SURİYE İLE NORMALLEŞME VESİLESİYLE

Alâaddin Bâki AYTEMİZ

“Türkiye ile Suriye arasındaki normalleşmeyi onaylamıyoruz.”

Amerika böyle diyor…

Bu sözler bizi şaşırtmıyor.

Amerika ne zaman bizlerin barış, güvenlik, komşuluk, dostluk ilişkileri içinde yaşamamızı istedi ki şimdi istesin?

Peki Suriye ile aramız nasıl ve neden bozuldu?

Sözde İslâmî hassasiyetlerden dolayı…

Oysa emperyalizmayı hedef almayan ama emperyalizmanın hedef aldıklarını hedef alan İslâmcı hassasiyet iddialı, İslâmcı mücadele iddialı, haksızlık ve zulüm karşıtlığı iddialı retorikler, fikirdeki haysiyetsizliğini perdelemek isteyenlerin, diyalektiği ters çevirmelerinden ibarettir. Dünyadaki zulmün esas kaynağı, emperyalist sistemdir ve meseleyi sistem plânında değil de mahallî plânda, şahıs plânında ele alanlar, fikre göre yaşayan büyük adamlar değil, şahıs ve hadiselere göre yaşayan cüce adamlardır.

Esas zalim emperyalizmaya kafa tutmak yerine, emperyalizmanın zalim dediklerine, “vay zalim!” diye kafa tutanlar… Gözlerini emperyalizmadan, yani sistem çapındaki zalimden, yani istikametten ayırmayacakları yerde, emperyalizmaya kafa tutanlara, emperyalizma, “vurun!” deyince, “vurun zalime!” diye en önde koşanlar… Mesele zalim olup olmaması değil, niye ona öncelikle saldırıyorsun, hem de tam da emperyalizmanın hedef gösterdiği zamanda? Kumandan ne demişti: Önce düşmanı kovalım bu topraklardan, kendi aramızdaki meseleleri sonra aramızda hallederiz! Ama bunlar, Amerika’nın kucağında, Amerika’nın menfaatine olarak zalim avcıları… (Diğer yandan, şu veya bu sebeple, gayet samimi hislerle ölüme gidenlerin mücerret yiğitlik ve takdire şayan kahramanlıkları ayrı mevzu.)

AKP iktidarı çok büyük yanlışlara imza attı. Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da, Mısır’da, Suriye’de… İhanet çapındaki bu fillere kur kuruya, “yanlış” demek bile, yapılanları tahfif etme neticesi doğurur. Buraya sığdıramayacağımız derecede fazla ve ağır sıfatları siz tamamlayabilirsiniz.

AKP, İsrail ve Ukrayna’ya karşı da haklının safında açık ve net bir şekilde yer alamıyor, saf tutamıyor…

Güya dengeleri ve maslahatı gözettiklerini iddia ediyorlar ama neticede işbirlikçilik yapmış oluyorlar.

Hâlâ NATO’da, hâlâ AB kapılarında, hâlâ uluslar arası tefecilerin kapılarında para dilenerek iktidarda kalmaya çalışıyorlar.

Oysa NATO efendileri, “Ukrayna’ya 1 milyar dolarlık yardım da siz yapacaksınız!” dediklerinde, itiraz edemiyorlar. 1 Milyar dolar, hani şu emekliye verecekleri fazladan 2500 lira var ya, işte, yıl sonuna kadar verilecek zammın toplamı kadar… Hani para yok diyorlar ya, o 1 milyar doları da Ukrayna’ya vermeyip emekliye verseler, 12500 yerine 15000 verebilecekler…

Peki AKP’ye ne oldu da ABD’ye rağmen, Suriye ile normalleşme yoluna girdi?

Bir şey iki türlü yapılır, ya seve seve ya da şartların zorlamasıyla…

Kumandan Mirzabeyoğlu, “Hadiseler Türkiye’yi tarihî misyonunu ifaya zorluyor!” demiş ve eklemişti: “Trenin içinde ters tarafa koşsan, yine de trenin gittiği yere gidersin!”…

Neticede atılan, atılmak zorunda kalınan doğru adımlar, hadiselerin zorlaması ile oluyor, birilerinin iradesi ve plânlaması ile değil… Onlar, bilakis hakikatin tam tersini yapıyor ve neticede hadiseler doğruya zorlayınca, boyun eğmek durumunda kalıyorlar…

Suriye’de de böyle oldu.

6 ayda Emevi Camiînde namaz kılacağız diye atarlanmaktan, nerelere gelindi… (Bu atarlanmanın mehdiyetten halifeliğe kadar İslâmî literatür içinde ne kadar büyük iddialara atıflarının olduğu ehlince malûm… Yani, en mukaddes mefhumları istismar etmekten imtina etmediler…)

Tabi ters tarafa koşmakta ne kadar çok ısrar edilirse, hele bunu bu kadar büyük laflarla yapmaya kalkarsan, ödenecek faturanın bedeli de o kadar ağır olacak…

Yanlış politikada ısrar ettikçe bıçak kemiğe dayandı ve çark etmek zorunda kalındı.

Suriye poltikasının yanlışlığı sebebiyle Etnik Bölücü Kürtçülük bölgede ikinci İsrail’i kuracak seviyeye geldi. Seçim yapma noktasındalar. Bunu engelleyebilmenin tek yolu, Suriye ile yeniden arayı düzeltebilmekten geçmekte. Etnik bölücü Kürtçülüğün devletleşmesi sadece Türkiye’nin bölünmesi değil, AKP’nin de okkanın altına gitmesine sebep olur, tehdit doğrudan nefslerine…

Diğer yandan Suriyeli göçmenler de AKP iktidarının altından kalkamayacağı bir yük hâline geldi. Tehdit yine Türkiye ile birlikte nefslerine, makamlarına dönmüş durumda. Ülke, yönetemeyecekleri duruma geliyor…

Amerika’ya kafa tutmak zorunda kalmaları da bundan. Her varlık, ne kadar köle olursa olsun, tehlike nefsine yöneldiğinde, kendini koruma refleksi gösterir. İnsan, hadiseleri fikir plânında değerlendirir ve daha tehlike vuku bulmadan gereken tedbiri almaya bakar; hadiseleri bir insana yakışır şekilde, fazilete göre yaşamanın fikir plânında değil de hazza bağlı bir içgüdü sınırını aşamayarak ele alanlarsa, hadiselere fikrî-ideolojik değil de psikoloji plânında, hayvanî bir refleksle tepki verirler. Muhatabın tavrının ideolojik mi yoksa psikolojik mi, insanî-fikrî mi yoksa hayvanî-içgüdü mü olduğunu fark edebilmek de ancak, fikri nefsine maledebilmişlerin melekesidir. Gerçek fikir taklit edilemez ve dava adına, mücadele adına ortaya atılanların kim oldukları da gerçek fikir ve aksiyon adamlarınca anlaşılabilir. Bunu anlayamayanlarsa, sahtelerin peşinde dolaşır dururlar…

Suriye özeline dönecek olursak…

Ne demiş atalar?

– Bükemediğin eli öpeceksin!

Esad’la eski günlere dönebiliriz söylemlerinin muhtevası esasında bu…

Tabiî, hem NATO’da kalıp, hem Batı ile müttefik ve dahi Batı’dan borç almak zorunda olup bu politikaları uygulayabilmek oldukça zor. NATO’dan çıkmadan Suriye ile normalleşmek, eski günlere dönmek imkânsız…

Nasıl olsa o günlere de gelinecek ama imânsız İslâmcılık rejiminin sultası altındaki bu milletin o güne gelene kadar ödeyeceği fatura ne kadar kabaracak, onu da göreceğiz.

Doğu’nu temsilcisi olmak durumunda olan bu millet, büyük oynayanlarla büyük oynayacağını kanıtlamıştır.

Ortada büyük oyun yoksa, suç millette değil, sözde liderlerdedir ki, onlar milletin büyüklüğünün ve bulundukları makamın da milletin büyüklüğü ile mütenasip olarak ne denli büyük oyunun makamı olduğunun farkında olmayan cücelerdir.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin