BAĞLILIK GÖSTERİLERİ VE HAM ÖFKE!
Aydın Alkan
Devlet Bahçeli’nin çıkışı sonrasında Ankara Tusaş’taki gibi bir provokasyonun geleceği belliydi.
Hedefi belirleyen ABD, icra eden YPG-PKK…
Bu noktadan sonra, “topraklarımızdaki sorunlarımızı kendi kendimize çözme iradesi”ne dinamit koymak isteyen “müttefik” görünümlü Esas Düşman ABD ve bölgemizdeki aparatı İsrail cephesinin Abdullah Öcalan‘ın hayatına kastetme ihtimâli göz ardı edilmemeli!
Yekten “gebersin!” deyiveren anaları anlarım!
Destursuz “Amerika da yapsa eline sağlık!” deyiveren, sahte öfke göstericisi sözde “keskin milliyetçi”, özde ise “yozkurt”laşmışlara “çüş!” derim.
Öyle ya;
Bu topraklarda Amerikancılık;
Milliyetçisine, Kemalistine, İslamcısına ve Solcusuna hep bu “ham öfke” ve “yüzeysel bağlılıklar” üzerinden sindirildi, yürütüldü.
Liberalizme, Amerikancılığa, İsrailciliğe karşı olduğunu zannederken; nasıl Liberal çapulcu, Amerikancı ve İsrailci politikaların unsuru olundu, hatırlayın!
Din, Vatan, Millet, Toplum ideallerine “medya” üzerinden sızan “yönlendirici” dehâyı ıska geçmeyin!
Batı ve politikalarını yürütenler bir KART gösterdiğinde, “kırmızı görmüş” boğa gibi refleks vermek, inandığı değerlere samimi bir şekilde bağlı olduğunu iddia eden hiçbir ferde yakışmaz. “İyi niyet”, “samimiyet” ESAS DÜŞMAN’a yol verdiğiniz gerçeğini örtmediği gibi, kör bağlılığınız da “değer sahibi” olduğunuzu göstermez!
İktidarın, mevcut kadroları ile artık toparlaması mümkün olmayacak bir şekilde -toplumu Batı politikaları lehine idare edebilmek için- paramparça ettiği ve kendi içerisinde birbirine karşı düşmanlaştırdığı kesim, parti, örgüt, dernek, yapı ve aile içi yarılma, artık son safhasına gelmiş duruma.
“Son safha”?..
Yok oluş!
Adı kalmış “Türk”ün, değerler sisteminden soyunmuş olarak ucubeleşmesi!
Toplum, bizzat iktidar ve troll bileşenleri tarafından bu “sahte kutuplaşma” gemisine bindirildi ve şimdi ruhta paramparça olmuş bir şekilde, aynı gemide “birleşip-bütünleşme” hayallerine maruz bırakılıyor.
Tek başına iktidar mı sorumlu bu kutuplaşmadan?
Hayır!
Ham öfke gösterileri altında “bağlılık” iddia ederken sen de!
*
Sayın Bahçeli’nin, “Türk ile Kürtlerin birbirini sevmesi tarihi bir vazifedir. Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir. Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir.” sözleri, Anadolu ve Anadolulu değerlerine hitâb ediyor.
Ama…
Mevcut şartlar, güzel söz ve örselenen değerler etrafında nasihat etmekten ziyâde;
ANADOLU İÇİN DOĞRU TAVRI, HİÇBİR KINAYICININ KINAMASINA BAKMADAN İCRA ETMEKten geçiyor.
Bunun için önce, İLK ÖNCE, bize DELİ GÖMLEĞİ olarak giydirilmiş NATO’DAN ÇIKMAK GEREKİYOR.
Ne diyordu Kumandan Salih Mirzabeyoğlu;
“Halka sorulacak şeyler var; sorulmayacak şeyler var!”
Yeter ki, altından BOP politikalarınız çıkmasın!










