekonomik düzenin ihtiyaç duyduğu zirai ürünleri istihsal ederek dünya pazarlarına sunabilmek adına yapılan sanayileşmiş tipteki ziraatı değil de küçük çiftçiliği teşvik ederek yapmak gerek.
Bu hem ekonomik olarak toplumun ayakta kalmasını sağlayacaktır hem de savaş zamanı çarkların işlemesinde önemli rol oynayacaktır.










