HAVASINDAN AVAMINA EŞKİYA GENETİĞİ
Yavuz USTA
Hastahaneye gidersin, engelli araç park yerlerini ahlâkî engeli bulunanlar gasp etmiştir…
Fikir, felsefe, tarih, tasavvuf vs kitapları okumayı istersin… Bir mütefekkir ismi etrafında onlarca kişiyi, ismini ismi yanında cila yapabilmekten öte, fikirsizliliğini Farsi, Arabî, Lâtin ve biraz da Türkî, Kürdî; mevlâm artık hangi lügattan ne kadar bahşetmişse sözlerine boca edip derin düşünce adamı rollerine girer ve aydınlara mahsus yerleri gasp ederlerken, belki farkında olmadıkları eşkiya genetiklerine rağmen mukallit havas profillerini de sobelettirirler… Bu lügât cambazları tarihî hadiselerdeki kalleş figürleri kahramanlar olarak pazarlamakta çok mahirdirler,bilirler ki sözlerini dikkate alacak yığınların talepleri bu yöndedir, kalemleri konjonktürel hassasiyetlere tabidir fakat kendilerini özgürlük savaşcıları zannederler.
Fikirlerinde ne özgürlüğe nede özgünlüğe dair kırıntı bulamazsınız, tipik köleci-cariyeci kodlamalarla çalışan kafalara sahiptirler ve putları tekmelenmeye başlanılınca koruyucu iç güdüleri ile köpek dişlerini göstermeye başlarlar. Artık at kuyruklu entel dantel imajlarının yerini çingene cellat imajlarına dönüştürürler… Her şeyde söz sahibi olduklarını vehmettirirler fakat bahsettikleri konuların hiçbirinde bırakın doktorayı doçentliği, ustalık belgeleri dahi yoktur…
Şayet avamın eşkiyası ile didişirsen onları denetleyici mekanizma felçtir, şikâyette bulunursan kendini hedefe koydurtarak hakkını aramaya seni sistem provake eder. Sorumluluk almada kendileri yoktur, eşkiya ile vuruşabilirsen, ölen, öldüren, yaralı tutanakları işi için gelirler; ölenler gömülür, hayatta kalan eşkiyaların ise ödül gibi 10-15 sene yatarları var… Hakkını ararken bir de nefsi müdafaa durumuna düşüp katil olan azınlıktan biriysen vay haline, cinayetten yargılanır, eşkiyaya ödül olan ceza sana hayatının kâbusunu yaşatır…
Değişik toplumsal konular da bunlara benzer minvallerde… Her devrin toplum içtimaî yapısında bazen uzun bazen kısa dönem döngüler devam eder durur, sadece kültürel gelişiminde devrimini yapmış halkların sosyal yaşantılarında ve hükümetlerinin yönetim prensiplerinde yukarıdakilere benzer örnekleri bulmanız çok düşük ihtimallerdir…
Havas eşkiyası ile didişirsen de sonuç avam ile olan didişmeye benzer sonuçlarla döngü devam eder… Hayatlarının neredeyse tamamında, mevzularında uzmanlıklarını tescillendirmiş kişileri pes ettirerek köşelerine çekilmelerine sebep olmuş bu söz cambazlarına cevap vermenin anlamsızlığını kavramamla, sadece onları kudurtacak sorular sormanın ve sorduğum soruların cevaplarını da kendimde barındırdığımın bilinci ile kendimden kendime olan yolculuğumda ne satılacak kitap endişem, nede diz dize göz göze yapabileceğimiz döşek, taht, rant beklentilerimin olmayışı, eşkiya genetiğinden beri olduğumun en nezih işaretidir…
Kadiri mutlak olana bin şükür-teşekkür borcumuz daha hasıl oldu.










