“ALKOL KOKULU CENAZE ÇELENKLERİNDEN DAHA ADİ POHPOHLAMALAR” VE “YÜRÜYEN BÜYÜK DOĞU – İBDA”

Alâaddin Bâkî AYTEMİZ

Üstad Necip Fazıl, daha vefat etmeden önce olacakları görmüş ve arkasından anma töreni düzenleyip, kendisini övecek olanların bu hâlini, “alkol kokulu cenaze çelenklerinden daha adi pohpohlamalar” diyerek damgalamıştır.

Bu sene, her sene olduğu gibi Üstad’ı anma adına olmadık pohpohlamalara şahit olmaya devam ettik hatta bu sene yapılanlar, özellikle yapay zekâ ile güyâ Necip Fazıl’ın konuşturularak birilerine övgüler düzmesinin istenmesi, her sene yapılanlara tüy dikti. Kendi programladıkları bir robota Necip Fazıl taklidi yaptırarak kendilerini övdürtüp -robot ne yaptığını bile bilmiyor, sadece programlananı yerine getiriyor, ama bunlar sahici gibi algı oluşturuyor- bundan da tatmin olmak… Şirinliğe bakar mısınız: Ayyy Necip Fazıl’dan övgü aldık!

Üstad bu kadarını öngörebildi mi bilmiyoruz ama şunu dedi:

— “Türkiye’nin idaresi bu zihin ve ruh haletini yaşayanların eline geçse İslâm’ın ve Müslümanların hali nice olur?”

Biz İbdacılar, Necip Fazıl’ı anmayız, yaşarız… Onun ölüm yıldönümü de, onu yaşamanın nefs muhasebesine vesile olarak değerlendiririz.

Böylece Büyük Doğu’nun yürütülmesi vazifesine kesintisiz bir devamlılık sağlamaya bakarız.

Yürüyen Büyük Doğu…

İbda’nın kendini takdim edişidir bu…

Peki bu ne demektir?

Kumandan, “İBDA”yı niçin “Yürüyen Büyük Doğu” olarak takdim etmiştir? Buna niçin, kime-kimlere karşı ihtiyaç duymuştur? Ne olmuştur, neler yaşanmıştır da Büyük Doğu’ya “Yürüyen” sıfatının eklenmesi gerekmiştir?

Yürüyen Büyük Doğu varsa, yürümeyen, duran Büyük Doğu ne demektir?

Yürüyen Büyük Doğu’yu Kumandan temsil ediyorsa, yürümeyeni kim temsil etmektedir?

Mefhumu muhalifi ile birlikte düşünmek, düşünce metodlarından biridir. Yürümeyen Büyük Doğu bilinmeden, anlaşılmadan, Yürüyen Büyük Doğu, dolayısıyla bizzat Büyük Doğu’nun kendisi de anlaşılmış olmaz.

Üstad bizden düşünmemizi ister. Gerçekten düşünebilsek, meselelerimizi çözeceğimizi söyler. Düşünmeden söylenen, aptal bir budalalık ve hayranlıkla sarfedilen sözleri de işte yukarıdaki gibi, “alkol kokulu cenaze çelenklerinden daha adi pohpohlamalar” diyerek damgalar ve nefret eder.

Düşünmek…

Herkes düşünür, herkesin kendine göre bir düşüncesi vardır elbette. En iptidai bir hareketimiz bile, düşünmeye bağlıdır. Sigarayı yakarken çakmağı çıkardın, çaktın, yaktın vs… Mutlak düşüncesizlik yok… Nasreddin Hoca’nın hindisi bile düşünür…

Düşünce var çerden çöpten, düşünce var sistem çapı haysiyetinde…

Düşüncesinin haysiyetini sistem çapı ile ispat etmişle, tombalacı bir olur mu?

Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

Bir de bilmediğini bilmeyen, biliyor havasıyla ukalalık yapan nefsaniyet heykelleri? Daha “sistem şuuru”nun niçin gerekli olduğunu anlamaktan bile acizken, sistem çapında halledilmesi gereken meseleleri, kendi cüce aklıyla çözebileceğini; kurnazlığı, iş bitiriciliği ve demagoji ile kalabalıkları avlamaktaki başarıyı doğru olmaya delil zanneden…

Meseleler, meseleler…

Yürüyen Büyük Doğu, sahteleri eze eze, temizleye temizleye yoluna devam ediyor…

Devam edeceğiz…

3 thoughts on ““ALKOL KOKULU CENAZE ÇELENKLERİNDEN DAHA ADİ POHPOHLAMALAR” VE “YÜRÜYEN BÜYÜK DOĞU – İBDA”

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Adımlar Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin