GÜCE SIĞINMA
Yavuz USTA
“Yaşanmaya değer bir hayatı yaşamayı dene!”…
Bu hitapla emir olunuldu mechûl âlemde..
Aslında korkumuz, yaşam konforumuzun bozulacağı endişesinden öte… Hayatı yaşanmayacak hale getiren insanların yecüc mecüc gibi kitleler hâlinde gittiğimiz her yeri istilâ ettiklerine şâhit oldukça ve yalnızlığımızla yüzleştikçe bezginleşmeye başlıyoruz; velhâsıl kötüye “kötüsün!” derken, kötülüğün bulaşıcılığına yakalanan kitlelerin de dumura uğramış zihin şuursuzluğu ile kötülüğün müsebbipleri ile yandaş, gönüldaş, yoldaş, …taş olmaları… Vicdanlarınıza kıymık gibi batmıyorsa bu taşlaşan, molozlaşan insan manzaraları, imânınıza bir bakın, abdest sonraki mesele vesselâm..
Nizâmın, nizâmı düzenlemekle mükellef kurum ve kişiler eli ile bozuluyor olması vahim manzaralar arz ediyor… Hayat, bize, çirkefleşen insanımsı türlerin çiftleşmeden dahi ne kadar hızlı ürediklerine tekrar tekrar şahitlik ettirirken, bu manzarayı sadece bu zamana dair sanmakla ne çok yanıldığımızı da tarih bize gösteriyor, objektif olup farklı perspektifle pencerelerden baktıkça öğreniyoruz…
Kimi devletin gücünü, kimi parasının gücünü, kimileri cahilliklerinin gücünü arkalarına alarak bu yozlaşma ve kaos şartlarına hizmet ededursun… Tüm süflî şartlara rağmen ulvîliğin hak ile akdi yeni olan yağmurların semâlardan yağacağı şartları oluşturabilen yağmurcular elbette var olacaktır.










