SOFTALAR VE SAFSATACILAR

Selim Gürselgil

Zannediyorum iddiamız olanca açıklığıyla ortaya çıktı: Çağdaş İslâmî düşüncenin üzerinde iki türlü başbelâsı tespit ediyoruz. Bunların biri softalık, diğeri de safsata biçiminde tebarüz ediyor.

Birincisi, eski kitaplardaki birtakım ifadeleri alıp olduğu gibi kullanmaya çalışmaktan kaynaklanıyor. Bu ifadeler arasında mecazî olanlar vardır, zamanî olanlar vardır, zannî olanlar vardır. Vaiz hiçbir şeye bakmadan olduğu gibi onu kaba bir biçimde alıp kullanıyor.

İkincisi, teologlar, “İslâm bilim ve akla uygundur” desinler diye sahte bir bilim, muharref Tevrat’a dayalı asılsız bir kronoloji getirip birincilerin söylediklerinin üzerine giydiriyor. Böylece Sebe halkı ve kraliçe Belkıs, hem zaman hem mekân olarak -sözümona- tesbit edilmiş oluyor!

Bu iki kesime de yaptıklarının İslâm’a kötülük olduğunu anlatamıyorsun. Böylece İslâm’ı, hakikat dışına itiyorlar. 300 yıl önceki Hristiyan papazlarının durumuna sokuyorlar. Allah aşkına, şöyle bir devirde, bunca ilmin arasında 3-5 bin yıllık bir insanlık tarihine kim inanır? Bunu sanki “İslâm böyle emrediyormuş” gibi savunmak, hangi akla hizmettir?

Ondan sonra “hakikatler İslâm’a aykırı”… “Göbeklitepe 10 bin senelik ama hep yalan, hep uydurma”… “Gençler ateist ve deist oluyor”… Teizmi sen temsil ettiğin için olmasın! “İslâm’a aykırı hiçbir hakikat olamaz, çünkü hakikatler Allah’ın yarattığıdır” denilmiştir. Senin hakikatin de böyle mi?

Bir şeyi de ben hiç anlamıyorum. Camiada bir uğultudur gidiyor: “Âdem’den önce Âdemler olamaz. Muhiddin-i Arabî Hz’nin lafını kabul etmiyoruz.” Bir cinnet hâlinde herkes bunu söylüyor. Buraya neden o kadar takıldıklarını inanın çözemiyorum.

Yahû birisi “Âdem’den önce Âdem” diyorsa -ki O, tam olarak böyle demiyor, ayrı mesele- “senin zannettiğin Âdem’den önce Âdem” diyordur. Öyle anlayamıyorsan, “Âdem’den sonra Âdem” diyordur. Öyle ya, Âdem ilk insan-ilk Peygamber olduğuna göre, diğer Âdem’ler ondan önce değil, ondan sonradır.

Hayır “100 bin Âdem” ifadesi hadis olabilir ve onu inkâr durumunda kalırsın (ki İbn-i Abbas’a dayandırılır), bundan da mı korkmuyorsun? Eğer 100 bin Âdem varsa, bunlardan birincisi Hazret-i Âdem’dir; diğerleri mecazî Âdem… Bunu anlamak çok mu zor?

Hasılı, asılsız bir tarih anlayışı ve kısır bir dünya görüşü ile günümüz Müslümanları zapturapt altına alınıyor; düşünemez, anlayamaz, içinde yaşadığı dünyaya “hep yalan, hep uydurma” demekten başka tepki gösteremez hâle getiriliyor.

Biz işte bu “başbelâsı” ile mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz.

Not: Daha çok şey konuşacağız dedik. Yarından itibaren;

Geçmişin büyük tarihçileri ve müfessirleri: Alûsî, Kurtubî, Taberî, İbnül Esir vs vs…

Münevverlerin münevveri Molla Camî (özellikle Çakma Nakşîler için); “beldetun tayyibetun” keşfi…

İstanbul kütüphanelerine aylarca kapanıp Kopernik sistemini inceleyen Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz ve onun bu hususta yazdıkları…

Çağının bilgileriyle, hem de bütün bilgileriyle hareket eden İslâm âlimleri ve onların gölgesinde cehalette çığır açan bugünkü sinekler…

Hepsi ve daha fazlası burada.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin