İMÂNSIZ İSLÂMCILIK REJİMİNİN DİYANETİNİN HIYANETİ VE KURŞUNLANAN DERGİ
Diyanet’in Hac organizasyonunu ticarete dökmüş olması yeni değil, on yıllardır devam eden bir vakıa. Hacca gidecekseniz, Diyanet’e epey yüklü bir para ödemeniz gerekiyor. Diyanet’in bu işi kazanç kapısı yaparak elde ettiği gelirle neler yaptığı ayrı bahis, Hacc’ın böyle bir gelir kapısı yapılması hak mıdır, reva mıdır, günah mıdır, sevap mıdır? Bir ibadeti kolaylaştırmak yerine zorlaştırmak ne demektir?
Zaten bir de kota var, yani Hacc’a, Diyanet’e de ekstradan para verecek kadar zenginliği olmak gibi ekstra bir şart getirilmesi ayrı bir dava, kota sebebiyle Hacca gitmek iyice zorlaşıyor ve şansa kalıyor adeta…
Bundan dolayı da her sene insanlar Diyanet’in organizasyonu dışında Kutsal Topraklar’a giderler ve “kaçak” (!) olarak Hacc’larını yaparlar… Hem kota hem de Diyanet’e verilecek para engelini böylece aşmış olurlar-dı…
Diyanet görevlileri bu sene bu “kaçak”ları şikâyet edip, Suudî yetkililerince tutuklanmalarını sağlamakla övünüyorlardı. Yani, birçok mümin Hacc ibadetini yerine getiremesin diye acayip gayret göstermişler ve bununla da övünüyorlar… Polisler hacı adaylarının kaldıkları otel odalarını basıyor, kapıları kırıp içerideki “kaçak”ları tutukluyor ve Şimdi bu yapılan ne desek az ama sadece İmânsız İslâmcılık Rejiminin Diyanet’i demek yeter aslında…
Bu hıyanet vakasından sonra gelelim kurşunlanan dergiye…

Antep’te Mihrap Dergisi kurşunlanıyor… Neyse ki kimseye bir şey olmuyor… Derginin ve yöneticilerinin sosyal medya hesaplarına göz atarken, kurşunlanma hadisesi gerçekleşmeden önce dergi sahibi Abdullatif Mermer’in Diyanet’in hıyanetine tepki olarak yaptığı şu paylaşım dikkatimizi çekiyor:
Vizeli olarak ümmetin ortak malı olan Mekke’ye gelmiş hiç bir kişi KAÇAK hacı değildir.
Allah yol bulun demiştir ve bu insanlar yol bulmuştur. Bu hususta vatandaşının karşısında olduğunu beyan eden diyanet yetkililerini ve baskı yapılmasına sessiz kalanları Allah’a havale ettik.Kendi vatandaşını şikayet etmekten onur duyan başka bir kurum var mıdır? Sizden 6000 usd karşılığında vize almadıkları için mi bu kadar sorun?
Sayın Mermer bu paylaşımı 12 Haziran’da 20.34’te yapmış ve dergi gece 02.00 sularında kurşunlanmış… Derginin kurşunlanmasıyla Sayın Mermer’in sosyal medya hesabında yaptığı bu paylaşımın bir alâkası var mı yok mu bilmiyoruz. Zaten mezkûr dergi, kurşunlanma hadisesinin akabinde bir açıklama yayınladı ve saldırıyı, Gazze’de devam eden cihada verilen destek dolayısıyla, bu destekten rahatsız olan mihraklar, karanlık ellere bağladı.
Mihrap dergisine geçmiş olsun derken konuyla ilgili yaptıkları açıklama şöyle:
“13 Haziran gece 02.00 sularında Mihrap Dergisi ofisimiz silahlı saldırıya uğradı. Allah’a hamd olsun dergide o saatte kimsenin bulunmamasından dolayı herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmadı. Olayın komşular tarafından emniyete bildirilmesi üzerine olay yeri inceleme ekibi olay yerine geldi. Gerekli incelemelerden sonra polisler daha sonra gerekli malumat vereceklerini söyleyerek olay yerinden ayrıldı. Bu olayın kendiliğinden gelişen kaza eseri bir olay olduğunu düşünmüyoruz. Bilakis birtakım karanlık eller tarafından öne sürülen kirli maşalar aracılığıyla yapıldığı kanaatindeyiz. Çünkü gerek daha önceki yıllarda gerekse de son zamanlarda İslami camialara ve özellikle de camiamıza ve camiamızın hocalarına yönelik yapılan saldırılar, iftiralar ve karalama çalışmaları bunun en büyük delillerindendir. Son zamanlarda hocalarımıza yapılan iftiralarla bizi bizimle alakası olmayan birtakım işlerin içerisine çekmeye çalıştıklarının farkındayız. Bu olaylara karşı soğukkanlı davranıp müdahil olmamamız üzerine işi farklı bir boyuta taşıyarak böyle bir saldırıya başvurduklarını düşünüyoruz. Gerek bu saldırı gerek Türkiye’nin dört bir tarafında İslami camialara ve davetçilere yapılan saldırıların ve iftiraların temelinde de şu an dünyanın gündemine oturmuş olan Gazze direnişi ve milletlerin uyanışı olduğunu düşünüyoruz. Dünyanın ve gençliğin uyanışına ve silkelenmesine vesile olan Gazze’deki aziz direnişi maddi ve manevi olarak destekleyen stk, hoca, davetçi ve aktivistlerin hedef alınarak bilinçli Müslümanların gündemlerinin başka bir eksene kaydırılmasının hedeflendiğini de düşünmekteyiz. Bu ve benzeri saldırılara bilerek veya bilmeyerek alet olanların nasıl bir davanın önünde takoz olduklarını, nasıl bir dava ile karşı karşıya olduklarını ve bu işlerin neticesinin de nelere mal olabileceğini onların muhasebesine bırakıyoruz. Olay ile ilgili bizimle irtibata geçen ve destek mesajlarını ileten bütün Müslümanlara teşekkür ediyoruz ve bu menfur saldırının da her yönden takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz.”










