İBDA TİYATROSU
Selim Gürselgil
Benim Nüzul isimli tiyatro oyunu… Hatırlayanlar olabilir, bundan 11-12 sene önce epey bi sahnelenmiş, basına falan çıkmıştı.
Yeni farkettim: 2020 yılında 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisinde hazırlanan bir doktora tezine konu olmuş. Konu olmuş derken, metni yayınlanmadığı için, tezi hazırlayan kardeşimiz de bundan yakınmış, birkaç cümle ile yer vermiş ve “ideolojik tiyatro”ya örnek göstermiş.
Haklarını o zamanlar devrettiğim için metni yayınlayamıyorum. Ben bu oyunun sadece prömiyerine gitmiştim ve kötü sahnelenmişti. Oyuncular, metni unutup atlıyor veya başka yerden alıyorlardı. Bu da seyircinin olay örgüsünü kaybetmesine yol açıyordu. (Ama seyirci aldırmıyor, çılgınca alkışlıyordu, o başka.)

Sözkonusu tezde şöyle geçiyor:
-“Nüzul”da İstanbul’da üniversite okuyan Aslı, yaz tatilinde üç arkadaşıyla birlikte Anadolu’daki köylerine gelir; buradaki yatalak dede, Necip Fazıl Kısakürek hayranlığıyla gençleri etkiler.”
Tezi hazırlayan kız kardeşimiz şu an akademisyen olmuş. Kendisini tebrik ediyorum. Bana gelince…
Ne yazık ki tiyatro yazarlığına devam edemedim. İşin başındakiler, ideolojik kimliğimden dolayı benim dışarıda kalmamı istiyorlar. Sanırım daha ucuza ve daha çabuk eser üretecek kimselerle çalışmayı da…
O dönemde -bu işin tadını almış olacağım- bir tiyatro kumpanyası kurmak için epey uğraştım. Sinema gibi pahalı bir iş değil bu. Ama tabiî oyuncu, sahne, dekor, bir maliyeti var. Ne yazık ki çaldığım kapılardan umduğum desteği bulamadım.
Ama bu işin öyle veya böyle yapılması gerekir. Ben yapamasam da birisi bir gün mutlaka bu ihtiyacı hissedecek ve bu işi başaracaktır. Ben adama değil göreve inanırım. Şu görevi en iyi kim yapıyorsa o işin adamı odur.










