3000 AİLE, İMÂNSIZ İSLÂMCILIK REJİMİ VE TİMSAH KAPİTALİZMİ
“T.C. içinde yaşayan 3000 aile; hukuk da bunların çıkarına göre, ordu da, polis de… Kendi aralarındaki dalaşmalar bir yana, bunlar hukuk üstü imtiyazlı bir zümredir! Devlet, hukuk demektir ve hukukun olmadığı yerde devlet değil, çete vardır.”
Salih Mirzabeyoğlu, idamla yargılandığı davada savunmasını yaparken, kendisini yargılayanları ve rejimi yukarıdaki ifadelerle izâh etmişti: 3000 aile rejimi…
Bu rejimi anlamak, 3000 aile mekaniğinin işleyişini, düzeneğini kavramak, ona karşı mücadele edebilmek açısından elbette olmazsa olmazlarımız arasında. Salih Mirzabeyoğlu’nun yükselttiği mücadele bayrağı karşısında eski görüntüsü ile hayatına devam edemeyeceğini anlayan “yılan”, deri değiştirerek İmânsız İslâmcılık donuna bürünmüş olsa da 3000 aile karakteristiği değişmedi. Sadece bunların arasına İslâmcı görünümlü yenileri eklendi ki, işte o günden bu güne rejim, 3000 aile için daha da verimli kılındı diyebiliriz. Aşağıdaki haber de bunu doğruluyor. AKP iktidara geldikten sonra, 3000 ailenin kârı artarken, çalışanların, sabit ve dar gelirlilerin kazançlarında gerileme apaçık ortaya konuluyor.
ABC Haber merkezi tarafından hazırlanan haber şöyle:
Büyük şirketlerde maaş krizi! Çalışan ücretleri dibe vurdu
Son yirmi yılda Türkiye’nin 500 büyük şirketi, çalışan ücretlerini düşürürken kâr oranlarını artırdı. “Timsah kapitalizmi” adı verilen bu gelir eşitsizliği, ekonomik adaleti sorguluyor.
Son yirmi yılda 500 büyük şirket üzerinde yapılan analizler, şirket kârları ile çalışan ücretleri arasındaki uçurumu gözler önüne serdi. Faiz ve kâr oranları yükselirken, çalışan maaşları ciddi şekilde geriledi.
FAİZ VE KÂRLAR ZİRVE YAPTI
2003-2023 yılları arasında büyük şirketlerde faiz ve kâr oranları yüzde 40’tan yüzde 60’a yükseldi. Bu durum, şirketlerin üretkenliğini artırırken çalışanların gelir paylarını azalttı. Ekonomistler, bu yükselişi piyasa dinamikleri ve ekonomik politikalarla ilişkilendirdi.
Prof. Dr. Aziz Çelik, bu tabloyu değerlendirdi:
“Son yirmi yılda faiz ve kâr oranları zirve yaptı. İşte Türkiye’nin ekonomik düzeni!”
ÇALIŞAN ÜCRETLERİ ÇÖKÜŞTE
Bu süreçte, çalışan ücretleri net katma değere oranla yüzde 60’tan yüzde 40’ın altına geriledi. Bu gerileme, gelir adaletsizliğini artırarak çalışanların refahını düşürdü. Uzmanlar, bu durumun şirketlerin kârlılığı artırma stratejileriyle bağlantılı olduğunu aktardı.
Prof. Dr. Çelik, maaş düşüşüne dikkat çekti:
“Ücret oranlarının bu kadar düşmesi, bölüşüm adaletsizliğini açıkça gösteriyor. Bölüşüm ilişkileri, bir ülkenin aynasıdır.”

“TİMSAH KAPİTALİZMİ” UYARISI
Son yirmi yılda grafikler, ekonomide “timsah formasyonu” olarak bilinen bir yapıyı ortaya koydu. Çalışan maaşları düşerken, şirket kârları yükseldi. Prof. Dr. Çelik, bu durumu şu sözlerle özetledi:
“2015 sonrası oluşan bu timsah formasyonu, gelir eşitsizliğinin net bir örneğidir.”
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GÜNDEMDE
Gelir adaletsizliğine karşı sosyal politikaların güçlendirilmesi çağrıları artıyor. Sendikalar, çalışan haklarının korunması için kapsamlı düzenlemeler talep ediyor. Ekonomistler, adil ücret politikalarının uygulanması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, büyük şirketlerdeki bu tablo, gelir dağılımındaki eşitsizliğin boyutunu gözler önüne seriyor. Çalışanların haklarının korunması için acil adımlar atılması önem taşıyor.










