ÇANAKKALE – HUSİLER

Bugün Çanakkale Deniz Savaşları zaferinin yıldönümü.

Ve bugün, Çanakkale’yi geçilmez kılan ruh, Kızıldeniz’i geçilmez kılan Husilerin şahsında tecessüm ediyor.

Yani öyle geçmişte kazanılmış zaferlerle palavradan övgü düzmekle olmaz bu işler.

Sen bugün Husilerin, Filistinlilerin yanında yer alabiliyor musun? Onlar ölmeye gelmişti Çanakkale’ye ya… Mezarları Çanakkale şehitliğinde…

Hani o İHA’lar, SİHA’lar…

Ver Husilere de Kızıldeniz’i geçmeye çalışan düşmana karşı kullansın ya…

Herkese veriyorsunuz, herkese vermekle övünüyorsunuz da niye Husilere vermiyor, veremiyorsunuz? Demek ki, kime verilip verilmeyeceği de kontrol altında…

Siz bugün düşmana düşman demekten bile korkar, bırak düşmana düşman demeyi, onunla müttefik olurken…

İşte, düşmanla aslan gibi savaşanlar, mücadele edenler ortada.

Ne demişti Kumandan Aydınlık Savaşçıları’nda:

şehitler dirilselerdi bir bir

kalanlar gibi görselerdi

utanırlardı şüphesiz

kanları üstüne kurulan

manzaradan

cins cins “ahbes”in çocukları

mutlak fikire düşman

kiminde fikirsiz bez parçası bayrak

kiminin gırtlak hela arası

gerçeğinin alt yapısı

çağdaş medeniyete doğru

kimi diskotek yollarından (*)

Sahte oluşun her türü sayılmış bu tabloda, ahbesin çocukları arasında…

Bugün için bizi ilgilendirenler, fikirsiz bez parçası bayrakçılar, İmânsız İslâmcılar.

1919’da başlayan mücadelemiz ve:

“gayesine ermemiş savaş bitmemiştir” (*)

İşte savaşanlar, işte lak lak edenler…

Selâm olsun Anadolu’dan Filistin’e, Yemen’e…

(*) Salih Mirzabeyoğlu, Aydınlık Savaşçıları – Moro Destanı

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin