GEÇ GELEN ADALET

Hüseyin TURAN

Geçen gün Kocaeli’de, Trabzonlu İ.K, 1.6 milyon TL değerindeki arabasını sahte belgelerle dolandıran baba-oğulu vurarak öldürdü.

İ.K. yargıya başvurmuş, şikâyetçi olmuş ama 6 aydır bir çözüm bulamamış; belli ki tüm birikimi bu arabadaydı. Adalet yerini zamanında bulmamış veya bu süreç uzamış.

Bu adamın suçu ne?

Aslında ölenin de öldürenin de sorumlusu Adalet Bakanlığı hatta Bakanı…

Neden?

Çünkü zamanında adalet yerini bulsa, ne adam katil olacak ne de baba oğul ölecekti…

Ama bakan ve amiri, ikide bir kameralar karşısında ‘yargı işini yapıyor, burası hukuk devleti’ diye palavra sıkmasını biliyorlar… Bu cinayet Adalet Bakanına ve onun amirine yazar…

Ama ülkede 3000 aile düzeni var.

Yani o adalet vs dedikleri şey kendileri için…

Dolayısıyla devlet yok. Zira devlet, insan ve toplum meselelerini çözmenin vasıtası. İnsanlar, aralarındaki problemleri devlet eliyle değil de kendileri çözmektelerse, devlet yok demektir. Devlete de gerek yok demektir. O hâlde devlet adıyla varolan nesne nedir ve ne işe yaramaktadır? Kim için vardır?

Toplumda, “ola ki bir muamelede hakkım yenirse, devlete giderim, adalete sığınırım, hakkımı alırım!” diyebilen var mı?

Hak alabilmek tesadüflere veya torpile kalmıştır.

Veya, ihkakı hak müessesesine…

Yani, kişinin kendi hakkını kendi eliyle almasına…

Fert fert değil de, bir araya gelerek örgütlü olarak bunu yaptığımızda devrim yapmış oluyoruz…

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin