GEREĞİ YAPILMIŞMIŞ…

Alâaddin Bâki AYTEMİZ

Virgüllük bile olamayacak bir nesne, “mushaf” yakmış ve “İlâhınızı yaktım!” demiş…

Bir kere mushaf bizim ilâhımız değildir; “zat” ayrıdır, “kelâm” ayrıdır, o kelâmın kaydedildiği mushaf ayrıdır… Niçin virgüllük bile olamayacağı buradan belli. Daha bunları ayıramayacak durumda, o kadar çapsız ki…

Ama, müslümanlara ve Allah’a düşmanlığını beyan etmiş midir?

Etmiştir.

Bunda da bir şey yok, isteyen düşman olur, Allah bunu da kuluna serbest bırakmış, kıyamete kadar mühlet vermiş; Allah’ın serbest bıraktığını yasaklayacak değiliz.

Lâkin buradaki esas mesele hakaret ve aşağılama kastı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, mezkur virgüllük şahsın gözaltına alındığını, “gereği yapıldı!” diye duyurmuş…

Neymiş gereği?

Yerlikaya şöyle diyor:

“Şahısla ilgili Cumhuriyet Savcılığımızca “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” suçundan tahkikat başlatılmıştır.”

Cumhurbaşkanına laf etsen, Cumhurbaşkanına hakaret diye makama, Mustafa Kemâl aleyhine laf etsen, M. Kemâl aleyhine konuştun diye şahsa özel bir madde var ama Kur’ân’a, Allah’a, Peygamber’e hakaret etsen, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” diye uydurulmuş bir maddeyle suçlanacaksın… Burada da her türlü inanç ve değer aynı kefede tartılıyor. Müslümana da bu kanun, Hıristiyana da, Yahudi’ye de, Mecusi’den tut da Hindu’ya kadar böyle…

Suçlanınca ne olacak?

Mustafa Kemâl’e hakaret edersen, bir yıldan 3 yıla kadar hapisle yargılanırsın.

Cumhurbaşkanına hakaret edersen, 1 yıldan dört yıla kadar…

Allah’a, dine, imâna, kitaba söversen, 6 aydan bir yıla kadar…

İşte, gereği yapıldı dediği bu kadar, 6 ay veya 1 yıllık hapis cezası verilecek, o da zaten ertelenecek.

Şöyle polis ters kelepçeyle bastırırken fotosunu da basına verdin mi, gereği tam yapılmış mı oluyor?

Şimdi gelelim esas meseleye…

İbdacılar bunlara geçmişte gereken cevabı verirken şimdi susuyorlarmış…

Biri de çıkmış diyor ki, sanki üzerine vazife gibi, tüm İbdacılar adına konuşarak, “bizim veremeyeceğimiz cevabımız yok da siz bunu bırakın, fikre bakın”… Yani aslında tüm İbdacılar adına bu lafları etmiş olmasa, bahse de değmez ama…

“Bunu bırakın, fikre bakın!” demek cevap mıdır?

Soruya muhatap olarak İbdacılar diye kastedilen kimlerdir bilemeyiz, İbdacıların tamamı adına cevap verme yetkisine de sahip değiliz ama Adımlar olarak şunu söyleyebilirz:

1990’dan sonraki dönemde, İbdacılar’a, Kumandan’dan gelen aksiyon cereyanının geçirilmesinde öncülük eden Adımlar liderliğidir. 1991 25 Ocak Bayezid’deki Şanlı Cuma gösterisinden itibaren, İbdacılar, Adımlar liderliğinin öncülüğünde, Adımlar liderliğinin yaptıklarını örnek alarak bazı şeyler yapmışlardır. Bir şeyin şerefi de ilklerine aittir…

Şimdi mesele nedir?

O gün bazı şeyleri yaparken, bugün niçin yapmıyoruz?

Bizim için mesele dün olduğu gibi bugün de basit ve kaba mahalle kabadayılığı değil, sistem çapında mücadelenin gereğidir. Dün bazı şeyleri yapar ve diğerlerine örnek olurken, esas gaye ve hedefimiz, ülkede sistem olarak hâkim olan emperyalizma ve onun yerli işbirlikçileriydi. Karakterini gizleme ihtiyacı duymayan rejimde, emperyalizm işbirlikçilerinin iktidarında, sırtını bu rejime dayayan kimileri müslümanlara hakaret etmeye kalktığında, sisteme karşı olan mücadelenin gereği olarak gereken yapılıyordu. Saldırı, saldırıyı yapan şahsı aşarak sistem mânâsını mündemiçti. Bu tipler, İslâm’a karşı açılan savaşta, esas tehlikenin geldiği kesimlerin safında yer almaktaydılar… Küfür sistemini arkalarına almış olarak İslâm’a ve müslümanlara saldırıyor olmalarından dolayı, saldırı sistem kaynaklı ve bunların şahsına verilecek cevap da sisteme karşı bir keyfiyet arzetmekteydi.

Bugün ise durum bizim için farklı…

Bugün İslâm’a esas tehlike bu virgüllük şahısların hakaretlerinden kaynaklanmıyor. Zira arkalarında artık rejim alenen yok. Bugün mücadele edilmesi gereken esas tehlike, dün olduğu gibi iktidarda olup emperyalizmle işbirliği yapanlar ve bugün onlar İslâm’a cepheden saldıranlar değil, bizden gözükenler. İslâmî kisve altında iktidara gelip, emperyalizmle işbirlikçilik yapanlar. Bizim de mücadele hedefimizin esası burası: Kim olursa olsun, emperyalizmanın işbirlikçileri. Dün bu virgüllük tipler, emperyalizmanın iktidardaki işbirlikçileri safında olduğundan hedefimizdi, bugün ise emperyalizmanın iktidardaki işbirlikçileri farklı. Hedefimiz dün olduğu gibi bugün de esasen emperyalizmanın işbirlikçileri. Dün emperyalizma, İslâm’ın önünü kesme vazifesini İslâm’a cepheden düşman olanlara vermiş, bu vazifeyi icra edebilmeleri için de onları iktidarda tutmaktaydı. Verilen mücadeleler neticesi bunlar yenildi. Yenilince de bunlarla Müslümanların yolunu kesemeyeceğini gören emperyalizma, İslâm’ın önün kesme görevini, bizden gözükenlere vererek iktidarı onlara devretti. Bugün için, İslâm’ın önünü kesme görevini devralanların belirttiği tehlike, bu virgüllük şahısların saldırılarından daha büyük risk taşıyor olması bakımından mücadelede önceliğimiz değişmiş durumda.

Cevap veririz ama şu da var diyerek, yanağını dili ile şişirip, ağzında şeker var taklidi yapan… Yani, istese 90’lardaki gibi cevap verebilirmiş de… Bu gibi olmayan gücünü varmış gibi pazarlayandan farklı olarak, açıkça ifade ediyoruz, istesek cevap veririz değil, vermeyeceğiz. Biz, dün olduğu gibi, bugün de hedefimize sistemi oturttuk. Sistem hedefine vesile olmayacak bütün işler de zaman ve enerji kaybı. Ha, gençler bu tip hedeflerle antrenman yaparmış vs, orası yapanı ilgilendirir, kimseye de yapma demeyiz…

90’larda, Kumandan’dan geçen cereyan halinde, 80 öncesi Akıncılar patlamasından sonra gençlikte büyük bir patlamaya vesile olan Adımlar liderliğinin hedeflendirmesi ile belirtelim ki, gözümüzü sistem hedefinden ayırmadık, ayırmayacağız. Zira sistem, istikamet demektir. Diğer bütün şeyler de bu istikamete nisbetle. İstikameti kim kesiyorsa, hedef de odur! Nihai hedefe varmak da istikametten ayrılmama şartına bağlı.

Biz, mışmışların sistemini yıkacağız, zaten o zaman bunlar da yıkılan sistemin altında tebeşir gibi ezilip, toz olup, yok olacaklar.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin