ERDOĞAN’IN ALMANYA ZİYARETİ

Kısa bir ziyaret için Almanya’nın Berlin şehrine gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk izlenimlere göre bir devlet yetkilisinin bir dış ülkeye ziyareti esnasında 1. derecede güvenlik seviyesi altında kullanmak isteyeceği tüm imkânları -2800 polis dahil- talep ettiği görüntülerden anlaşılıyor.

Ziyaretin amaçlarından bir tanesi muhtemelen Avrupa Birliği ve Türkiye arasında imzalanan mülteci anlaşması. Bu konu ile ilgili Bavyera eyaleti Başbakanı Markus Söder (CDU – Hrıstiyan Demokrat Birliği Partisi) ziyaret öncesinde Şansölye Olaf Scholz’a (SPD – Alman Sosyal Demokrat Partisi) yönelik Erdoğan’ı sıkıştırması için açıklamalarda bulunmuştu. Onun aracılığıyla Türkiye, kendi sınırı üzerinden yasadışı yollardan Yunan adalarına geçen göçmenleri geri almayı taahhüt etmişti. Bunun karşılığında Ankara’nın, mültecilerin barınması da dahil olmak üzere AB’den milyarlarca dolarlık yardım aldığı bilinen bir konu. Ancak Türkiye 2020’den bu yana Yunanistan’dan göçmen kabul etmiyor, bunun nedeni ise korona salgınının patlak vermesiydi. İlginç bir bilgi de bu senenin Ekim ayında Almanya’ya en fazla sığınma başvurusunun Türkiye’den yapıldığı…

Gerçekleşen basın toplantısında Erdoğan ve Scholz karşılıklı düşüncelerini ortaya koyarken, Filistin – Gazze mevzusunda Erdoğan’ın bilinen mevzuları tekrar edip vurgulaması ve Scholz’un da “İsrail’in savunma hakkını tanıdıkları”na dair Alman Devleti’nin duruşunu sergilemesi ortamı biraz gerginleştirdiği düşünülse de, yine Scholz’un “İki ülkenin meseleye farklı baktığı zaten biliniyor!” açıklaması ortamın aslında gayet yumuşak olduğunu göstermiş oldu. Bir çok yorumcu Erdoğan’ın tutumunu alışık ve tipik Erdoğan çıkışları olarak yorumlarken, bir ara Türkiye’de tutuklu bulunan ve Almanya’nın sıkıştırması üzerine serbest bırakılıp tekrar Almanya’ya dönen gazeteci Deniz Yücel, “Erdoğan’ın açıklamaları Hamas’ın açıklamaları gibi!” sözleriyle ortamı germeye çalışsa da başarılı olamadı.

Erdoğan, Alman Federal Başkanı Frank-Peter Steinmeier ile de bir görüşme yaptı. Steinmeier’ın Alman Devleti’nin İsrail ile dayanışmasını altını çizerek vurgulamasının ardından, iki tarafın “iki devletli çözüm” konusunda mutabakat sağladığı bildirildi.

Alman Die Welt’in ise bildirdiğine göre ziyaretin esas amaçlarından birisini, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Perşembe günü, 40 adet savaş uçağı almayı plânladıkları açıklaması çerçevesinde, Türkiye’nin uçak talebi oluşturuyordu. Amerika’dan ümidi kesen AKP Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu uçakları Avrupa’dan temin etme hevesiyle yönünü bir kez daha Avrupa’ya çevirmiş oldu. İngiltere ve İspanya’dan onay aldıktan sonra, son olarak Almanya’yı da ikna etmek gerektiği açık… Anadolu Ajansı’nın, “Şimdi Almanya’yı ikna etmeye çalışıyorlar” başlığı altında konuyu haberleştirdiğini bildirebiliriz.

Ayrıca Erdoğan’ın, İsveç’in NATO’ya katılımı karşılığı Eurofighter alımını pazarlık olarak kullanabileceği göze çarpanlar arasında. İsveç’in NATO’ya katılımı hususunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onay vermesi gerekiyor. Meclisin onayı için de Erdoğan’ın işareti gerekmekte.

Adımlar Avrupa – 18 Kasım 2023

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d