ZUGZWANG
Ayhan SÖNMEZ
“Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler. Öyle ki, Yahudiler ağaç ve taşların arkasına saklanacaklar, o ağaç ve taşlar konuşarak, ‘Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür.’ diyecek. Sadece Gargat ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır.” (Ennihaye, İbni Mace, Müslim)
Satranç sayısız çeşitlilik ve stratejik buluşlardan oluşan bir oyun. Tarihi çok eski olmasına rağmen son yıllarda üzerine atılan muazzam miktardaki bilgi işlem gücüne direnmiştir. Güçlü modern satranç motorlarıyla bile, denemeye, daha fazla çalışmaya ve düşünmeye açık, “çözülmemiş” bir tarafı hep kalmıştır.
Satrancın en büyük avantajlarından biri, bir sonraki hamleyi yapmak olduğudur; rakibinize karşılık verme şansı bırakmadan aşırı ukala davranmasından kaçındırmak için bir tür uyarıcı ders. Ancak biraz ilerledikten sonra bu aforizmayı tersine çeviren ve saptıran bir kavramı öğreniyorsunuz: Zugzwang dediğimiz bir şey.
Zugzwang, “hareket zorunluluğu” manasına gelen Almanca bir kelime. Satrançta, şahın rakip kontrolünden kaçmak için bir köşeye geri çekilmesi gibi, konumunu zayıflatan bir hamle yapmaya mecbur kalma hâlini ifade eder. Şah yerinden oynar, şah mat olmaya yaklaşır. Daha basit bir ifadeyle Zugzwang, iyi hamlelerin olmadığı ancak sıranın sizde olduğu bir durumu ifade eder. Kendinizi sıranızı atlamayı tercih edeceğinizi düşünerek tahtaya bakarken bulursanız Zugzwang’dasınız demektir. Ama elbette sıranızı atlayamazsınız. Hareket etmelisin. Ve hangi hamleyi seçerseniz seçin, konumunuz daha da kötüleşir.
Harekete geçmek zorunda kalırken hiçbir iyi seçeneğe sahip olmama fikri, jeopolitik değişimin gelişen çağında bir motif haline geldi. Dünyanın dört bir yanındaki aktörler, iyi çözümlerin olmadığı durumlarda kendilerini harekete geçmek zorunda kaldıkları durumlarla karşı karşıya buluyorlar. Zbigniew Brzezinski’nin jeopolitiği satranç tahtasına benzetmesi meşhurdur. Eğer durum gerçekten buysa, artık nasıl saklanacağını seçmesinin zamanı geliyor.
Siyonist Yahudi devletinin sürüklenmekte olduğu vaziyet, doğrusunu Allah bilir, kanatimce budur.










