ÜNSAL ZOR’UN ŞEHADETİ VESİLESİYLE KAMUOYUNA DUYURU
Atlantik terör yuvalarının gerçekleştirdiği bir saldırıyla 25 Mart 2015 tarihinde katledilen, İslâm tarihinin en büyük şehitlerinden biri olan Ünsal Zor’un şehadeti vesilesiyle kamuoyuna zarurî bir açıklama:
“İBDA-C” tabiri bütün bir faaliyeti ifade etmez.
İBDA fikir ve aksiyon sistemine bağlı olarak faaliyet gösteren bütün gurupların ortak adıdır “İBDA-C”.
Hâliyle İBDA’ya bağlılık iddia eden tüm gurupların faaliyeti müstakildir ve faaliyetleri, hatasıyla sevabıyla kendisini bağlar.
İdeolojik ve siyasî olarak kabûl etmediğimiz bir faaliyet yüzünden “toptancılık” mantığıyla bizim de o faaliyet içinde gösterilmemiz doğru değildir ve kabûl etmiyoruz.
İfade ettiğimiz üzere İBDA’ya muhataplık iddia eden her grup kendi faaliyetinden sorumludur ve hatası ve sevabıyla o faaliyet, yapana aittir.
Bizim veya başka bir grubun, taraftar olmadığı bir faaliyetin tarafıymış gibi gösterilmesi cahillikten veya daha kötüsü art niyetten kaynaklanmaktadır.
İlgili faaliyet üzerine değerlendirme yapacaklarına, tüm İBDA mensuplarını “İBDA-C” torbası içine koyarak aynı kefede değerlendiren bu art niyetlileri, “Atlantikçi-Natocu” bireyci pis hedonist BATICILAR olarak not ettiğimizi de söyleyelim.

Bir yanda, hegemonyası ve tek kutuplu dünya düzeni yıkılıp, çağı kapanan neo liberal Atlantik kampı; diğer yanda, milenyumu başlayıp, çok kutuplu yeni dünya düzenini adım adım kuran toplumcu Avrasya güçleri.
Bizim için gerçek kutuplaşma budur; ve, “yeni bir dünya” kurulurken, kurulan bu yeni dünyada, en güçlü nükleer silâhtan daha güçlü fikir silâhımızla yer almak mücadelemizin muhtevasıdır.
Bizler, esas kutuplaşmayı unutturacak sahte kutuplaşma tuzakları içine düşmeyecek ve İBDA-Adımlar çizgisinin bu tuzakların içine çekilmesine geçit vermeyeceğiz.
Devrimci öfke ve enerjimizi, Türkiye Cumhuriyeti’ni 23 yıldır ekin tarlasına dadanmış yaban domuzları gibi yağmalayan, hakikatte korkakların en korkağı, namussuzların en namussuzu, ne iki yüzlü birer münafık oldukları alınlarından okunan, insanımızın zihninin ırz düşmanı, BOP taşeronu suç örgütlerinin muhalefetteki unsurları da dahil olmak üzere, üzerlerine yönlendireceğiz.
Mücadelemizin hedefi budur.
Kamuoyuna açıkça söylediğimiz şudur: Biz, biziz…
Biz, İBDA-Adımlar’ız; bizi başkalarıyla karıştırmayın…
Bizi, başkalarının yaptıklarıyla değil, bizim yaptıklarımızla takip edin. Biz, her hangi bir torbaya sığmaz ve kategorize edilmeyiz…
Sonuç olarak; ADIMLAR’a yapılan Atlantik menşeli saldırıyı, İBDA Mimarı, “BU YENİ İMÂN GENÇLİĞİNE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR.” diye değerlendirmiş, bu değerlendirmesiyle de ADIMLAR’ın misyonunu ve devrimci görevini de işaretlemişti.

Şehadetinin yıldönümünde Ünsal ZOR’un yoldaş ve gönüldaşları ve İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’nun “gerçek delikanlıları” olarak bizim için;
Mezar taşları kazara mı, bilerek mi kırıldı, bir önemi yok.
2013 Haziran ayaklanması sırasında “bakara-makaracılar” tarafından tezgâhlanan, “Allahsız komünistler, pis Kemâlistler camide bira içti, halılara pisledi… Yarı çıplak “deri giyimli bir grup devrimci”, talihsiz Zehra’yı yere yatırıp üzerine işedi” benzeri kışkırtmalara kapılacağımızı, lâik-anti lâik sahte kutuplaşmasıyla BOP taşeronu suç şebekelerine MİLİSLİK yapacağımızı düşünenler varsa, avuçlarını yalarlar.
Bizim işimiz taşlarla değil, Saddam’ı, Kaddafi’yi, Suriye’yi, Ünsal Zor’u, Salih Mirzabeyoğlu’nu katleden ve perde arkasında İsrail’le her türlü işbirliğini yaparak Gazze’ye, imâna, vatana, bayrağa ve millete ihanet eden BAŞLARLA.
Bu başlara karşı, sokak sokak meydanlara inen Anadolu ahalisi bizdendir, biz de onlardanız.
İBDA-ADIMLAR











Neler oluyor şaşkınlık içerisinde izliyorum Cami içerisinde kendisine Anadolu büyük doğu akıncıları ismini veren bir grup polis ile Cami içerisinde top oynuyor polis ile güreş tutuyor neredeyse AKP’nin bayrağını dalgalandıracak konuma gelmişler 23 yıldır ülkeyi soyan ülkenin resmen ırzına geçen Büyük Ortadoğu Projesi eş başkanı ve hatta birkaç tane Yahudi cesaret madalyası ödüllü olan sahte Müslüman sahte İslamcı Erdoğan ve hırsız yandaşlarının sarayını korumak için Bunlar yapılıyorsa yazıklar olsun Biz akıncıları 80’li ve 90’lı yıllarda çok iyi tanıyoruz onlar dik durarak işkenceler görerek hapislerde Hatta çürüyerek sloganlarıyla devleşmiş insanlar idi benim yıllar önce çok tanıdığım ibd-a militanı arkadaşlarım var Onlar çok bedel ödediler hapislerde çürüdüler işkenceler gördüler ancak şimdilerde kendisine Akıncı falan diyen Salih mirzabeyoğlu’nun yolunda yürüyorum diyen bazı gruplar bunların birçoğu herhalde Erdoğan ve AKP’ye biat etmişler veya AKP Gençlik Kolları üyesi olabilirler kendilerine bir yol çizmişler Saray AKP Erdoğan sahte İslamcı rejimini ayakta tutmak için sokağa dökülen eylem yapan devrimci insanlara muhalif kesimlere saldırıya geçeceğiz onları asacağız keseceğiz diye slogan atıyorlar ve cami içerisinde oligarşinin AKP’nin sarayın biat etmiş polisleriyle top oynayıp dans edip Halay çekiyorlar gerçekten Düzenli bir değişti devir mi değişti ortam mı değişti Bir türlü karar veremiyorum maddiyat ve para makam ve rütbe insanları da militanları da Fedaileri de demek ki değiştiriyor günümüz çok tehlikeli Arkadaşlar en devrimci en militan dediğimiz insanlar bile birkaç gün içerisinde parayı ve makamı görünce dönek oluyor Fırıldak oluyor 23 yıldır ülkenin ırzına geçen Erdoğan’ın Saray dikder rejimini korumak Akıncılara mı düştü