SAVAŞA DEVAM: GAZZE’Yİ DESTEKLEMEK, GAZZE HALKININ ÜZERİMİZDEKİ HAKKIDIR

Şeyh Naim Kasım: Direniş, nesillerimizin geleceğini şekillendirecek

Hizbullah’ın Şura Konseyi tarafından Genel Sekreterlik görevine atanmasından sonraki ilk konuşmasını dün gerçekleştiren Şeyh Naim Kasım, “Direniş liderliğiyle birlikte geliştirdiği savaş planını uygulamaya devam edeceğiz ve çizilen siyasi istikametler dahilinde savaş yolunda kalacağız” sözleriyle savaşa devam mesajı verdi.

”Seyyid Hasan Nasrallah’ın siyasî, cihadî, sosyal ve kültürel tüm alanlardaki çalışma programını, direniş liderliğiyle birlikte belirlediği savaş plânını uygulamaya devam edeceğiz ve savaşa yönelik hareket tarzımız kararlaştırılan siyasî istikametler dahilinde kalacaktır.”

Gazze’yi desteklemek, İsrail’in tüm bölgeye yönelik tehlikesine Gazze kapısından karşı koymak için bir görevdi. Gazze halkının bizim ve herkesin üzerinde onları destekleme hakkı vardır. İnsanî, Arap, İslâmî, dinî ve millî bir hakları vardır.

Bize onları neden desteklediğiniz sorulmamalıdır. Aksine, başkalarına neden Gazze halkını desteklemedikleri sorulmalıdır.”

“İsrail’i kovan uluslararası kararlar değildir. Direniş, ordu ve halkın ortak çabasıyla İsrail’i kovan şey direniştir.”

İsrail’in 2006’dan Ekim 2023’e kadar17 yıldır, her gün Lübnan’a saldırdığına dikkat çeken Kasım, İsrail’in Lübnan’ı tam 39 bin kez ihlâl ettiğini, kayıt almak, halkın ve direnişin hareketlerini izlemek ve veri toplamak bahanesiyle havadan, karadan ve denizden 39 bin ihlâlin olduğunu vurguladı…

“Biz kendimizi proaktif savunma ve hazırlık çerçevesinde değerlendirdik ve bu da muhafaza ve kurtuluş yoludur. İsrail’in 39 bin ihlâli, saldırı anlamına gelmektedir. Çağrı cihazı katliamları ordunun başına gelseydi ordu dağılırdı, devletin başına gelseydi o devlet yıkılırdı. Ama biz 17 Eylül ile 28 Eylül arasındaki o süre zarfında tüm boşlukları doldurduk ve direnişe devam ettik.

Direniş yoluyla İsrail projesini bozacağız ve önleyici savunma ve hazırlık çerçevesindeyiz.”

“Aksa Tufanı’ndan sonra savaş başladığında ve Lübnan’a ulaştıklarında Benyamin Netanyahu ne dedi? Tüm bunların yeni bir Orta Doğu için olduğunu söyledi. Rejim, Lübnan’ın içinde yerleşim yerleri kurmak istediğini söyledi. Gallant da Ortadoğu’nun çehresinin Lübnan’dan itibaren değişeceğine inanıyordu.”

“Tüm bu veriler İsrail’in saldırgan niyetlerini göstermiyor mu? Projelerini istedikleri zamanda tamamlamalarını mı beklemeliyiz? Allah’a şükürler olsun ki, bize ilham verdi ve Gazze’yi desteklemek için iyi bir kalp ve samimi bir niyetle destek cephesine girmeyi başardık. Belirli bir zamanda gerçekleşebilecek fikirleri ve sürpriz projeleri bozduk.”

“Gazze’de 43 bin şehit verildi, dünyanın umurunda değil. Binlerce yaralı var, bu dünyayı uyandırmıyor mu? Oyun oynayan çocukların nasıl öldürüldüğünü görmüyor musunuz? Bu dünyayı uyandırmaya yetmiyor mu? 

Çadırları yakıyorlar, vahşice kan döküyorlar, suç işliyorlar ve biz bunların karşısında durmayalım mı? Onların karşısında durmak bize farzdır.

Bizim itaatkâr ve teslimiyetçi olmamızı istiyorlar. Bizim geleceğimize ve hayatımıza hakim olmak istiyorlar. Batı’nın değerleri, insan, kadın, çocuk hakları… hepsi yalandır.

Diyorlar ki, insanî değerler var…bunların hepsi boş. Tüm bu değerler vahşilerin yanında durdukları için çökmüştür. Bu değerler sadece onlara inananlar ve kendilerinin rehberlik ve eğitim açısından dünyanın efendileri olduğuna inananlar içindir.

İşgalciler ve destekçileri yaptıkları kötülüklerle insanlığın yüz karasıdırlar. Batı’nın samimiyetine inananlar bilsinler ki hiçbir eğitimleri yok.

Ancak Lübnan’daki direniş izzet ve onurun temsilidir, Gazze ve Lübnan’daki direnişin efsanevi kararlılığı bir gurur destanıdır ve Allah’ın izniyle nesillerimizin geleceğini şekillendirecektir.”

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin