UKRAYNA CEPHESİNDE SON DURUM

Rusya, Bolgorod’a yapılan saldırıdan sonra Ukrayna’daki NATO ve bağlantılı hedefleri daha içlerde vurmaya başladı.

Kiev, Harkov ve Zhytomyr hatlarına kapsamlı bir stratejik bombardıman düzenlendi.
Kiev en büyük hedefti ve savaş boyunca yaşanan en büyük bombardımanlardan birine sahne oldu.
24 Tu-95 ağır bombardıman uçağı, 5 Tu-22 stratejik bombardıman uçağı ve 12 MiG-31 jeti bombardımana katıldı.
Rus Karadeniz Filosu seyir füzesi atışları düzenledi.
İskender taktik balistik füze atışları da yaşandı.
Kamikaze İHA sürüleri de Kiev’e saldırılar düzenledi ve Ukrayna boyunca dolaşarak hava savunma ateşini üstlerine çekti.
Yaklaşık 180 seyir füzesi, 20 Kinzhal hipersonik seyir füzesi, 24 Kalibr seyir füzesi, 10 İskender taktik balistik füzesi ve 100 kamikaze İHA saldırıya katıldı.
Seyir füzeleri sürekli rota değiştirerek hedef şaşırtmaya devam etti.
Ortaya çıkan Ukrayna hava savunmasına da hem Kinzhal ile hem de anti radyasyon füzeleri ile Ukrayna sınırında uçuş yapan Su-35, MiG-31 ve Su-57 jetleri sayesinde imha edildi.
Harkov’daki ve Zhytomyr’deki bazı yeraltı cephanelikleri, askeri araç bakım onarım ve ikmal rotaları ile NATO personeli hedef alındı.
Kiev’deki saldırı ise görülmemiş ölçüde şiddetliydi.
Kiev’de yeraltı ve yer üstü büyük birkaç cephanelik kompleksi ve yeraltı araç depoları ile üretim tesisleri imha edildi.
NATO personelinin kaldığı bazı binalar, SBU ve GUR istihbarat birliklerine ait tesisler, askeri üsler özellikle de yeraltı komuta tesisleri ile enerji altyapısı hedef alındı.
Bölgedeki hava üsleri de vurularak Storm Shadow ve SCALP seyir füzesi sevkiyatları da imha edildi.
Sıkı sansüre rağmen onlarca farklı hedefin vurulduğu halk tarafından çekilen görüntülerle de ortaya çıktı.
Kiev’deki ana komuta, üretim, NATO sevkiyatları ile cephane stokları olası Rus karşı saldırısı için öncü olacak denebilecek şekilde vuruldu ve ağır kayıp var.
Kiev hava savunması büyük oranda etkisiz kaldı. Çok az hava savunma tepkisi yaşandı ve büyük oranda hava savunma gafil avlandı.
Açığa çıkan Sovyet yapımı 7 batarya ile 2 NATO yapımı bataryanın imha edildiği bilgisi var.
İmha olan hava savunma sistemleri arasında 1 NASAMS ve 1 IRIS-T hava savunma sistemi ile AN serisi NATO radarlarının da olduğu bildiriliyor.
400 kadar Ukrayna personel kaybı var.
3 farklı bölgede 150’ye yakın NATO personelinin ve istihbarat elemanının öldüğü, aralarında generallerin de olduğu 15 kadar hem Ukrayna hem de NATO mensubu üst düzey subayların öldüğü bildiriliyor.
Polonya’ya kapsamlı yaralı tahliyesi yapıyor. Ukrayna sınırında Medevac helikopter hareketliliği var.

Siyasî gelişmelere de göz atacak olursak:


Zelensky’nin The Economist’e verdiği röportajda resmi seferberlik yaşını 27 yaşın altına düşüreceğini ve sonuna kadar her ne şekilde olursa olsun savaşın ve askere alımların devam edeceğini söyledi.
Seçim yapmayacağını ve bu olursa sanki artık devam ediyormuş gibi söylediği karşı saldırının sona ermesinden endişe ettiğini ve çatışmayı Kırım’a Rusya içlerine taşıyacağını da ilan etti.
Kendileri desteklenmezse Rusya’nın savaşı batıya taşıyacağını ve Avrupa’yı ele geçirebileceğini ilan etti. Ayrıca Harkov, Dnipro, Zaparojya, Herson ve Mykolaiv gibi şehirlerde de savaşacaklarını söyledi.
Klasik tehditler, hakaretler ve büyük başarı laflarının dışında kritik olan kısım şu henüz Rusya’nın oldukça uzakta olduğu şehirlerde savaşa devam edeceklerini söylemesidir.
Zelensky savaşın başından beri ilk kez doğudaki ve güneydeki mevcut cephe hatlarından çok uzaktaki şehirleri sonuna kadar savunacaklarını ilan ediyor.
Bu söylem açıkça Ukrayna’nın savaşı kaybettiğini, karşı saldırının kesin olarak facia ile sona erdiğini ve benzer bir saldırının artık bu asker stokları ve ekipman krizi ile pek mümkün olmadığını, er yada geç cephenin çökeceğini ve büyük şehirlerde kadın erkek yaşlı demeden son savaşı verip savaşı olabildiğince uzatmak istediklerini de batı kamuoyuna bir kez daha ilan ediyor.


Bunu başka bir haberle daha birleştirmek gerek.
İngiltere çeşitli Avrupa ülkeleri ile daha doğrusu Doğu Avrupa’daki savaş yanlısı müttefikleri ve birkaç katılımcıyla birlikte ABD bir şekilde geri adım atarsa, Trump seçilirse veya başka bir savaşla ilgilenmek zorunda kalırsa kendi ortak kaynaklarıyla Ukrayna’yı sonuna kadar destekleyecek bir mekanizma geliştirme kararı aldı.
ABD zaten Dinyeper merkezli son savunma hattı oluşturmak istiyor. İngiltere ve müttefikleri sonuna kadar savaştan yana ve her bir karışı olabildiğince uzun süre tutmak istiyor.
Zelensky’nin bu açıklaması İngiltere’nin de uzun bir savaş için herkesi doğudaki ateş çemberinde heba etmek yerine seçkin birliklerin, aşırı sağcı grupların, askeri istihbaratın ve NATO personelinin denetiminde büyük bir halk direnişi konsepti hazırlayıp savaşın en kötü ihtimalle Dinyeper’de çıkmaza sürüklenmesini istiyor.
ABD’nin Ortadoğuda veya Uzakdoğuda yeni bir çatışma ile dikkati daha da beter dağılır ve zaten azalan yardımları tamamen kesilirse üstüne de Rusya ile irtibatı arttıracak bir Trump dönemi tekrar başlarsa diye alternatif tedbirler almak İngiltere tarafından isteniyor.
Aslında bu sadece İngiltere’nin değil Hillary’nin MI6 CIA kliki ve Pentagon ile askeri sanayi kompleksindeki İngiltere ile ortak hareket eden ekibinin bir isteğidir.
Hillary ve savaş yanlısı demokratlar olası cumhuriyetçi idaresine karşı bir alternatif hazırlamaya çalışıyor.
Ukrayna’nın askeri stoklarına gereken cephaneyi bulmak içinse Nuland’ın bizzat giderek uyardığı Pakistan ile hali hazırda İHA’dan zırhlı araca kamuflajdan topçu mühimmatına kadar her şeyi yollayan Türkiye en ideal seçenekler olarak beliriyor.

İki kötü ekonomi ve batı yanlısı yozlaşmış idareci bolluğu ile bu gayet mümkün. Eurofighter veya F-16 alımı için de uğraşıp duran Türkiye bilhassa oldukça uygun askeri stok kaynakları olarak kullanılabilir. Bu iki ülkeden paralı asker getirtme çabası da tekrar somut hale getirilebilir.
Özellikle yaz aylarında potansiyel bir Türk Lejyonu kurulması için yoğun çabalar yapılmış ancak Rusya’nın karşıtı yanıtı ve batının bu konuda özellikle iletişim ve istihbarat açığı riski nedeniyle pek istekli olmaması ile ilerleyememişti ancak en kötü senaryo gerçek olursa denenebilir.
Suriye’den muhalif getirilmesi denenmiş ancak kötü performans ve istihbarat açığı ile cephe performansları ve genel maliyet açısından faydadan çok zararları olduğu gerekçesiyle reddedilmişti.
Türkiye’de sistematik olarak arttırılan doğu karşıtı ırkçı söylemler ve aşırı militarizm ile NATO güdümlü Turan hayalleri ve hayatından bezmiş parasız gençler düşünülünce bunun için yüz binlerce gönüllü bulmaları işten bile değil.
İngiltere Karadeniz’de intikam istiyor başaramadığı Türkiye ve Rusya çatışmasının bir yenisi için yolu açmaya çalışıyor. Rus Karadeniz Filosu ve diğer Karadeniz hedefleri için güneyden yeni saldırı riski de aşırı derecede artıyor.
Bu yıl ve sonrasında NATO, Ukrayna’yı daha fazla desteklemek için TSK stoklarını görülmemiş ölçüde kullanmaya çalışacak, Türkiye’nin kuzey kıyıları da MI6 GUR faaliyetlerinin daha yoğun saldırı ve üs sahası olacak. Ukrayna ve İsrail’i rahatlatmak için Rusya ve İran ekseni ile çatışma ihtimalleri için süreç hazırlanmaya ve yeri geldiğinde de ortaya çıkarılarak önlenemez bir askeri kriz sağlanmaya çalışılacak.
Süreç kontrolden çıkarsa sürmekte olan kontrolü yıkımın kontrolün batı kaybedebilir ve doğunun etkisi yükselebilir.

Hillary Nuland ikilisi İngiltere ve Doğu Avrupa hattı ile sonuna kadar savaş sürecini seçim kaybedilse bile sağlamakta kararlı. Demokratlar ve onlara bağlı askeri istihbari klikler bu konuda kararlı ancak onları kendi saflarında olan ve endişelendiren bir kişi var ve o kişi de Obama.
Obama, Hillary’nin gölgesinde kalsa da arka planda ABD’nin iç ve dış siyasetinde Biden yönetimini kontrol eden ancak pek dikkat çekmeyen figürlerden biri ve Hillary’nin bazı çılgın kirli bomba sahte bayrak saldırısı planlarını önlemekte etkisi olmuştu ancak Obama da çok fazla savaş karşıtı olan biri değil yaşanan krizde kendisinin de payı var.
Obama’nın tek farkı biraz daha makul yaklaşması ve cumhuriyetçilerle de el altından temasları olması ve kritik bir büyük çatışma sürecinde Hillary’nin elini zayıflatacak bir hançer olmasından Hillary endişe ediyor.
Obama’nın aşçısının villanın havuzunda ölü bulunması ve son 20 yılda tamamen karanlık bir yapıya bürünen Obama ailesi ile ilgili ortaya saçılan iddialar silsilesinin kaynağı cumhuriyetçilerden çok Hillary’nin kendisiydi ve bu bir uyarıydı.
Obama’nın kendisi de hanımı da sessiz sedasız etkilerini arttırıyor ve giderek güçleniyorlar. Hanımının bir iki dönem içerisinde başkanlık süreci için belirmesi düşüncesi bile var.
Obama’nın ortaya çıkarttığı pürüzler rahatsızlığı arttırıyor ve Hillary’nin gücünü müttefiki olarak sabote ediyor. Bu seçimi cumhuriyetçiler kazanırsa Obama nispeten şanslı olacaktır. Hillary’nin savaş politikaları ve Biden yönetiminin saçma kararları ile başarısızlıklarını bir araya getirip kendi gücünü daha sağlam bir konuma yükseltme fırsatı bulabilir lakin tam tersi olursa kendisi için tehlike artacak. Obamaların hayatının tehlikede olduğunu düşünüyorum Hillary yeryüzünde en çok arkadaşı, eşi dostu, akrabası ve düşmanı şaibeli şekilde ölen insan olabilir. ABD’nin yönetiminde ulaştığı neredeyse tek başına savaş çıkartma ve istediğini yapabilme yeteneğine kavuşan bu kadar rahat ve rakipsiz bir başka kişiye rastlanmamıştır.
Bu süreçte üst seviyeden birileri ölecek veya ölmese de ortadan kaybolacak bu kesin görünüyor.
Konu fazla dağılmış gibi görünebilir lakin hepsi bir bütünün parçasıdır.
Zelensky sadece ön planda görülen bir emir erinden başka bir şey değil ancak sözleri arasından gerçekleri yakalamak mümkündür çünkü hiçbir lafı kendi lafları değildir. ABD’de süren Trump’ın adaylığını yasaklatma macerası tıpkı bir zamanlar Abraham Lincoln’ün başkanlığını kabul etmeyen eyaletlerin iç savaş çıkartması gibi bir krize dönüşecek sürecin temellerini atıyor.
İngiltere Hillary’den habersiz olarak yapamayacağı ABD’siz bir Ukrayna savaş süreci hazırlıyor ki aslında bunun ucu da ABD’deki savaş yanlısı ekibe dayanıyor ve ileri sürülecek kriz çıkartılacak yeni ülkeler ile savaşın büyütülmesi ve ABD’nin kritik ileri karakollarının potansiyel yeni savaş sahası olmasına çabalanıyor.
ABD siyaseti onlarca yıldır hiç bu kadar karışık olmamıştı ve hegemonya kaygısı yükselirken ABD’deki bu bölünme dünyayı hiçbir süper gücün bugüne kadar başaramadığı şekilde dünyayı büyük bir savaşa ve nükleer krize sürüklemeye doğru emin adımlarla ilerliyor.

Kaynak: Telegram Enformasyon

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin