EMEVÎCİLİK AKIMI

Selim GÜRSELGİL

Öncelikle şunu belirteyim: Burada İbn-i Teymiyye, İbn-i Haldun tartışması yapmaya niyetim yok. Çünkü bunlar belli kesimlerin kutsalları; birine dokunduğun anda onlarcası üstüne geliyor. Ben bu tartışmayı kaldıramam.

Fikrim kısaca şu: Bu son zamanların Emevîcilik dalgasının kökenini İbn-i Teymiyye ve İbn-i Haldun’da gördüm. Her iki isim de bizim Ehl-i Sünnet dairesinin dışında isimlerdir. Ehl-i Sünnet dairesi dediğimiz itikatta Maturidî ve Eşarî, amelde Hanefî, Şafiî, Malikî ve Hanbelî’dir. Bu uzamaz ve kısalmaz. Selefîlik, Vehhabîlik, Caferîlik, Nusayrîlik gibi akımlar bu dairenin dışındadır.

İbn-i Teymiyye’nin Hz.Ali hakkında yazdıklarını Selefîlerin benden daha iyi bildiğine eminim. Hz.Ali’yi küçümseyici, hata isnad edici ve bu anlamıyla Emevîciliğin temelini hazırlayıcı bir üslûpla her şeyi söyler. Evet, Hz.Ali müşriktir demez, ben de doğrudan doğruya öyle diyor demedim zaten. Ama Hz.Ali’nin çocukken imân ettiği, çocuk imânının geçerli olmayacağı türünden bir mülahazaya girmesi, okuyucusuna Hz.Ali -haşa- (imânı geçerli olmayabileceğine göre), müşrik olduğunu düşündürür. Daha bunun gibi neler neler.

Dediğim gibi, ben bunları polemik olsun diye söylemedim. Bunları Selefîlerin benden iyi bildiğini, az çok genel bilgi olduğunu, internete bir göz atmayla bile mahiyetinin az çok görülebileceğini düşünerek söyledim. Ama benden kaynak istiyorlar. Ben tabiî ki burada akademik bir çalışma yapmadığım için bir genel bilgiye kaynak göstermeyeceğim. Böyle bir şeyi anlamıyorum da. Beni şaşırtmak veya yalan söylüyor imajı verdirmek için mi bu itirazı yapıyorlar? Eğer bu ise öyle görülsün, sorun yok. Yalnız ortada apaçık bir gerçek var: İbn-i Teymiyye tıpkı bana düşündürttüğünü size de düşündürttüğü için burada Emevîcilik yapıyorsunuz, Hz. Ali ve Ehl-i Beyt’e olmadık laflar ediyorsunuz. Eğer ben sözümde yalancı olsaydım, siz Emevîci olur muydunuz? (Hepimizin ortak kaynağı belli değil mi?)

Şimdi ben desem “İbn-i Teymiyye’nin Mardin Fevtası fasaryadan ibaret”; karşılık olarak siz bana o fetva hangi kitapta geçiyor diye kaynak mı soracaksınız? Ne bileyim ben! Sizin bunu benden daha iyi bilmeniz lâzım. Veya bilmiyorsanız da bakın öğrenin.

Her neyse dediğim gibi, bu Emevîcilik kampanyasını, dediğim gibi, biz ilgiyle takip ediyoruz. Bunun sonunda ne çıkacağını da az çok biliyoruz: İş İmam-ı Azam’ı tekfir etmeye kadar varacak. Zaten amaç o sanırım. Yoksa kime ne, Ali öyle yapmış, Muaviye böyle yapmış. Pratik bir yararı yok. Bugün için bir anlamı yok. 1200 yıl öncenin konusuydu bu. Dolayısiyle bu kampanyanın varacağı yer az çok bellidir.

Her neyse bu da sorun değil. Bizim asıl merak ettiğimiz, Ehl-i Sünnet bağlıları size cevap üretecek mi, üretemeyecek mi? Şu an için üstünlüğünüz tartışılmaz. Bakalım sonrası ne olacak?

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin