ALDANMAK VE SİYASET
Alâaddin Bâki AYTEMİZ
ERDOĞAN’I YİNE ALDATMIŞLAR (!)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail rejimi Cumhurbaşkanı Herzog’u bir dönem samimi sandığını fakat bu konuda da yanıldığını itiraf etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün cuma namazı çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog hakkında yanıldığını da itiraf etti. Erdoğan, konuya ilişkin olarak, “Herzog’u samimi sanıyordum ama son zamanlarda o da Netanyahu’ya özendi” diye konuştu.
MAVİ MARMARA DAVASI NEDEN DÜŞÜRÜLDÜ?
Erdoğan, Güney Afrika’nın teşebbüsüyle İsrail’in yargılanması ile ilgili olarak da, “İsrail bugün Lahey Adalet Divanı’nda yargılanıyor. Bizim teslim ettiğimiz belgelerle İsrail orada mahkum olacaktır. Bunu bekliyoruz. Buna inanıyoruz.” dedi.
Erdoğan’ın yargılamaya sahip çıkıyor görünmesi, Mavi Marmara yargılamasından vazgeçmesini akıllara getirdi.
İsrail, Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine baskın düzenleyerek 11 vatandaşımızı şehid etmiş, akabinde yaşanan süreçte Erdoğan, “İsrail’e muhtacım!” diyerek cinayeti işleyen İsrail’in Türk mahkemelerinde yargılanmasına mani olmuş ve birkaç milyon dolar karşılığı davayı kapattırmıştı.
Türk milleti İsrail’e muhtaç değil ama Erdoğan muhtaç!
Bu nasıl bir muhtaçlık ki, Erdoğan’ın şahsi muhtaçlığı milletin boynunun İsrail önünde eğilmesine sebep olmakta.
İkincisi, İsrail’in yargılanması bir şey ama Erdoğan’ın sahip çıkarak parlattığı kadar değil. Yani neticesinde en fazla, “İsrail soykırım işledi!” diye bir karar çıksa dahi, bunun yaptırımı yok. Ama mesela Erdoğan, “Biz soykırım işleyenlerle ilişki kurmayız!” diyerek, İsrail’e ambargo uygulayabilecek, İsrail’e her gün Türkiye’den giden 8 gemi artık gitmez olacak mı? Yani yaptırım, sen uygularsan var, yoksa, “dünya bu kararın gereğini yapmıyor!” falan diye yine riyakârca şikâyetlenmeye devam edecekler…
ERDOĞAN’I HERKES ALDATIYOR MU?
Esasında ortada bir aldanma yok. Erdoğan da biliyor ama itiraf ettiği üzere, İsrail’e muhtaç olduğundan, İsrail’in istediği tavizleri vermek zorunda kalıyor. Millî politikalar değil, İsrail’in işbirlikçisi politikalar izliyor. Sonra işler ayyuka çıkıp, İsrail’e Türkiye’den tepkiler artınca -veya “aldatıldım” dediği diğerlerine- bu tepkiler karşısında kendisini temize çıkarabilmek için, “aldatıldım” diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor.
“Müslüman aldatmaz ve aldatılmaz!”
Erdoğan aldatıldıkça sadece kendisi değil, bu millet de, ümmet de insanlık da aldatılmış oluyor. En azından millet, ümmet ya da insanlık içinden Erdoğan’a ümit bağlayanlar aldatılmış oluyor diyelim. Kimi bu aldatılmışlığı reddediyor ve artık ümit bağlamaktan vazgeçiyor kimi de ya ahmaklık ya da düpedüz menfaat ilişkisinden dolayı aldanma yolculuğuna devam ediyor…
ALDANMAYACAK BİR İKTİDAR
Anadolu’da bize lâzım olanın, düşmanlarımızla şahsi olarak menfaat bağı olmayan, aldanmayacak bir iktidar olduğu apaçık. Bu iktidarı da mevcut sistem ve seçim yapısı içinde bulmanın imkânsıza yakın olduğu bedahet. Bu sistemi kuran emperyalizma, sistemden kendi aleyhine bir şey çıkmasına müsaade etmez. Sandık kuruluyorsa, bir şey değişmeyeceği içindir. Bu güne kadarki değişimler de sandıkla değil, sokaktaki mücadeleyle oldu. Sandık, sokakta verilen mücadele neticesi elde edilen başarıya göre sistemin kendisini yeniden formatlamasının ilânı oldu.
Siyasî partiler içinde mücadele vererek buradan menfaat devşirebilmekle, sistem değişimini bu mücadeleye bağlayarak aldanan ve aldatılanlardan olmak ayrı…










