İMAMOĞLU İDDİANAMESİ; TAM YUMRUĞU ATACAKKEN…
Alâaddin Bâkî AYTEMİZ
İki kişi kavga ediyor… Biri diğerini dövüyor da dövüyor… Sonra bu dayak yiyen kendini toplayıp tam da öbürüne vurmaya başlayacakken, bu başlıyor, “kavga etmeye ne gerek var, hepimiz kardeş değil miyiz” demeye…
İmamoğlu iddianamesi, bize, Kumandan’ın yukarıda anlattığı tabloyu hatırlattı.
*
“Bu yargılama süreci Türk siyaseti açısından bir milat. Böylece artık siyasetin finansmanı adına belediyeler veya başka kurumlar üzerinden yasadışı yollara başvurma ve pervasızca parayla siyaseti ele geçirme devri de bitmiş olacak.”
Yıllardır belediyeleri rant kapısı olarak kullanan AKP’nin kalemşörlerinden Mahmut Övür böyle demiş… Söylediklerinin içinde esasında zımni bir itiraf da var, merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söylermiş hesabı…
Yıllardır belediyeleri iktidara gelmek ve sürdürmek için para kaynağı olarak kullanan AKP, şimdi aynı şeyi bir başkası yapınca yaygarayı koparıyor…
Erdoğan Başbakan olmadan önce, “Biz bu gazeteyi (Yeni Şafak) Erdoğan’ı başbakan yapmak için çıkarıyoruz!” diyen Albayraklar hakkında, 30 sene önce, İstanbul Belediyesinden aldıkları ihaleler için yazılmış iddianame şöyle haber yapılmıştı:
“Albayraklar soruşturmasını tamamlayan İstanbul Cumhuriyet Savcıları Erolcan Özkan, Rasim Işıkaltın ve Hüseyin Yıldız; Mustafa Albayrak, dönemin İSKİ Genel Müdürü Veysel Eroğlu ve Erdoğan’ın danışmanı Necmi Kadıoğlu’nun da aralarında bulunduğu 70 sanık hakkında “çete”, “zimmet” ve “dolandırıcılık” suçlarından dava açtı. Sanıkların 3 ile 75 yıl arasında değişen ağır hapis cezalarına çarptırılmasının istendiği iddianamede, Erdoğan’ı “geleceğin başbakanı” yapmak amacıyla çete oluşturulduğu ifade edildi. Organize olarak ihalelere fesat karıştırıldığı ve şartnamelerin Albayraklar’ın menfaatleri doğrultusunda hazırlandığı iddia edilen iddianamede, ‘Siyasal ve sosyal görüşten kaynaklanan bir amaçla, cürüm işlemek için devasa bir teşekkül oluşturuldu’ denildi.”
*
Şimdi ortaya çıkan İmamoğlu iddianamesi de Albayraklar hakkındaki iddianameden 30 sene sonra, zamanında Albayraklar’a yöneltilen suçlamaları ayniyle İmamoğlu çevresine yöneltiyor…
Buradaki esas mesele, bizi ilgilendiren esas dava, kendi aksiyonumuza malzeme teşkil edecek husus: AKP, kendi yaptıklarını ve yapacaklarını söyleyerek iktidarda kalabilme umudunu kaybetmiş durumda. Geriye yalnızca rakibinin kendisinden daha kötü olduğunu propaganda etmek ve yasaklayarak önünü alabilmek kalıyor. Bu da toplumda AKP’nin rıza üretemediğinin, karşılığının ve meşruiyetinin kalmadığının göstergesi…
AKP’nin yüzündeki makyajın silinerek sahteliğinin artık görünmeye başlamış olması bizim için esas kazanç. Tam bağımsızlık mücadelesinde, AKP’nin sahte İslâmcılığı ve sahte anti-emperyalizminin tamamıyla ifşa ve tasfiye olmasıyla yeni mevziler kazanma, yeni imkânlar elde etme şartları oluşacatır.
Şartlar Türkiye’yi tarihi misyonunu ifaya zorlarken, aynı şartlar, bu misyona denk düşmeyenleri tasfiye ederken, lâyıkların da yolunu açacaktır.
Adım adım Büyük Doğu’ya, tam bağımsız Anadolu’ya…
(Kapak fotosu, 2019 senesinde İmamoğlu’nun seçim çalışmaları kapsamında Albayrak Medya Grubu’nu nezaket ziyareti esnasında Albayrak Grubu Yönetim Kurulu üyesi Nuri Albayrak’la yaptığı görüşmeden.)










