MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMATİK

Mehmed KAYA

Okul saldırıları için İçişleri Bakanı diyor ki: “Olay bir öğrencinin gerçekleştirdiği bireysel hadise.”

Sayın Bakan’ın açıklaması talihsizlik. Hadise bireysel bir saldırı değil.

Bu çocuk uzaydan gelmedi. BAŞIBOŞLUK düzeninizin eseri olan harabede büyüdü.

Sizin BAŞIBOŞLUK düzeninizin öz evladıdır bu katliam!.

Sayın Bakan muhtemelen olumlu bir bilgi olarak saldırının bireysel olduğunu söylüyor.

Bunların dilinde bireysel saldırı ne demek, biliyor musunuz?

Siyasî yönü yok, ideolojisi yok, gayesi yok, nefreti yok, hasmı yok…

– Ne var?

– HİÇLİK.

İşte BAŞIBOŞLUK düzeninizde cemiyete koca bir HİÇLİK verdiniz.

Bu hiçlikte çocuklar, hatta yetişkinler, “BEN VARIM” diyebilmek için kendi varlığının içini kemiren HİÇLİĞİ dünyanın yüzüne fırlatma eylemine girişiyorlar.

Evet, sevinebiliriz; eylemin arkasında bir ideoloji yok. Eylem, bir ideolojinin değil, ideolojisizliğin ürünü.

Hiçbir şeye inanmayan, hiçbir şey için yaşamayan, hiçbir yerde yer bulamayan birinin son hamlesi.

Neden? Çünkü modernite kurumsallaşmayı dayatıyor. Oysa insanın İYİLEŞMESİ kurumlarda olmaz; cemiyetleşme ile olur.

Siz ne yapıyorsunuz?

Okul yaptık, cezaevi yaptık, hastane yaptık, yol yaptık…

Zıkkımın kökünü yaptınız.

Daha kaç kez diyeceğiz: “Madde imarı tamam, ya ruh imarı!..”

Aksine, BAŞIBOŞLUK rejiminizin kurumları ile sistematik olarak TÜRK’ün ruh kökünü kuruttunuz.

Sürekli müfredatla oynuyorlar. Yahu bilgi çöp oldu. Hangi çağda yaşıyorsunuz?

Milli Eğitimin temel amacı nedir?

– İyi vatandaş yetiştirmek.

Müfredatla iyi vatandaş olunur mu?

Akşama kadar “şeker, şeker” desen ağzın tatlanır mı?

İyi insan, iyi cemiyette yetişir. Cemiyeti ne şekillendirir?

Bize göre TÖRE.

Siz TÖRE’yi terk ettiniz.

“Çocuklarınızı 5 yaşında alıp 25 yaşına kadar ucube sisteminizle eğitip cemiyeti biz şekillendireceğiz dediniz.”

Biz de “Eyvallah, alın; eti kemiği sizin olsun.” dedik.

Netice?

BATAKLIK.

Madden ve mânen iflâs etmiş, her türlü pislik yuvasının alan bulduğu, her türlü ahlâksızlığın kol gezdiği bir BATAKHANE inşa ettiniz.

Yahu milletin aidiyet duygusunu öldürdünüz. Milleti sahipsiz bıraktınız.

Adam kendini devlete ait hissederdi!..

Devlet adamın bir gün sesini duymadı, yüzünü görmedi.

“Devlet biziz.” deyip devletle bağını kopardınız.

Adam kendini cemiyete ait hissederdi.

Cemiyeti öyle güvensiz bir hâle getirdiniz ki her an birbirini aldatmaya, kandırmaya, boğazlamaya hazır bir yığın çıktı ortaya ve adamın cemiyet ile de bağını kopardınız.

Adam kendini ailesine ait hissederdi.

Aldınız; yasalarla, sözleşmelerle kadını ailesinden kopardınız. Aileyi mahvettiniz. Anasız, babasız, ruhsuz çocuklar yetiştirdiniz. Adamın aile ile olan bağı da kalmadı.

Elde ne kaldı? HİÇ.

Yahu adam ya devleti, ya milleti, ya ailesi için ölecek. E… bunlar da yok.

Hayalet gibi gezen, sesi duyulmayan, varlığı bilinmeyen kişi alıyor işte, “BEN VARIM.” diyor.

“Beni duymaz, görmez iseniz kendimi gösteririm.” diyor.

Düzenin bekçilerine soruyoruz…

Sahi, millete istikbâl namına ne vadediyorsunuz? Millet sizin neyiniz olur?

Kendi evlatlarınız için dünyaları yakarsınız; ihaleler önlerinde, makamlar altlarında… Onlar istikbâlin parlak yıldızları, milletin çocukları ise sizin yarattığınız bataklığın kurbanları!

90 milyon insan toplanmışız, bir avuç elitin ve onların sülâlelerinin bekası için ter döküyoruz.

100 yıldır çalışıyoruz da bir türlü sizi doyuramadık; bu da bizim zilletimiz olsun!

Uyuşturucuymuş, sosyal medyaymış, diziymiş…

Bunlar neticedir, sebep değil!

Asıl fail, insanı mukaddesatından koparan, “HİÇ”liğin kucağına iten BAŞIBOŞLUK REJİMİDİR.

Siz “münferit” dedikçe, biz “SİSTEMATİK CİNAYET” diye haykıracağız! Maddeyle doyurduğunuz gövdelerin içindeki ruhları aç bıraktınız; şimdi bu aç ruhlar TÜRK’ün yurdunu kemiriyor!

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin