ABD-NATO’NUN UKRAYNA SAVAŞINA KARADENİZ ÜZERİNDEN MÜDAHALESİ
Ayhan SÖNMEZ
“Sabır unutmak değildir. Sabır bir işin gününü, saatini, olma ânını kestirebilmektir.” (Üstad Necip Fazıl, Tohum)
Geçtiğimiz iki yıl zarfında, ABD/NATO’nun Ukrayna Savaşı’na Karadeniz üzerinden askerî müdahalesine Ruslar neden seyirci kalıyor ve bu nereye kadar sürecek?
Tahminim, Ruslar eninde sonunda “bu konuda bir şeyler yapmak” zorunda hissedecekler.
Şu ana kadar yaptıkları en fazla şey, bir MQ-9 gözetleme uçağını Su-27’nin yakıtı ile ıslatmak, muhtemelen kanat ucunu dürtmek gibi yeni bir yöntemle Karadeniz üzerinde düşürmekti. Ancak RQ-4 insansız uçakları ve elektronik aletlerle dolu, mürettebatlı uçaklar, neredeyse hiçbir engelle karşılaşmadan istihbarî ve hedef belirleme çalışmasına devam ediyorlar.. En azından şu vakte kadar hiçbirinin vurulmadığı kesindir.
Rusların şu ana kadar Nato ISR’sine (İstihbarat, Gözlem, Keşif) karşı etkili ne tür tedbirler geliştirdiklerine dair elimizde bilgimiz yok.
Elbette bu uçaklar ya “uluslararası hava sahasında” yahut da Romanya ve Polonya hava sahasında uçuyor.
Bu bir savaştır ve “tarafsız hava sahası” gibi küçük diplomatik inceliklerin savaşta anlamı yok. Abd, Britanya ve İsrail’in (ve diğerlerinin) son birkaç on yılda yaptıklarının tarihini gözden geçirin.
Bu dünyada bırakın savaş halindeki milletlere karşı kararların uygulanmasını, hüküm verebilecek hiçbir mahkeme yok. Silahlar sustuğunda yalnızca galipler suçluyu belirleyip asabilir.
Herhangi bir makûl çatışma mantığına göre, Ruslar, kendilerine yönelik birçok zarar verici saldırıda çok önemli bir rol oynayan ABD/NATO ISR varlıklarına misilleme yapmak konusunda doğal haklara sahiptir; ekseriyetle olması beklenen, istihbaratı, gözetlemeyi, hedef verileri ve hatta Rusları öldürmeyi amaçlayan NATO tarafından sağlanan (ve çoğunlukla da NATO tarafından işletilen) silahlara yönelik gerçek zamanlı karşılık verilmesidir.
Peki Rusya neden kendisine karşı teşekkül eden askeri gücün bu önemli unsurunu zorla ortadan kaldırmaya teşebbüs etmiyor?
Cevap: Muhtemelen, bu çatışmanın, Doğu Ukrayna’da süren bir vekalet savaşı sınırlarından, büyük bir çatışma riskini devreye sokabilecek bölgesel veya küresel bir yangına tırmanmasını dikkatli bir şekilde yönetmek için sağlam ve ihtiyatlı bir stratejik kararla sürdürülmesidir.
Bununla beraber, bu savaş, dünya çapındaki hemen hemen tüm beklentilerin aksine, daha önce “tam kapsamlı” olarak düşünülen Amerikan askeri hakimiyetinin doğasında olan ciddi zayıflıkları ortaya çıkardı.
Amerikan askeri üstünlüğü mitinin bu şekilde ifşa edilmesiyle eş zamanlı olarak, Rusların sadece nükleer silahlara sahip bir benzin istasyonundan çok daha fazlası olduğu ortaya çıktı. Bu savaş boyunca Rusya’ nın askerî, ekonomik ve endüstriyel gücünün ne kadar arttığını şimdiye kadar fark etmeyen herkes ya utanç verici derecede cahildir yahut da anlamsız önyargılarla kör olmuştur.
Bu gelişmelerin sonucunda Ruslar hem söylemlerinde hem de kamuoyuna ilan ettikleri hedeflerinde giderek daha cesurlaşıyorlar.
Giderek daha açık hale gelen bu hedeflerin başında Rusya’nın kendisini, Beyaz Rusya’yı ve Ukrayna’nın büyük bir kısmını tek halk ve tek ulus olarak görmesi ve önceden statüko olarak gördükleri şeye geri dönme niyetinde olmaları geliyor.
Benim tahminime göre bu hedef artık Ruslar için “tartışılamaz” hale gelmiştir. Belirledikleri takvime göre, eninde sonunda Dinyeper Nehri’nin doğusunda, Transdinyester dahil olmak üzere Tuna Nehri’ne kadar uzanan Karadeniz kıyı bölgelerini askeri açıdan kontrol altına almak ve siyasi olarak da hakimiyet altına almak için harekete geçecekler.
Büyük ihtimalle, Dinyeper’den çok daha batıya uzanan bir “askerden arındırılmış bölge” yi güvence altına almak için harekete geçecekler ve Ukrayna’nın geride kalan devleti için “sonsuza kadar tarafsızlık” talep edecekler.
Ve bu hedefin gerçekleşmesi bir oldu bitti ile olacaksa, Amerikan İmparatorluğunun ve onun itaatkâr Avrupalı tebaasının aptalca bir şey yapacağı ve Ruslara karşı doğrudan bir savaş başlatacağı kuvvetle muhtemel.
Eğer bu gerçekleşirse, o zaman Ruslar nihayet, bölgedeki ABD/NATO ISR varlıklarına karşı kararlı bir şekilde harekete geçecek. Ve bunu en az iki yıllık savaş alanı tecrübesiyle, zayıf yönlerini dikkatli bir şekilde gözlemlemiş bir suretle ve bu analizin geliştirdiği adaptasyon ve yenilikle yapacaklar.










