UYKU TUTAMIYOR RUHUMU
Yavuz USTA
Zihnime nereden niçin düştü?.. Uzun zaman önce kısa sohbetine mahsur kaldığım, keş, zengin ve sefil, yüzü felçli kadındı…
Yanımda yakın korumam edasıyla gezmeyi seven, kâh çocuksu, kâh mafya tetikçisi roller arası, “bir rolde senden kapayım mı usta!” dercesine gölgem gibi takibimde olan gencin vesilesi ile tanışmıştım…
– Seni “Ana” ile tanıştıracağım usta! Eli baya uzun, beni bir kaç belâdan kendisine hürmet eden kabadayı kişilerini devreye sokup kurtarmıştı…” demişti.
Boşandığı eşi ülke çapında meşhur markalı şirketin sahibiymiş ve kadın baştan atılmasının bedelini baya iyi paralarla ödetmiş… Sefahathaneye dönüşmüş dairesinde, -ortak tanışları olan, jigololuk görevini yerine getiren başka kişinin gıyabında-, bizim gençle muzırca, şifreli yapmış olduğu dedikodularından hayatını anlıyordum..
Kenarda çayımı yudumlayıp onların sefil muhabbetlerine neden katlandığımı, niçin onların ortamlarına girdiğimi kendime sorup çıkmaya niyetlenirken, göz bebeklerini göz yuvalarında simetrik tutamayan, ha kezâ üst dudağı ile alt dudağı çapraz bozuk anatomili çehresi ile hafif salyası sızmıştı… Ani bir hareket ve uğultulu sesi ile yüzüme bakıp:
– Bir gün bu hayattan çıkıp abdestinde, namazında bir kadın olmayı düşünüyorum!
– İnşallah!.. demiş, müsaade isteyip o izbe evden çıkmıştım…
Güzel işlerini yarınlarına erteleyenlerin telef veya helâk olma ihtimâli, keş kadının tercihi bir yana, belâlardan ve musibetlerden kurtuluşunu Rabbin merhametinde değil, delikanlı duruşunda da değil, keş bir kadının sefil hayatından uman-bekleyen, kirli sakal ve takım elbisesine bakılırsa, Kurtlar Vadisi’nden rajon karakter firarisi, tüm imge-imajlarından soyutlandığı ân ise Marquis de Sade’ın felsefesindeki karakterleri hatırlatan gencin durumu? Ülkemin durumu gibi yoz ve sefil, facia bir manzara arz ediyordu…
Peki ya benim durumum neydi?..
Batı’nın sefil felsefelerini benimsemiş küresel baronların yeşil dolarları ile keş Anası tarafından doğurulup büyütülmüş, NATO zihniyet ve iradesine ayak uydurulmuş çakma delikanlıların, uzun gölgeli çakallıkta “Usta” liderlerinin pozlarıyla özdeş profil ve kimlikleriyle, kont gerillacı birim ayakçısı veya tetikçi kalemlerinden yazar çizer biri mi olmalıydım? Veya..
Sûretine bakılınca Hakka dair kurtuluşuna “imdat!” çığlığı attırabilecek KİM’in çırağı mı olmalıydım?..
Tercihimizi kimden yana yapmışsak nihayetimizi de zaman gösterecektir.










