KOSOVA’DA BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI
Ulaş Tunca
2010 yılında Kosova Eğitim Bilim Teknoloji ve İnovasyon Bakanlığı’nın çıkarttığı kılık kıyafet yönetmeliğine göre, ilkokul-ortaokul ve liselerde kız öğrencilerin başörtüsüyle eğitim almaları yasaklanmıştır.
Eğitim Bakanlığı “MASHTI”nin bu yasağına karşı, Kadınlar Meslekî Gelişim Ağı Derneği “Arrita” nın, son dört yılda yoğunlaşan ve başörtüsü taktığı için okullarından uzaklaştırılan kız öğrencilerin ve okula gitmesi engellenen kız çocuklarının şikâyetlerinin artması ve mağduriyetleri gerekçe gösterilerek Kosova Yüksek Mahkemesi’ne yapmış oldukları itiraz reddedilmiş ve mahkeme tarafından başörtüsü yasağı onaylanmıştır.
Anayasaya ve ilgili yönetmeliğe atıfta bulunan Yüksek Mahkeme kararın gerekçesinde, din ve inanç hürriyetinin güvence altında olduğunu fakat, lâiklik ve devletin tarafsızlığı gereği dinî hürriyetleri sınırlayabileceği, ayrıca Kosova Eğitim Bakanlığı’nın üniversite öncesi eğitimde, öğrencilerin davranış ve giyim kurallarını belirlemede yetkili olduğunu vurgulamıştır.
Kosova İslâm Birliği’nin “BIK” başörtüsünün inancın bir gereği olduğu ve eğitim hakkının inancından vazgeçme şartına bağlanamayacağını defaatle belirtmesi ve bu mağduriyetlere karşı yapmış olduğu itiraz ve talepler karşılık bulamamıştır.
Nüfusunun yüzde 90’dan fazlasının Müslüman olduğu Kosova’da yaşanan bu hâdise, bu meselenin ileriki zamanlarda başörtüsünün kamuda tamamen yasaklanmasına ve başka sahalara doğru genişleyebileceğini göstermektedir.
Kosova ile Türkiye arasındaki ilişkilerin en yoğun ve sıkı olduğu bir dönem olan 2010-2014 yıllarında böyle bir kararın alınarak uygulamaya konulması ve günümüzde yargı kararlarıyla bunun onanması oldukça düşündürücüdür.
Kosova’lı Müslümanların kâhir ekseriyetinin desteğini alan ve bu meselede “kurtarıcı” olarak görülen Vetevendosje Hareketi Partisi Lideri ve Başbakan Albin Kurti’nin başörtüsü meselesiyle ilgili geçmiş tarihlerde yapmış olduğu açıklamaları hatırlatarak, onun da bu yasağa karşı olmadığını bilâkis başörtüsü yasağını savunduğunu ve desteklediğini söyleyebiliriz.
Albin Kurti’nin Başbakan olduğu dönemde başörtüsü yasağı ile ilgili yapmış olduğu açıklama: “Benim görüşüm, vatandaşların kamusal yaşamında başörtüsü ve diğer dini unsurlara yasak olmaması gerektiği ve özgür olmamız gerektiği yönünde. Fakat ben de 16 yaşının eşik olması gerektiğini söyledim… 16 yaşını pek çok şey için ve başörtüsü takmak için eşik yaşı olarak görüyoruz.”
Kosova’daki Türk’leri temsil ettiğini iddia eden ve başörtüsü meselesiyle ilgili cılız ve yetersiz açıklamalarda bulunan Türk Partisi yetkililerini de ibretle takip etmekteyiz.
İdarî yönetmeliğin iptal edilmesiyle basit ve çok kolay bir şekilde hâlledilebilecek olan bu mesele birtakım Kosova’lı politikacılar ve klikler tarafından istismar edilmektedir.
“Gürültü Kirliliği Yasası” adı altında ezan seslerinin susturulmaya çalışılması gibi başörtüsü yasakları ve sair sebeplerle Müslümanların yaşam tarzlarına ve inançlarına yönelik müdahaleler hiçbir şekilde kabûl edilemez.
Müslümanlara 28 Şubat’ları yaşatmak isteyenlere karşı, Müslümanların mağduriyetlerinin giderilmesi ve Allah’ın emri olan başörtüsünün ve İslâm’ın istismar edilmemesi adına meselenin kökten çözümü, yüzde 90’ın üzerinde Müslüman bir nüfusa sahip olan Kosova’nın yeni bir ruh ve fikir anlayışıyla “yeni bir nizâm”a, kendi nizâmına doğru adımlar atması ve yeni bir anayasa ile tüm bu istismarların önüne geçmesinde yatmaktadır.
KOSOVA’DAN ENSTANTANELER:















