MARAŞLI DEPREM BEKLİYOR, YÖNETİM TELEFERİK PEŞİNDE

MARAŞLI DEPREM BEKLİYOR, YÖNETİM TELEFERİK PEŞİNDE

Türkiye’de en ciddi deprem riski İstanbul’da yaşanıyorsa, ikinci olarak da Maraş geliyor.

İstanbul, ülkemizdeki iki ana fay hattından biri olan Kuzey Anadolu Fayının tehdidi altındayken, Maraş, Güney Anadolu Fayının (GAF) tehdidi altında. Ortalama dört yüz yılda bir gayet yıkıcı depremlere maruz kalan Maraş’ta, son depremden bu yana beş yüz yıldan daha fazla bir zaman geçmiş bulunuyor. Maraş’ta şimdilerde beklenen depremin büyüklüğü aynen İstanbul’da olduğu gibi 7’nin üzerinde ve şehrin yüzde yetmişinin yıkılacağı ve binlerce, onbinlerce ölü olacağı da söylenenler arasında.

Maraş’ta, GAF dışında, şehrin merkezinde de çeşitli faylar tespit edildi. Bu faylardan birinin geçtiği Gayberli bölgesi alenî toprak kaymalarının yaşanıyor olmasına istinaden boşaltılırken, tesbit edilen diğer iki fay hattı üzeri ve çevresindeki yapılaşma ile şehrin genelinin yapı durumu gayet vahim. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi, daha bu yeni keşfedilen ve belki de keşfedilmeyi bekleyen fayların varlığı ortaya çıkmadan önce şehrin yüzde yetmişinin yıkılacağı söylenmekteydi. Bu yeni tespit edilen faylar ise, şehrin yeni yerleşim yerlerinin tam merkezinde yer alıyor. (Biri Avşar Kampüsü’nün karşısında yer alan bölge, Tekerek, Simya Koleji çevresi ve diğeri de Yanık Petrol civarı.)

Hatta durum o kadar vahim ki, bir apartmanın temel kazısı yapılırken ortaya fay çıkıyor ve bu fayın üzeri taş toprak dökülerek kapatılıp temel atılıyor.

Şehirleşeme ve fabrikalar ovaya kaymış durumda ki ovanın altı su ve deprem uzmanları, bu yapıların deprem sırasında ya tamamen toprak tarafından yutulacağını veya sağlam yapılar olsa bile temellerinin kayacağından bir yana devrileceğini söylüyorlar ki, bu deprem bölgesine yapılan yapıların en vahimi Şehir Hastanesi oldu.

Yani deprem sonrası evler yok, fabrikalar yok ve hastane de yok…

(Tabi daha bu sanayileşme politikasının sakat taraflarına girmeden, sadece o fabrikaların da yanlış yere yapıldığını belirterek geçelim.)

Kısaca şunu söyleyebiliriz, insanlar kendi tabutlarında yaşamaya mahkûm edilmişken, yetkililer bu durumu sadece seyrediyor.

İnsanlar, bir bombanın üzerinde yaşıyorlar adeta ve buna karşı tedbir alması gerekenler, “mış” gibi yaparak günü kurtarıyorlar.

Oysa, böyle ciddi bir durumda, tek bir kişinin burnunun dahi kanamaması için bir seferberlik ilan edilip, gerekirse insanları konteynerlere taşıyarak, güvenli meskenler inşa edene kadar böyle radikal tedbirlere el atmak gerekirken, yöneticilerin adeta yemeyip, içmeyip bu meseleyi halletmek için ne gerekiyorsa yapmaları beklenirken…

Maraş’ı yönetenlerin asıl derdi teleferik ve plaj…

Öyle ya, her yerde var da Maraş’ta teleferik niye olmasın, plaj niye olmasın…

Şu kadar insan ölecekmiş, tedbir niyetine yapılanlar yetmezmiş, daha radikal tedbirlere el atmak gerekirmiş…

Hele bir teleferiği yapalım da…

Şöyle, Seyir Teras’a çıkıp, Maraş’ı doya doya seyredelim de…

Ya arkadaşlar, seyredecek Maraş kalmayacak, anlamıyorsunuz, dalga geçiyorsunuz galiba…

İnsanlar canlarını kaybedecek, kendi canlarını değilse sevdiklerinin canlarını, olmadı uzuvlarını kaybedecek, enkaz altından çocuklarının bedenlerini çekecekler ve o enkaz altından çocukların kolları, bacakları kopmuş olarak çıkacak.

Acı, feryat çare olmayacak…

Atılan nutuklar kaybedilenleri geri getirmeyecek.

Siz, koltuklarımızı kaybetmeyelim diye radikal tedbirlere el atamayacağınızdan insanlar kendi canlarını, sevdiklerinin canlarını kurban edecekler bu felâkete.

İnsanlar bu denli bir musibetle karşı karşıya iken, yüz binlerce insan böylesi bir saatli bomba üstünde yaşarken, ayıptan da öte bir çiğlik bu sizin teleferik merakınız.

ADIMLAR Maraş

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: