PAPA’NIN TÜRKİYE ZİYARETİ: HAÇLI GÖLGESİNDE DİNLER ARASI DİYALOG VE JEOPOLİTİK SATRANÇ

Adnan DEMİR

Tarihin Tekerrürü mü, Yoksa Yeni Bir Oyun mu?

Tarih, bazen bir döngü gibi kendini tekrar eder; bazen de yeni maskelerle sahneye çıkar. 27-30 Kasım 2025 tarihlerinde Papa Leo XIV’ün Türkiye ziyareti, tam da böyle bir ânı temsil ediyor. Resmî olarak İznik Konsili’nin 1700. yıldönümünü anmak için düzenlenen bu etkinlik, Anadolu topraklarında Haçlı Seferleri’nin “Tanrı öyle istiyor” naralarıyla başlayan vahşetinin yıldönümüne denk gelmesiyle dikkat çekti. Ziyaret, Sultanahmet Camiî’nde dua etmeden yapılan sembolik jestler, Ankara’da Erdoğan’la görüşmeler ve İznik’te ekümenik dualarla süslendi. Ancak, bu şovun altında yatan katmanlar -dinî, jeopolitik ve siyasî- çok daha karmaşık.

Bu denemede, Papa’nın niyetinden AKP’nin pragmatizmine, Gülen’in “dinler arası diyalog” mirasından Rusya-İran ittifakına kadar uzanan tartışmamızı toparlayarak, olayın gerçek ajandasını irdeleyeceğiz.
Amacımız, yüzeydeki “barış” söylemini sıyırıp, güç dinamiklerini ortaya koymak.

Hoşgörü Maskesi Altında Güç Mücadelesi

Dinî açıdan bakıldığında, Papa’nın ziyareti Vatikan’ın klâsik ekümenizm stratejisinin bir uzantısı. İznik Konsili (325), Hristiyan birliğinin sembolü olarak seçilmiş; Papa, Patrik Bartholomeos’la “tarihî deklarasyon” imzalayarak Ortodoks-Katolik diyaloğunu pekiştirdi. Bu, 1054 Büyük Ayrılık’ın yaralarını sarmak gibi sunulsa da, gerçekte Moskova Patrikhanesi’ne karşı bir hamle. Rusya, kendini Ortodoks dünyanın merkezi olarak görürken, Vatikan İstanbul’u koz olarak kullanıyor; tıpkı Haçlı Seferleri’nde Doğu Hristiyanlığını Batı’ya bağlama çabası gibi.

Burada Fethullah Gülen’in gölgesi belirgin: 1990’larda “dinler arası diyalog”u maske yaparak Vatikan’la sıcak ilişkiler kuran Gülen, bunu hoşgörü diye sattı ama gerçekte emperyalizme teslimiyet projesiydi. AKP, bu projeden yararlandı; şimdi ise devam ettiriyor; Erdoğan’ın Papa’yı “istikrar kaynağı” diye övmesi, Gülen’in mirasını pragmatik bir şekilde devralmaktan başka ne ki!

Papa, Ukrayna’da “insanlığın geleceği tehlikede” derken, Rusya’nın Müslüman dostu imajını hiçe sayıyor. Dinî boyut, kısaca, güç için dinleri araçsallaştırma; Vatikan yumuşak gücünü artırırken, AKP, Müslüman Anadolu’yu pasifize etmekte… Kurbağa yavaşça ısıtılan kazanda farkettirilmeden haşlanarak ölüme sürüklenmekte. (Müslüman Anadolu’ya cepheden toslayarak, zor kullanarak yok etmek isteyenler, bunda başarılı olamayacaklarını anlayınca, bu yola başvurdular. Zorbalıkla, jakoben Kemalizmle teslim alıanamayan, hatta direnişe kalkan Müslüman Anadolu, İmânsız İslâmcılıkla tepkisiz, direnişsiz teslim alınıyor. Emperyalist politikalar uygulanıyor.)

Rusya-İran Bloğu Karşısında Batı Entrikaları

Jeopolitik mercekten bakınca, ziyaret bir satranç hamlesi. Rusya’nın Ortodoks tesirini kırmak için Vatikan, İstanbul’u “Hristiyan birliği”nin yeni kutbu yapıyor; Moskova’ya “bypass” mesajı. Putin’in Çeçenlerle kurduğu ittifak (Kadirovcular Ukrayna’da Rus bayrağıyla savaşıyor), “Müslüman dostu Ortodoks güç” imajını güçlendirirken, Vatikan bunu görmezden geliyor. Neden? Çünkü asıl tehdit Rusya-İran ittifakı: Şahid drone’ları, füze anlaşmaları ve “Doğu Bloğu” (Çin-Kuzey Kore dahil), NATO’yu panikletiyor. 2025 NATO Zirvesi’nde bu “tehdit” ana gündemdi; İran “Euro-Atlantik güvenlik riski” diye etiketlendi. Batı’nın entrikası burada devreye giriyor: ABD ve NATO, Türk ordusunu Rusya ve İran’la savaştırmak için yıllardır baskı yapıyor; S-400 yüzünden F-35 ambargosu, YPG’ye silâh sevkiyatı, Montrö’yü delme girişimleri… Papa’nın ziyareti, bu oyunun dinî kolu: Erdoğan’ı Batı’ya yaklaştırıp, “hoşgörü şovu”yla Türkiye’yi Doğu Bloğu’na karşı cepheye itmek. Lübnan ayağı (savaş sonrası), Ortadoğu’da Rusya-İran etkisini dengelemek için.
Tehlike büyük: Türkiye düşerse, Karadeniz’den Basra’ya uzanan hat kırılır; Batı’nın “böl ve yönet” klasiği. (AKP bile Müslüman Anadolu’nun direncini daha tam olarak kırabilmiş değil.) Putin-Hamaney ittifakı ise somut: Suriye üsleri, enerji anlaşmaları… Bu jeopolitik dans, Anadolu’yu piyon yapıyor; ziyaret, Haçlı hafızasını tetikleyerek kutuplaşmayı artırıyor.

AKP’nin Pragmatizmi ve Batı’nın İkiyüzlülüğü

Siyasî açıdan, AKP’nin niyeti net: İçeride kaybettiği taban desteğini “açılım”la kazanabilmek ve böylece Erdoğan’ın bir dönem daha seçilebilmesinin yolunu açmak. Bunun için gerekli dış desteği de Türkiye’yi de emperyalizme azat kabûl etmez şekilde bağlayarak almak. Dış destek karşılığı Türkiye’yi emperyalizme teslim etmek. Açılım’la bölünmenin yolunu açmak, Telegramik düzeni yerleştirerek güya yerli ve millî bir işbirlikçi düzen kurmak. Böylece hem kendileri iktidarda kalabilecekler, hem de müslüman AnadolU’nun mukavemet ihtimalini ortadan kaldırmış olacaklar ki, koltukta kalabilme karşılığında emperyalizmanın bölge ve küredeki hesaplarına dahil olabilsinler. Emperyalizmanın Urban’ı olmakla da ne kadar faydalı olabileceklerini göstermek için her şeyi yapmaktalar. Suriye ve bölgeyi de emperyalizma adına taşeron oalrak gütme rolüne talip oldukları zaten apaçık. Şahsiyetli bir Osmanlı torunu tavrı değil, emperyalizmanın bölge hesapları için sahte bir Osmanlılık şovu…

Samimi Diyalog mu, Yoksa Yeni Haçlı mı?

Toparlamak gerekirse, Papa’nın ziyareti dinî hoşgörü maskesi altında jeopolitik bir güç gösterisi; siyasî pragmatizmin aracı. Gülen’in mirası AKP’de devam ederken, Rusya-İran bloğu Batı’yı korkutuyor; ve Anadolu, yine ortada.

Çözüm? İbda’nın, “Nakşî sırrıdır kavgam!” mottosu ile, tıpkı 1919’da olduğu gibi, emperyalizmaya karşı kim karşı duruyorsa, onunla birlik olma, destekleme politikası. Tarihî yaraları kaşımayan, Putin’in Çeçen modeline benzer somut ittifaklar. Emperyalizme karşı ancak birlik olunduğunda başarılı olunabileceğinin şuuruyla küçük ve hasis hesapları bir yana bırakarak “omuz omuza dayanmak kalelerine emperyalizmin”…

Bu, sadece bir ziyaret değil; küresel güç savaşının Anadolu sahnesi.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin