SONBAHAR SARHOŞU
Burhan Hâlit KOŞAN
Bizler, adaletsizlik ve zulüm mevsiminde açan mor kardelenleriz. Söyleyeceklerim var!
Psikopat bir rejimin kurbanları olduğumuz hâlde, hayalî bir kum torbasına yumruk atıyor ve tatmin oluyoruz. Mukaddesatımıza, örfümüze, değerlerimize ve erdemlerimize yasalarla saldırıldığı hâlde, görünmez bir savaşın mağdurları olduğumuz hâlde, kahramanların kanı üzerinden tatmin oluyoruz. Sis perdesini büyüten ve dar kapsamdaki haberlerini askerî angajmanlarla süsleyen uysal gazetecilerin kuyruğuna takıldığımız hâlde, yalanlarla tatmin oluyor ve palavralarla mutlu oluyoruz. İnkâr ve dikkat dağınıklığı uykusunun müdavimleri olduğumuz hâlde, uyanıkları suçluyor, uyananları iğneliyor, tekmeliyor, tatmin oluyor ve rahata eriyoruz. Trajedinin içinde olmamıza rağmen, mutluluktan uçuyor, neşe saçıyoruz.
Bizler, adaletsizlik ve zulüm mevsiminde açan mor kardelenleriz. Söyleyeceklerim var!
Görünmezlik pelerinin içindeki kural koyuculardan finans desteği alan politikacı serkeşler, şeceresi bozuk gazeteciler, sütü bozuk bürokratlar kendi kendilerinin bütçelerini bile idare edemezlerken, her biri milletin ekonomisine hükmediyor. Bu alçaklar, kural koyucuların faili olduğu canice cürümlerini örtbas ettikleri hâlde, “devlet sırrı” adı altında şaşırtmaca yöntemlerine, çarpıtma yollarına ve karartma terminolojisine başlıyorlar. Kural koyucuların, yani İsrail, ABD ve İngiltere’nin menfaatleri için tahrifat yaptıkları hâlde, “propagandanın özü tekrardır” düsturunca yalanı pazarlıyor, safsatayı satıyor ve karartma terminolojisinin bin bir tekniğiyle saldırıya geçiyorlar. Allah, elbette ki, sefaleti, şatafat diye pazarlayan devletin belâsını verecek… Devleti olmayan, bayrağı olmayan yoksul bir Türk’üm!
Bizler, adaletsizlik ve zulüm mevsiminde açan mor kardelenleriz. Söyleyeceklerim var!
Orwell’in terminolojisiyle, “Savaş barıştır, özgürlük köleliktir, cehâlet güçtür” tespitlerinin ân be ân geçerli olduğu bu pasaklı çağın, bu modern çağın aykırı çocukları, direnişin emzirdiği masum yetimleriz. Vahşete katılım sağlayan ve katliamlara gözcü olan CENTCOM gibi bir yapının Gazze bölgemizde görevlendirilmesini alkışlayan ahâlimiz, Amerika’nın terörizme, vahşî katliamlara, saldırganlığa, savaşa uyum kültüründen habersiz. ABD derin devletinin, Yahudilerin elindeki bir rehine olduğundan habersiz. Amerika’nın terör, şiddet, barbarlık kültürüne göre hareket ettiğinden habersiz. Amerika’nın barışa ve dostluğa değil, vahşete, savaşa, canice cürümlere eğilimli olduğundan habersiz. İsrail’in Amerika tarafından değil, Amerika’nın İsrail tarafından yönetildiğinden habersiz. Algısı, anlayışı ve zihniyet seviyesi ağlanası olan ahâlimizin bu durumu iç açıcı olmadığı gibi, aynı zamanda sonbahar sarhoşu olduğunu da belirtmeye mecburum. Fikir birliği için, bilgi birliği şart!
Bizler, adaletsizlik ve zulüm mevsiminde açan mor kardelenleriz. Söyleyeceklerim var!
Ana akım medya yazarları, yerel nizâmın yönetici klikleri, ABD zihniyetinin her bir hakikati her bir gerçeği “bulanıklaştırma ve çarpıtma” tekniğiyle dönüştürdüğünden, kararttığından ve odağından çıkardığından habersiz. Kural koyucu (İngiltere, İsrail, Amerika) ülkelerin, insanlığın dikkatini Bolu F tipi başta olmak üzere, Cakarta, Bağdat ve en son Gazze’de işlenen vahşete, işkenceye ve katliamların trajedilerine değil, “maliyetlerine” yönelttiğinden habersiz. İstismar amaçlı duygusal ve dokunaklı haberlerle Rusya düşmanlığının enjekte edildiğinden habersiz. Tel Aviv bağlantılı espiyonaj faaliyetlerini icra edenlerden habersiz. Her tarafı dökülen ve çürüyen külüstür rejimin zihniyet paradigmalarının mürteci, sivri akıllı aydınlarının “şizoafektif” ve en akıllısının üçe kadar sayabildiği danışmanlarla birlikte her birinin Cahmps Elysees (Şanzelize) meftunu, Londra ayyaşı olduğunu belirtmeliyim.
Bizler, adaletsizlik ve zulüm mevsiminde açan mor kardelenleriz. Söyleyeceklerim var!
Medya ve propaganda hakkında, “Aslanlar kendi tarihçilerine sahip olana kadar, av tarihi her zaman avcıyı yüceltecektir” Afrika atasözü kadar derleyici, toparlayıcı başka bir ifade kalıbı var mıdır; cidden bilmiyorum. Medya ve siyasette zamanlama çok önemlidir; özellikle savaş söz konusu olduğunda zamanlama daha da önem kazanır. Anadolu iklimini yazıları ile zehirleyen, karikatür ve görüşleri ile kana bulayan ana akım medya, Amerika’nın işlediği vahşetlere bin bir bahane bulduğu ve çırılçıplak gerçekleri perdelediği malûmunuzdur.
Bizler, adaletsizlik ve zulüm mevsiminde açan mor kardelenleriz. Söyleyeceklerim var!
Âlemlerin Rabbi’ne şükürler olsun ki, ufuk ötesi kabiliyetimiz ile perdeleri aralayabiliyor ve ahâlimizin yüreğini parçalayan karmaşık ağları çözebilen kalbimizle panzehir olabiliyoruz. Yerel ve küresel ana akım medyanın Gazze için, “soykırım, soykırım değildir” palavralarına karşı mini minnacık da olsa direnişin sesi olabiliyoruz. Amerika, İngiltere, İsrail’in bitmeyen ve sonu gelmeyen katliam, vahşet ve saldırganlıklarıyla yüzleşmemiz gerektiği konusunda ısrarcıyız. Sonbahar sarhoşu olan aziz milletimizi gaflet uykusundan uyandırmak, manevî iflâstan dönmesi için müdahil olmaya mecburuz. Gözümüzü saatimizden değil, takvimin yapraklarından ayırmayalım.
Üstad’ın, “İhtilâller, kıtalararası olacak” tespitinde belirttiği sürece girdik!
Her ne kadar İsrail, toprak genişlemesi ve akabinde ülkelerin yönetimlerini tamamen eline alacak olsa da vekâlet savaşlarının sonuna geldik; hakikî savaş kapılarının ardına kadar açıldığı süreç başladı. Vakti ölçen omuzu kalabalıklar ve politikacılar değil, kurtuluşu için savaşan halktır. Dünyanın bütün halkları Gazze öznesinde birleşirken, devletler ve ülke yöneticilerinin ise İsrail’in emrine girdiklerini ve “Siyonizm”in müşterekliğinde birleştiklerini söyleyebilirim. Bu bir melodram değil, gerçeğin çırılçıplak ifadesidir. Yeryüzünün hemen hemen her bir devleti ve yönetici kliği, İsrail’in görevlendirdiği sömürge yönetimleridir.
Bu sürecin, dünyadaki her bir halkın, kendilerini, Yahudilerin esaret altına alan sömürgeci yönetimleriyle kapışmaya sürükleyeceğini ve iç kargaşaların yaşanacağı günlerin tohumu olduğunu düşünüyorum. Evet, yönettikleri halka düşman olan yönetimler, yönettikleri halkı İsrail başta olmak üzere, İngiltere ve Amerika namına esaret altında tutmalarının bedelini öyle veya şöyle ödeyecekler.










