BİR SUKÛT YAS VARDIR, BİN RİYÂKAR AĞITA BEDEL

Yavuz USTA

Yarın (*) memleketime şehit geliyor, bir zamanlar kamyonlara bindirilip taşınarak tuğla fabrikalarında çalıştırılan köylüler, son 20 yıldır Avrupa Uyum Yasaları gereği artık minübüslerle veya kapalı kamyonetlerle fabrikalara taşınmaktadır; geneli nasırlı elleriyle emekçilerle dolu olan bu köye şehidin defnedileceği beyan edildi.

Yarın, genelinin geliri orta sınıfa yakın veya altı halk bireylerinden müteşekkil insanlar toplanıp bağırılacak, bayraklar açılıp bademcikleri görünüp şişecek kadar kahır dolusu sloganlar atılacak… Şehit babası ve yakınları, hakî renk elbiseli komutanlar ve jilet ütülü siyasî-bürokrat devlet erkanı tarafından onurlandırılacak ve milliyetçi hassasiyetleri bulunan bir kısım godoman takımı da sessizce kenardan hüzünlü mimikleriyle taploya itibar katacaklardır.

Sonra herkes evine, işine dönecek, kimisi doları, altını, borsayı takibe başlayacak, kimileri işyerinin alım-satım, kâr-zarar ciro hesaplarına dikkat kesilirken kimileri de işci kahvelerinde iş beklemeye veya işleri varsa işci elbiseleri içinde o aya dair giderlerini karşılayabilmek için çalışma derdine düşecekler.

Yas mı?

O şehidin evinde kalacak!

*

Her şehit, halkına yâs sebebi, devletine utanç ve vebaldir. Yâs paylaşımı şehidin halkına, şehidin intikâmını alma devletine yakışır.

12 şehidimizin kanını döken hainlerin ve onlara lojistik askerî techizatla destek veren emperyalist güç ABD’nin askerî unsurları bölgede nefes almaya devam edebiliyorsa daha çok halka yâs, devlet erkânına utanç yaşatılacak demektir.

(*) Yazının yazılış tarihi 25 Aralık 2023.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin